Basın Özgürlüğü Ortak Misyon Raporu bugün yapılan basın konferansıyla sunuldu: “Türkiyeli gazeteciler sanık kürsüsünde”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) Türkiye’de 2016 Darbe Girişimi’nin ardından basın üzerinde artan baskılara yönelik bir çalışma düzenlemişti. Bu çalışmanın raporu bugün Türkiye Gazeteciler Sendikası’nda sunuldu.

Uluslararası Basın Enstitüsü, 2016 Darbe Girişimi’nin ardından 120’nin üzerinde gazetecinin tutuklanması ve binlercesinin yargılanması sebebiyle dünya çapında sekiz basın ve ifade özgürlüğü grubu temsilcilerinin de aralarında olduğu bir çalışma düzenlemişti. “Türkiyeli gazeteciler sanık kürsüsünde: Dördüncü kuvvetin yargı yoluyla susturulması” başlığıyla oluşturulan rapor bugün düzenlenen basın konferansında sunuldu. Raporda, Türkiye’nin muhalif basına yönelik baskısı, gazetecilerin yargılanmasına ve tutuklanmasına yer verildi. Türkiye’nin basın üstündeki baskısından dolayı aldığı eleştirilere karşılık oluşturduğu “Yargı Reform Stratejisi”nin basın özgürlüğünü sağlamadan bir hayli uzak olduğunun altı çizildi.

Rapor, IPI, Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ) ve Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) temsilcileri tarafından sunuldu. 

“Güçlendirilmiş başkanlık sistemi ile birlikte adalet yapılanması siyasi liderler tarafından kontrol altına alındı”

Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, başkanlık sistemiyle birlikte adalet yapılanmasının kontrol altına alındığını söyledi ve bu durumun basın üzerindeki etkisini şöyle anlattı:

“Araştırmaların sonuçları gösteriyor ki, güçlendirilmiş başkanlık sistemi ile birlikte adalet yapılanması siyasetçiler ve ülkeyi yöneten siyasi liderler tarafından kontrol altına alındı. Yakın geçmişte politikacıların adalet sistemi üzerindeki etkilerini gördük. RTÜK’te, Hakimler Savcılar Kurulu’nda bunun etkileri görülüyor. Ayrıca başsavcılıklar üzerinden AKP’nin etkisiyle siyasi görüşlerin empoze edildiği mahkemeler de yakın markaja alınıyor. Sekiz uluslararası düşünce özgürlüğü kuruluşunun çalışmaları da adalet mekanizmasının bu şekilde nasıl çalıştığı ile ilgili daha iyi fikir veriyor”.

IPI Türkiye Ulusal Komite Başkanı ve IPI Yönetim Kurulu Üyesi Kadri Gürsel hazırlanan raporun Türkiye’de basın özgürlüğü olmamasının nedenleri çok net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi:

“Hazırlanan rapor, gazetecilerin yaşadığı sorunların ve Türkiye’deki basın özgürlüğü açığının asıl sebeplerine net bir biçimde işaret ediyor. Raporda da belirtildiği gibi sorunların asıl sebebi adalet mekanizmasının aşırı derecede bağımsız basın ve eleştirel gazetecilere dönük bir silaha dönüşmesi”.

Uluslararası Basın Enstitüsü Türkiye Proje Yöneticisi Oliver Money-Kyrle, Türkiye’nin reformu stratejisinin tüm sorunları ortadan kaldıracağını sanılmasının çok büyük hata olduğunu vurguladı:

 “Yargı Reformu Stratejisi’nin tüm sorunları ortadan kaldıracağını düşüncesinin büyük bir hata olduğunu düşünüyorum. Ben bu problemin çok daha temelden geldiğini düşünüyorum. Türkiye’de yargının kapasitesinin de amaçlar için yeterli olmadığını düşünüyorum. Tüm bunların sonunda da binlerce sorunlu davayla karşılaşılıyor”.

Avrupa Gazeteciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Marta Barcenilla, Avrupa demokrasisine sahip bir ülkede yüzden fazla gazetecinin demir parmaklıklar arkasında olamayacağına dikkat çekti ve, “Eğer bir gazeteciyseniz ve söyledikleriniz hükümetin fikirleri ile uyuşmuyorsa, soruşturuluyorsunuz. Biz Avrupa Gazeteciler Federasyonu olarak demokrasinin bu ülkede geldiği koşullar nedeniyle buradayız.  Avrupa demokrasisine sahip bir ülkede yüzden fazla gazeteci demir parmaklıklar arkasında olamaz” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus