Almanya Başbakanı Angela Merkel Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü: “AB, Suriyeli mülteciler konusunda Türkiye’ye daha fazla destek verecek”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetlisi olarak çalışma ziyaretinde bulunmak üzere dün gece 23.15 sularında İstanbul’a geldi.

Angela Merkel ve beraberindeki heyetin yer aldığı konvoy, yoğun güvenlik önlemleri altında Atatürk Havalimanı’ndan ayrıldı.

İstanbul’da bulunan Merkel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın da katıldığı “Türk-Alman Üniversitesi Yeni Binalarının Açılış Töreni”nde konuştu.

Almanya Başbakanı, Türk-Alman Üniversitesi’nin iki ülke arasındaki işbirliğinin örneği ve Türk-Alman ortaklığının simgesi olduğunu anlattı. Merkel, eğitim köprüsüyle kurulan sivil toplum diyaloğunun siyaset ve hükümetler arası ilişkideki önemine değinerek, bilim alanında Türk-Alman ilişkilerinin eskiye dayanan derin köklere sahip olduğuna vurgu yaptı.

Merkel, bilim ve eğitimin, insanların yaratıcılığı ve özgürlüğünü teşvik edici bir rol oynadığını vurgulayarak, şunları söyledi: “2013’ten bu yana faaliyette bulunan Türk-Alman Üniversitesi’nde, bu kampüsün açılışıyla gelecekte 5 bin öğrencinin eğitim görmesi planlanıyor. Türk-Alman Üniversitesi, Türkiye ile Almanya arasındaki işbirliğinin olağanüstü bir örneğidir. Bu kampüs, öğrencilerin dünyaya açık olmasını simgeliyor, Türk-Alman ortaklığını simgeliyor.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise yaptığı konuşmada, Almanya Başbakanı Angela Merkel‘i Berlin’deki Libya Konferansı’ndan sadece beş gün sonra Türkiye’de ağırlamaktan mutluluk duyduğunu dile getirdi.

Türk-Alman Üniversitesi’nin iki ülke arasında bilim, kültür ve teknolojik işbirliğini geliştirmek amacıyla 10 Nisan 2010’da kurulduğunu anlatan Erdoğan, 2013-2014 akademik yılında eğitime başlayan üniversitenin kısa sürede akademik işbirliğinin lokomotiflerinden biri haline geldiğine işaret etti. Erdoğan, çift dilli eğitim veren üniversitenin beş fakülte, bir yüksekokul ve iki enstitü ile Türkiye’nin saygın eğitim kurumlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini kaydetti.

Merkel ile öğleden sonra ikili ve heyetlararası görüşmeler gerçekleştirileceğini hatırlatan Erdoğan, “Görüşmelerde ikili ilişkilerimizin yanı sıra, Libya başta olmak üzere bölgesel meseleleri de ayrıntılı şekilde ele alacağız” diye konuştu.

Merkel’den basın kartı çağrısı

Almanya Başbakanı Angela Merkel, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle de bir araya geldi. DW Türkçe, basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmeye katılan isimlerden Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği Eş Direktörü ve Avukat Veysel Ok’un açıklamalarını aktardı.

Ok, görüşmede Türkiye’deki ifade özgürlüğü ve hukukun üstünlüğü ile ilgili konular hakkında deneyimlerini aktardığını, ayrıca yargı reform paketi ile ilgili fikirlerini paylaştığını belirtti. Ok ayrıca, Türkiye’nin Avrupa’nın hukuki değerlerine bağlı kalmakla yükümlü olduğunu hatırlattığını ve Türkiye’deki Alman gazetecilerin basın kartı alamama sorununu gündeme getirdiğini söyledi.

Merkel’in STK’larla yaptığı görüşmeye Osman Kavala’nın kurucusu olduğu Anadolu Kültür’den Asena Günal da katıldı.

Merkel ve Erdoğan’dan ortak basın toplantısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Şansölye Merkel’in baş başa görüşmesi ise Vahdettin Köşkü’nde yapıldı. Basına kapalı olarak gerçekleştirilen görüşme, 1 saat 20 dakika sürdü. Saat 15.00 sıralarında başlayan görüşmenin ardından, heyetler arası görüşmeye geçildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel’in görüşmesi sonrası ortak bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantının gündeminde Libya’da yaşananlar ve Suriyeli mülteciler vardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Köklü dostluk ilişkilerinin sürdürülmesinin, Türkiye ve Almanya’nın yanı sıra, bölgemizin de menfaatine olduğu noktasında hemfikiriz. Ekonomi, ticaret, yatırım, enerji ve turizm alanlarında mevcut işbirliğimizi daha da ileri taşımakta kararlıyız” dedi. Erdoğan, “AB ve Avrupa ülkelerinin Suriyeliler’e daha fazla ve hızlı yardım yapmalarının her şeyden önce insani bir sorumluluk olduğunu” da sözlerine ekledi.

“Barış Pınarı Harekâtı’nı bahane eden terör örgütü yandaşları Almanya’da vatandaşlarımıza saldırlar gerçekleştirdi. Bu saldırıları lanetliyorum. Bu eylemelerin görmezden gelinmesi mümkün değildir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorumluların cezalandırılmasını istedi.  

Merkel’e Suriye’den gelen göç dalgalarında özellikle barınma konusunda Türkiye’nin faaliyetlerini aktardığını kaydeden Erdoğan, Libya’yla ilgili de konuştu: “Biz Libya’da askeri bir çözümün mümkün olmadığını her fırsatta söyledik. Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne destek vermek Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2259 sayılı kararı gereğince bir tercih değil yükümlülüktür. Darbeci Hafter’in saldırıları, bu şahsın uzlaşma amacında olmadığını göstermiştir. Biz her şartta Libyalı kardeşlerimizi bu zor günlerde yalnız bırakmamakta kararlıyız. Libya savaş baronlarına terk edilemeyecek kadar önemli bir ülkedir.”

Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Libya’da mevcut hükümete destek sağlamamızın amacı kan dökülmesinin önüne geçmektir. Türkiye ve Almanya olarak, sorunların diyalog yoluyla çözümüne öncülük veriyor, taraflara sağduyu ve aklıselim çağrısında bulunuyoruz. Bölgesel konularda Almanya ile diyaloğumuzu güçlendirerek devam ettireceğiz.”

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi konusunda şunları söyledi: “Serrac’ı yalnız bırakmayacağız. TBMM’den aldığımız kararla askerimizi gönderiyoruz. Askerimiz buradaki eğitim çalışmalarına desteğini verecek. Serrac yanlısı güçlere eğitim için heyetimizi gönderdik. Hafter’e desteğin arkasında Birleşik Arap Emirlikleri yönetimi ve Mısır var. Hafter’i şımarttılar. Her türlü silah desteğini veriyorlar.”

General Halife Hafter’in 55 maddeyi “sözde” kabul ettiğini söyleyen Erdoğan, şöyle konuştu: “55 maddeyi sözde kabul etmek başka bir şey, altına imzayı koymak başka bir şey. Hafter henüz imzayı koymuş değil. Hafter’in yarın ne yapacağı da belli olmaz.”

Merkel ise Libya anlaşmasıyla ilgili “Hafter de 55 maddeyi kabul ettiğini söylemedi, sadece ateşkesi kabul etti. Moskova’dan imzalamadan ayrıldı” değerlendirmesinde bulundu.

İki liderin gündeminde İdlib’de yaşananlar da vardı. İdlib halkı için briket barınaklar yapılacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, mültecilere yardım konusunda, “AB’nin 6 milyar euro destek sözü vardı, ancak 3 milyar euro bile uluslararası STK’lara verilmiş değil. Bizim harcamamız 40 milyar doları geçmiş durumda” dedi. Almanya Başbakanı Merkel ise, “İdlib’den kaçanların insani durumunu düzeltmek için maddi katkıya hazır olduğumuzu söyledik. Ayrıca, AB’nin mülteciler konusunda 3 artı 3 milyar euroluk desteğin dışında destek vereceğini düşünüyorum” diye konuştu.

Alman basınında Merkel’in ziyaret nasıl görüldü?

Deutsche Welle’de editörlük yapan Nalan Sipar, Merkel’in Türkiye ziyaretinin Alman basınına yansımalarını Medyascope’a değerlendirdi. Mülteci krizi ve insan hakları meselesinin ele alınması beklenen konular olduğunu belirten Sipar şöyle konuştu: “Basında Sol Parti’den Alexander Neu’nun şu sözleri yer alıyor: ‘Türkiye’nin Suriye’ye asker göndermesi uluslararası hukuka aykırı bir adımdı ama bu konuda Almanya resmen bir devekuşu gibi kafasını kuma gömdü ve sert eleştirilerden kaçındı.’  Yine basında Yeşiller Partisi’nden de tepkiler yer aldı. Yeşiller’den Cem Özdemir’in ‘Türkiye’ye karşı daha sert adımlar atılması’ gerektiğini vurgulaması basında yer buldu.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus