Hukukçu Levent Mazılıgüney’den AYM’nin ByLock kararına tepki: “ByLock’un ne kadar iyi bir delil olduğunu ispatlamaya çalışan bir metin”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Anayasa Mahkemesi (AYM), ByLock’un mahkûmiyet kararında tek veya belirleyici delil olarak kullanılamayacağı iddiası ile yapılan bireysel başvuruyu kabul edilemez buldu ve adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlal edilmediğine karar verdi. Karar, Yüksek Mahkeme tarafından bugün duyuruldu.

“Karar, ByLock’un neden delil olduğunu, ne kadar iyi bir delil olduğunu ispatlamaya çalışan bir metin kanısı oluşturuyor”

Kararı Medyascope’a değerlendiren mühendis ve hukukçu Levent Mazılıgüney, kararın bir başvurucunun dosyasına ilişkin verildiğini ve genel hükümler kullanmanın doğru olmadığını belirtti. Mazılıgüney, 73 sayfalık kararın büyük bölümünde ByLock’un teknik olarak incelendiğini, sesli, görüntülü haberleşme gibi özelliklerinden bahsedildiğini ancak bunların Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün daha önce hazırladığı raporlardan alındığını, dolayısıyla bireysel başvuru özelinde bir önemi olmadığını söyledi. Mazılıgüney, “Karar, ByLock’un neden delil olduğunu, ne kadar iyi bir delil olduğunu ispatlamaya çalışan bir metin kanısı oluşturuyor” dedi.

“ByLock’un delil olabilmesi için suç unsuru içeren bir konuşmanın olması gerekir”

AYM’nin kararda sıklıkla atıf yaptığı Yankı Bağcıoğlu kararına da değinen Mazılıgüney, “Yankı Bağcıoğlu kararında ByLock verilerine dışarıdan müdahale edilebileceği söyleniyor. Yani, ByLock ile ilgili ‘ByLock herkes için delildir’ önermesi de ‘ByLock kimse için delil değildir’ önermesi de hatalıdır. ByLock, WhatsApp, Telegram gibi bir haberleşme programıdır ve delil olabilmesi için suç unsuru içeren konuşmaların yapılmış olması ve buna paralel eylemin olması gerekir” diye konuştu.

“Her veri bilgi değildir, insanlarımızı mağdur etmeyelim”

Mazılıgüney şöyle devam etti: “AYM kararındaki ‘Başvurucu, bireysel başvuru formunda söz konusu iddia hakkında yeterli açıklamada bulunmamış ve iddiasını temellendirmemiştir’ ifadesi AYM’nin bu konuyu başvurucunun iddiasını temellendirmediği için incelemediğini gösterir. Halbuki bu delilleri toplaması gereken iddia makamıdır, başvurucu değildir.”

ByLock verilerine müdahale edilme olasılığının çok yüksek olduğunu söyleyen Mazılıgüney, “Her veri bilgi değildir. Bu gibi hatalarla insanlarımızı mağdur etmeyelim” dedi. Daha önce ByLock verilerinin bozulduğunun veya silindiğinin bilirkişi raporlarında sabit olduğunu hatırlatan Mazılıgüney, “Hiçbir şüpheli kendisi ile ilgili verileri alıp inceleyemiyor ve ‘şüpheden sanık yararlanır.’ Bu binlerce yıllık bir hukuk kuralıdır” diye konuştu.

“ByLock kullanıcılarının yüzde 90’ı cemaat mensubu diyebilirim ama her cemaat mensubu silahlı terör örgütü üyesidir diyemem”

Mazılıgüney değerlendirmesini şu sözlerle bitirdi:

“15 Temmuz 2016 gecesi WhatsApp isimli uygulama kullanılmıştır. WhatsApp kullanmak bir suç unsuru değildir ancak WhatsApp  üzerinden yapılan konuşmalarda suç unsuru vardır konuşmalara paralel bir eylem de vardır dolayısıyla o yazışmalardan insanlar suçlanabilir. Benim söylediğim de tam olarak budur. ByLock da diğer uygulamalar gibi Google Play veya AppStore üzerinden indirilen bir uygulamadır. Benim gördüğüm ByLock kullanıcılarının yüzde 90’ı rahatlıkla cemaat mensubu diyebilirim ama her cemaat mensubu silahlı terör örgütü üyesidir diyemem, hukuku katledemem”

Mazılıgüney karara ilişkin daha detaylı ve geniş bir değerlendirmeyi önümüzdeki günlerde yapacağını belirtti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus