Kasım Süleymani suikastı- Adnan Tabatabai: “Tahran Trump’a müteşekkir olmalı, rejimin 40 yıldır teşvik edemediği kadar güçlü bir Amerikan karşıtlığını canlandırdı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya/Bonn merkezli düşünce kuruluşu CARPO’nun kurucusu, İran uzmanı Adnan Tabatabai, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin ABD’nin suikast saldırısı ile öldürülmesinin olası sonuçlarını Twitter üzerinden analiz etti. “Süleymani’nin şahıs olarak yeri doldurulamaz olsa da, onun şahsında vücut bulan tutumlar öylesine kurumsallaşmış durumda ki, ölümüyle bunların son bulmasını beklemek gerçekçi olmaz” diyen Tabatabai, bu görüşünü ve Süleymani’nin öldürülmesinin olası sonuçlarını 13 maddelik paylaşım zinciriyle gerekçelendiriyor. Kayda değer bulduğumuz için Türkçe’ye çevirerek paylaşıyoruz:

  1. Birçokları tarafından da ortaya konduğu üzere, İran içinde ve dışında yapılmış pek çok anket ve araştırma Süleymani’nin popülaritesinin yüzde 50’leri çok çok aştığını gösteriyor. Rakamların güvenilirliğini tartışabilirsiniz ama çoğunluk tarafından onaylanıyor oluşuna dair eğilimi/trendi gözardı edemezsiniz.
  2. İran’daki cenaze töreni görüntüleri bu noktanın altını çiziyor. Ahvaz ve İsfahan örnekleri. Gözlemciler elbette bunların devlet destekli oluşuna işaret edecektir. Ama öyle olmalarına rağmen, katılım(ın büyüklüğü) gerçek.
  3. Popülerliğini Şii ideolojisini, anti-emperyalist siyasi düşünceyi ve milliyetçi duyguları bir arada harmanlamasından alıyor. Bu üçlü ‘direniş’ temasında buluşuyor ve Süleymani’nin IŞİD terörünü ve savaşı İran topraklarından uzak tutmuş olduğu yaygın kabul gören bir görüş.
  4. Fakat İran’da gözardı/ihmal edilen şu ki, Süleymani’nin savaşı İran’dan uzakta tutmayı başarmış olmasının İran dışında alıcısı yok. Vatanında hayranlık, yurtdışında ise nefret uyandırıyor oluşu arasındaki fark bugüne dek İran’da görmezden gelindi/inkar edildi/önemsenmedi.
  5. İranlılar Süleymani’nin kendisini bölgesel/ülke dışı işlere adamışlığını takdir ediyordu. İçişlerine dair son yıllardaki nadir yorumları -örneğin kadınların tam örtünmesi-az örtünmesi tartışması konusunda- siyasi birlik çağrısı yapan, uzlaştırmacı bir tondaydı.
  6. 2016’daki parlamento seçimleri sırasında, ılımlı kampa destek gösterisi olarak Meclis Başkanı Ali Laricani’yi açıktan destekledi. Dışişleri Bakanı Zarif de en kritik anlarda desteğini yanında buldu. Zarif ve Süleymani’nin en popüler resmi yetkililer olması nedensiz değildi.
  7. İddia edilenin aksine, bırakın dini liderliği (üst düzeyde saçmalık), Süleyman ne cumhurbaşkanlığına adaydı ne de İran’ın ikinci en güçlü kişisi. Bölgesel güvenlik konuları açısından önemliydi. Ne daha fazlası ne de daha azı. Dolayısıyla yokluğu boşluk yaratmaz.
  8. Suikastın biçimi, Süleymani’nin mevkidaşlarının varlık nedenini (raison d’être) daha da güçlendirecek, galvanize edecektir. Bu, sembolik anlamı bakımından cephede savaşırken ölmekten çok daha büyük bir şahadet. İran tam da yeni bir seçim dönemine girerken yol açtığı duygusal iklim de, sonucu etkileyecektir.
  9. Seçim döneminde hiçbir siyasi kamp ya da figür a) ABD ile doğrudan görüşmeleri b) ABD’nin ambargosuna rağmen Avrupa Birliği ile oluşturulmaya çalışılan finansal çerçevenin tamamlanmasını (FATF) c) Nükleer Anlaşma’yla ilgili (JCPOA) gerginliğinin düşürülmesini d) Batı ile diyolaga girilmesini e) İran-Avrupa ilişkilerinin iyileştirilmesini savunamayacaktır. Tam aksine ideolojik hamaset beklenmeli.
  10. Süleymani’nin stratejisini çizdiği, temsil ettiği Irak ve Lübnan’daki (devlet ve devlet dışı) güçlerle ulus-ötesi işbirliğinin devamından/derinleştirilmesinden yana tavır alınacaktır. Kısa vadede aksini savunmak için uygun iklim olmayacak.
  11. İntikam çağrıları halihazırda iki koldan yürüyor: a) Kan davası ya da kısa vadeli: Amerikalıların canlarına kastet b) Stratejik ya da orta-uzun vadeli: ABD’nin coğrafi varlığını sonsuza dek sona erdir. İran yöntem olarak müphemliği/belirsizliği kullanacaktır. Mevcut iklimde, ciddi halk desteği var.
  12. Son olarak, bu hedef gözetilerek düzenlenmiş hukuk dışı suikast ve de Trump’ın İran’daki kültürel varlıkları yok etmekle ilgili pervasız tweeti, İranlılar arasında İslam Cumhuriyeti’nin 40 yıldır teşvik edemediği kadar güçlü bir Amerikan karşıtlığını canlandırdı. Tahran’daki liderlik pek bir müteşekkir olmuştur.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus