Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib’de Suriye ordusuna geri çekilmesi için tanıdığı süreyi daralttı: “Şubat bitmeden bu işi yapacağız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye ordusunun İdlib’deki operasyonlarına son vermesi ve Soçi Mutabakat Muhtırası/Anlaşması sınırlarına çekilmesi için daha önce “şubat sonu” olarak tanıdığı süreyi daralttı. AKP İstanbul İl Örgütü’ndeki törende konuşan Erdoğan, “İdlib’deki çözüm, rejimin saldırganlığının durdurulması ve anlaşmalardaki sınıra çekilmesi. Aksi takdirde şubat bitmeden bu işi yapacağız” dedi. Erdoğan isim vermeden, Moskova yönetimine de seslendi ve “Bunu dostlarımızın desteğiyle gerçekleştirebilirsek memnuniyet duyarız. Yok bu işi zor yoldan yapmamız gerekiyorsa biz ona da varız” diye konuştu.

Ancak Rusya, şu ana kadar Ankara’nın çağrısına olumlu yanıt vermiş değil. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un cumartesi Münih’teki görüşmesinden sonuç çıkmadı. Lavrov daha sonrra yaptığı açıklamada İdlib’de “teröristlere karşı zaferin kaçınılmaz” olduğunu söyledi; Soçi anlaşması uyarınca teröristlerden arındırılmış olması gereken bölgenin büyük bölümünü de, Türkiye’nin de terör örgütleri listesinde bulunan Hayat Tahrir eş-Şam’ın kontrol ettiğini ileri sürdü.

Ankara ve Moskova’dan karşılıklı “Soçi anlaşmasına uymadın” suçlaması

Ankara ile Moskova birbirlerini, Erdoğan ve Lavrov’un beyanlarında referans verdikleri Eylül 2018 tarihli Soçi anlaşmasının yükümlülüklerini yerine getirmemekle suçluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan dün Pakistan’dan dönerken uçağındaki gazetecilere, Türkiye’nin İdlib’de attığı adımların, anlaşmanın ikinci ve üçüncü maddeleriyle ilgili olduğunu söyledi. İkinci madde, Rusya’nın “İdlib’e yönelik askeri operasyonlardan ve saldırılardan kaçınılması için gerekli önlemleri” almasını; üçüncü madde ise “15 – 20 kilometre derinliğinde silahlardan arındırılmış bir bölge” oluşturulmasını öngörüyor. Silasızlandırılmış bölgenin sınırlarının belirlenmesi ise, anlaşmanın dördüncü maddesinde, “bilahare yapılacak konsültasyonların ertesine” bırakılmış. Suriye yönetimi İdlib operasyonlarını geçen yıl mayıs ayından bu yana aşamalı olarak genişleterek sürdürdüğü, yani Eylül 2018’den bu yana her yeni ateşkesle sınırlar da değiştiği için, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye ordusunun geri çekilmesini istediği sınır taraflar arasında farklı yorumlanabilir.  

Suriye ordusu geçen hafta M5 otoyolunda kontrolü ele geçirdi, M4 üzerinde ise operasyonlarına devam ediyor.

Rusya ise Türkiye’nin Soçi anlaşmasının beş, altı ve sekizinci maddelerinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini söylüyor. Beşinci ve altıncı maddeler, “radikal terör gruplarının” ve ağır silahların silahsızlandırılmış bölgeden çekilmesiyle ilgili. Sekizinci madde de Halep-Lazkiye (M4) ve Halep-Hama (M5) otoyollarının 2018 sonu itibarıyla ulaşıma açılmasını, yani yine terör gruplarından temizlenmesini öngörüyor. Şam ve Moskova, bu maddelerin gereğinin yapılmadığı ve bundan cesaret alan “teröristlerin” kendilerine saldırı düzenlediği iddiasında.

“Bu teröristler kim?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü açıklamaları, Ankara-Moskova hattında terörist tanımıyla ilgili de sorunlar yaşandığına işaret ediyor. Erdoğan’ın ifadeleri şöyle: “Asıl önemli olan şey, sürekli ‘oradaki teröristler’ diye dile getiriliyor. Tamam da bu teröristler kim? Bunlar bir PYD, bir YPG değil. Bunlar tam aksine Suriye’nin kendi insanları ve Suriye’nin yerleşik halkı. Bu insanlar kendi topraklarını, kendi evlerini korumanın mücadelesini veriyor. Bunların içerisinde teröristler varsa, nasıl PYD/YPG’ye karşı bu mücadeleyi veriyorsak, o teröristlere karşı da bu mücadeleyi verelim. Ama orada sivil halk uçaklarla, helikopterlerle bombalanıyor. Bunlara karşı en ufak bir ses yok. Tutturdukları bir şey var. ‘[Rus askeri üssü] Hmeymim, Hmeymim…’ Burayı bombaladılar ve gerekçeleri yine aynı.

Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Aleksey Yerhov, geçen hafta Sputnik’e verdiği mülakatta, Türkiye’nin ılımlılarla teröristleri birbirinden ayrıştıma vaadini yerine getirmediğini söylemiş ve eklemişti: “Gerçi muhtemelen kolay değil. Uzmanların anlattığına göre, bugün militan ılımlı olabilir, ama yarın bir terörist grubun liderine biat ettiğini açıklayabilir, üstelik sadece yüz dolar karşılığında. Yarın da aldığı bu paralar karşılığında Libya’ya gider. Elbette böyle bir insanı benzerlerinden ‘ayırmak’ zor.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus