Şule Çet davasında gerekçeli karar: Çet, cinsel saldırı suçunun gizlenmesi amacıyla aşağı atıldı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Batu Bozkürk & Okan Yücel

Ankara 31. Ağır Ceza Mahkemesi, 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Şule Çet’in Ankara Yelken Plaza’daki bir ofisten atılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili davada verdiği kararın gerekçesini açıkladı.

Çağatay Aksu, Çet’e cinsel saldırıda bulundu ve Çet’i öldürdü

Karara göre sanık Çağatay Aksu, Şule Çet’e yönelik zorla nitelikli cinsel saldırıda bulundu. Çet bu durumu kabullenmedi, Aksu’ya tepki gösterdi ve aralarında bir tartışma çıktı. Bunun üzerine Aksu, şikayet edileceğini ve zor durumda kalacağını düşünerek Çet’in plazadan ayrılmasına izin vermedi. Çağatay Aksu, Çet’i darp etti ve boğazını sıkarak ölümüne sebep oldu veya darbın etkisi ile Çet şuurunu kaybetti ve öldü sanılıp intihar etti görüntüsü verilmek amacıyla aşağı atıldı.

Tüm bunlardan hareketle Çağatay Aksu’nun işlediği cinsel saldırı suçunu gizleme ve bu suçun delillerini ortadan kaldırmak amacıyla nitelikli kasten öldürme, nitelikli cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği ifade edildi.

Berk Akand, Çet’in direncinin kırılmasına yardımcı oldu

Mahkemeye göre diğer sanık Berk Akand ise tüm bu aşamalarda Çağatay Aksu ve Şule Çet’in yanındaydı. Akand, Aksu’nun yanında yer alarak ve onu cesaretlendirerek eylemini kolaylaştırdı, Çet’in direncinin daha kolay kırılmasını sağladı. 

Bu sebeple Akand’ın, Aksu’nun işlediği nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli kasten öldürme suçlarına yardım eden sıfatıyla katıldığı konusunda vicdani kanaat oluştu. 

Bir hâkim karara muhalefet şerhi koydu

Mahkeme heyetinin bir üyesi karara şerh düşerek Çağatay Aksu’nun yalnızca nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediğini, Berk Akand’ın ise üzerine atılı suçların hiçbirini işlemediğini savundu.

Üye, “Sanık Berk Akand’ın sanık Çağatay Aksu tarafından işlenmiş olan cinsel saldırı suçuna ne şekilde katıldığı ispata muhtaç bir konu olup gerek TCK 37. maddesi gerekse TCK 39. maddesi kapsamında ceza sorumluluğunun varlığına ilişkin delilin bulunmadığı” şeklinde görüş bildirdi.

“Ölüme ilişkin üç farklı olasılık var”

Üye, Çet’in ölümünde ise üç olasılık olduğunu ifade etti. İlk olasılık, iki alt olasılığa ayrıldı. Bunlardan birincisi, cinsel saldırıdan sonra Çet’in konuyu sorun yapacağı endişesiyle darp edilmesi ve öldüğü düşünülerek aşağı atılması, ikinci alt olasılık ise Çet’in yine cinsel saldırıdan sonra yeniden bir cinsel saldırı tehdidi nedeniyle kendini aşağıya bırakmasıydı. Her iki durumda da kasten öldürme suçunun hükümlerinin uygulanacağı ifade edilirken üye, bu olasılıklara ilişkin, “(Bu şekildeki bir) pencereden canlı bir kişiyi direncini kırarak atma olasılığı oldukça düşüktür. Yani bilinci yerinde olan kişinin atılma anında gösterdiği direnç nedeniyle pencerenin herhangi bir yerinde iz oluşması piston tertibatının zarar görmesi kuvvetle muhtemeldir” değerlendirmesinde bulundu.

Hâkimin sunduğu ikinci olasılıkta Çet’in cinsel saldırıya uğradıktan sonra intihar etmesi yer aldı: “Şule’nin cinsel saldırının kendi iç dünyasında yarattığı derin travmanın etkisi ve bunu kabullenenemesi nedeniyle Çağatay ile bu kapsamda tartıştığı, bu tartışmaya belli bir aşamadan sonra sanık Berk’in de dahil olduğu, sanıkların birlikte Şule’yi cinsel saldırı nedeniyle muhtemel şikayetinden vazgeçirme amacıyla manevi baskı altına aldıkları, maddi yönden sıkıntıda olan Şule’nin, olay gecesi kendisine bir çıkış yolu bulur umuduyla bir araya geldiği Çağatay’dan maddi ve manevi destek almak bir yana cinsel saldırısına maruz kalmasının yarattığı etki ile kendisine zarar verme kastı ile olmasa bile çoğu insanın zor anlarında rahatlayabilmek için yaptığı gibi el parmaklarını saçları arasında gezdirdiği (Şule’nin ellerinde kendi saçının bulunduğu yönündeki tespitten hareketle), bu aşamadan sonra, aldığı alkol ve cinsel saldırının yarattığı psikolojik çöküntünün etkisinde kalıp; anlık gelişen bir karar ile yerinden kalkıp yandaki dinlenme odasına geçip açık bulunan pencereden kendisini boşluğa bıraktığı bu şekilde yaşamına son vermiş oluşu (…)”

Hâkim üçüncü olarak ise sanık Çağatay Aksu’nun TCK 87/4’te yer alan “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçunu işlemiş olabileceğini belirtti: “Cinsel saldırıya maruz kalan Şule’nin buna tepki gösterdiği, Çağatay ile aralarında çıkan tartışma sırasında Çağatay’ın kendi parmağının da kırılmasına  sebep olabilecek sert darbeleri sonucu Şule’nin yaşamını yitirdiği, ölüm olgusunun gerçekleştiğini anlayan sanıkların intihar izlenimi vermek amacıyla Şule’yi pencereden aşağıya attıkları, ki bu durumda sanık Çağatay’ın eylemi TCK 87/4 maddesinde tanımlanan neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu, sanık Berk’in eylemi ise TCK 283. maddesinde tanımlanan suçluyu kayırma suçu niteliğine bürünecek, hiçbir aşamada cezalandırılmaları talep edilen nitelikli kasten öldürme suçundan sorumlu olmayacaklardır.”

Üye tüm bunlardan hareketle, “Ölüm olgusunun farklı olasılıklar ve alt olasılıklar sonucu gerçekleşmiş olabileceği, bu olasılıklar arasındaki en yüksek olasılığın ise sanıkların mahkûmiyetine dayanak olacak nitelikte bulunmadığı, öldürme fiiline ilişkin delillerin her türlü kuşkudan arınmış bir kesinliğe dayanmadığı kanaatinde olduğumdan çoğunluk görüşüne katılmıyorum” diyerek gerekçeli karara şerh düştü.

Üye yine kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hususunda “(Şule’nin) 01.47 itibarıyla fiilen yardım alabileceği kişiler bulunmamakla birlikte Polis İmdat hattını arayabileceği, telefonunun halen elinde olduğu hususları gözetildiğinde sanık Çağatay’ın, zora dayalı olarak Şule’nin hürriyetini tahdit ettiğine ilişkin mahkumiyete yeter derecede delilin bulunmadığı” yönünde görüş bildirdi.

İstinaf süreci başlıyor

4 Aralık’taki karar duruşmasında Çağatay Aksu, “kasten adam öldürme”, “nitelikli cinsel saldırı” ve “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçlarından müebbet ve 12 yıl 6 ay, Berk Akand ise bu suçlara yardım ettiği gerekçesiyle 18 yıl 9 ay hapis cezası almıştı. Şule Çet ailesinin avukatı Umur Yıldırım, sanıklara yapılan iyi hal indirimine itiraz edeceğini, Çağatay Aksu’nun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının iyi hal indirimiyle birlikte müebbet hapis cezasına çevrildiğini ifade etmişti. Bu aşamadan sonra hem müdahil avukatları hem de sanık avukatları davayı istinafa götürecek.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus