Eski AP Raportörü Kati Piri ile özel söyleşi: “Kendi yanlışlarımıza bakmadan sadece Türkiye’yi suçlamak ikiyüzlülük”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Eski Avrupa Parlamentosu Raportörü Kati Piri, Medyascope özel yayınında Burak Tatari’ye yeni mülteci krizini değerlendirdi. Piri, “Kendi yanlışlarımıza bakmadan sadece Türkiye’yi suçlamayı ikiyüzlü buluyorum” dedi.

Çeviri: Engin Deniz İpek

Kati Piri, Türkiye ve Avrupa Birliği (AB) arasındaki mülteci anlaşmasının Avrupa Parlamentosu tarafından onaylanmadığını hatırlatarak 2016 yılından beri hiç gerçekçi bir anlaşma görünümünde olmadığını belirtti. Türkiye’den anlaşmaya uyulmasının beklenmesinin AB’nin kolayına geldiğini öne süren Piri, AB’nin 2016 yılında Türkiye’ye vaat ettiği serbest dolaşım hakkı, mültecilerin geniş bir kısmının yeniden yerleştirilmesi ve Gümrük Birliği’nde kolaylaştırmalar gibi hiçbir sözün yerine getirilmediğini söyledi. Bunun yanında anlaşma için Türkiye’ye taahhüt edilen 6 milyar euroluk fonda gecikme yaşandığını ve yeni fonların gündemde olmadığını vurgulayan Piri, AB’nin uymak için herhangi bir çaba sarf etmediği anlaşmaya Türkiye’nin uymasını beklemeyi “ikiyüzlülük” olarak nitelendirdi.

AB’nin Türkiye’ye taahhüt ettiği 6 milyon euroluk rakamın ödeme planındaki gecikmelere ve AB’nin önümüzdeki yedi seneyi kapsayan bütçe görüşmelerine dikkat çeken Piri, AB’nin bu görüşmelerde, Türkiye’ye Suriyeli mülteciler konusunda yapılacak yardımlarla ilgili hiçbir bütçe ayrılmadığını aktardı.

“AB mülteci yükünü Türkiye’ye eşit paylaşmalı”

Piri, ne Türkiye’nin mülteciler üzerinden Avrupa’ya uyguladığı şantajın ne de Yunan polisinin sınırdaki mültecilere uyguladığı şiddet içerikli önlemlerin mevcut sorunun çözümü için uygun olduğunu, Türkiye’nin de AB’nin de aralarındaki siyasi çekişme içerisinde mültecileri kullandığını belirtti. Türkiye’de yıllardır gündemde olan insan hakları ihlallerine ve hukukun uygulanmasındaki sorunlarına karşın Türkiye’nin yıllardır 3,5 milyon Suriyeli’yi iyi bir şekilde ağırlamaya çalıştığını söyleyen Piri, “AB, Türkiye’nin mülteciler konusunda aldığı sorumluluğa destek olarak bu yükü Türkiye’yle eşit bir şekilde paylaşmalıdır” diye konuştu.

“Ursula von der Leyen’in açıklamaları mide bulandırıcı”

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Yunanistan’ı mülteci konusunda “Avrupa’nın kalkanı” olarak nitelendirmesi hakkında da konuşan Piri, von der Leyen’in açıklamalarını “mide bulandırıcı” bulduğunu, mevcut durumun bir savaş ya da işgal gibi nitelendirilmemesi gerektiğini söyledi. AB liderlerinin Yunanistan sınırı yerine Yunan adalarını ziyaret etmelerinin daha isabetli olacağını, zira oradaki durumun hem mülteciler hem de adalardaki Yunan vatandaşlar açısından daha zorlayıcı olduğunu belirten Piri “AB, Yunanistan’la gerçekten bir dayanışma içinde olduğunu göstermek istiyorsa mültecileri Avrupa ülkelerine doğru yönlendirmek zorunda” dedi.

“Aşırı sağın kuşkuları, AB’yi değerlerinden uzaklaştırmamalı”

Piri, bazı AB liderlerinin ve AB içerisindeki politikacıların mevcut mülteci hareketliliğinin AB ülkeleri içerisindeki aşırı sağ siyaseti tekrar yükselişe geçirebileceği hakkındaki kuşkuları için de, bu kuşkuların AB’nin kendi değerlerinden uzaklaşmak ve uluslararası hukuku görmezden gelmek için geçerli bir sebep olmadığını belirtti. Avrupa’dan sığınma hakkı talep edenlerin bu taleplerinin olumlu karşılanması gerektiğinin altını çizen Piri, Avrupa’da 2015 yılında yaşanan göçmen hareketliliği karşısında yükselişe geçen sağ siyasetin, uluslararası hukuk kuralları uyarınca yapılacak yasal düzenlemelerin karşısında Avrupa vatandaşlarının göçmen korkusunu tekrar ateşleyemeyeceğini düşündüğünü söyledi.

“AB de Türkiye de suçlu ama…”

“Ürdün, Lübnan gibi ülkelerin mülteci kriziyle nasıl baş etmeye çalıştıklarına baktığımızda, Türkiye’deki birçok mültecinin durumu daha iyi” diyen Piri, Türkiye’nin de zaman içerisinde bazı hataları olduğunu ama Avrupa’nın mültecilere kapılarını kapadığı bir dönemde ahlaki olarak Türkiye’yi suçlamanın çok zor olduğunu söyledi. Türkiye’nin mültecileri sınıra taşımasının AB’nin geçmişte yaptığı hatalarla benzerlik gösterdiğini belirten Piri, “İki taraf da da suçlu ama AB’nin kendi yanlışlarına bakmadan Türkiye’yi suçlamasının ikiyüzlülük olduğunu düşünüyorum” dedi.

Son olarak, AB’nin Türkiye’yle sahip olduğu genel ilişkiler hakkında konuşan Piri, geçmişte AB’nin Türkiye’deki insan hakları ihlallerine ve baskıcı politikalara karşı sessiz kalarak hayal kırıklığı oluşturduğunu ama kendisini de yakından ilgilendiren mülteci sorunu hakkında Türkiye’yle diyalog kurmaya çalıştığını ve bunun bir Avrupa vatandaşı olarak kendisini utandırdığını söyledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus