Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması sonuçları açıklandı: Kadınların toplumdaki en büyük sorunu şiddet

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi tarafından gerçekleştirilen “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması”nın 2020 yılı sonuçları dün üniversitede bir basın toplantısıyla açıklandı. Basın toplantısında araştırma bulgularını Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mary Lou O’Neil ve İktisadi ve İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu sundu.

Araştırma Ocak-Şubat 2020’de İstanbul başta olmak üzere toplam 23 ilde, kadın-erkek, 18 yaş ve üzeri 1216 kişi ile gerçekleştirilen anket çalışmasıyla yapıldı. Anket çalışması yaş, eğitim durumu, siyasal bakış, cinsiyet, meslek olmak üzere Türkiye’yi temsil eden bir örneklemle 2016 yılından beri toplam 6021 kişi ile yapıldı.

2016 yılından beri yapılan çalışma araştırmacılara yıllara göre bir karşılaştırma imkânı da sunuyor.

Araştırmanın ön plana çıkan sonuçları şöyle:

Araştırmanın sonuçlarına göre kadınların toplumdaki en büyük sorunu yine şiddet

Türkiye genelinde yüzde 66 oranıyla kadınların en büyük sorunu şiddet olarak görülüyor. Bu oran 2019 yılında yüzde 60’tı. Kadınların yüzde 68’i, erkeklerin ise yüzde 63’ü kadınların en büyük sorununun şiddet olduğunu düşünüyor.

Araştırmadan çıkan bir diğer sonuç da aile içinde şiddetin boşanma için yeterli bir sebep olduğu algısının artması

Araştırma sonuçlarının şiddet ve boşanma arasındaki ilişkiye dair sunduklarına göre, yıllar içerisinde şiddetin aile bütünlüğü ve düzeni için göz ardı edilebilecek bir faktör olarak görülme oranı düşüyor.

“Aile içi şiddet boşanma için yeterli bir sebeptir” diyenlerin oranı 2019’a göre yüzde 5 artarak yüzde 79’a yükseldi.

“Bir erkek ailesinin dirlik ve düzeni için zaman zaman şiddete başvurabilir” diyenlerin oranı 2016’da yüzde 14 seviyesindeyken 2020’de yüzde 4’e geriledi.

Lise mezunu kadın oranı yüzde 30 iken erkeklerde oran yüzde 36

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 8’inin hiç diploması yokken erkeklerin ise yüzde 3’ü diplomasız. Eğitim durumuna bakıldığında kadın ve erkek arasındaki fark lise seviyesinde belirginleşiyor.

Annenin çalışmasının çocuk üzerinde yarattığı etkinin ölçülmesine yönelik oluşturulan soruda katılımcılara seçim yapmaları için iki olumsuz iki olumlu etken sunuldu. Bu soruya verilen cevaba göre, annenin çalışmasının çocuk üzerinde olumlu etkisi olduğu görüşüne katılım, kadınlar arasında erkeklere kıyasla daha güçlü. Annesi çalışan çocukların daha özgüvenli olduğuna ve kendi ayakları üzerinde durabildiğine inananlar artış gösteriyor. Bu oran kadınlarda yüzde 63, erkeklerde ise yüzde 50.

Kadınların çalışma hayatında da adı yok

Kadınların ev içindeki emeklerinin zaten görünmez olduğu bir ortamda araştırma bulguları, kadınların işgücü piyasalarında karşılaştığı zorluklara da ışık tutuyor. Ankete katılan kadınların yüzde 46’sı daha önce hiç çalışmadığını söylerken kadınların bir kısmı hayatlarının bir döneminde çalışmayı bıraktı. Çalışmayı bırakan kadınların yüzde 44’ünün işi bırakma nedeni aile izni veya bakım sorumluluklarına destek verilmemesi iken yüzde 13’ü ise işten atılma ya da güvenli çalışma ortamı sağlanamamasını belirtti.

Anket çalışmasında toplumsal cinsiyet rolleri ve kadınlara yönelik tutumu açığa çıkartması sebebiyle katılımcılara çocuk bakımı ile ilgili de sorular yöneltildi. Buna göre çocuk bakımı hâlâ öncelikli olarak annenin görevi olarak görülmekle birlikte çocukların bakımına katkıda bulunan genç babaların sayısı arttı. 2019’da çocuklarıyla düzenli olarak ilgilenen babaların oranı yüzde 42 iken bu oran 2020’de yüzde 51’e ulaştı. Genel olarak babaların yaşı arttıkça çocuklarıyla ilgilenme oranları düşüyor. Eğitim seviyesi de babaların çocuklarıyla ilgilenmelerinde bir etken. Eğitim seviyesi yükseldikçe babaların çocuklarının bakımında daha aktif rol oynadıkları görülüyor.

Çalışmaya 2020 itibarıyla eklenen bir soruda kadınlara ve erkeklere, çocuklarına aktarmak istedikleri değerler soruldu. Bu sorudan elde edilen verilere göre kadınlar ve erkekler çocuklarına vermek istedikleri değerler noktasında büyük oranda hemfikir. Buna göre ebeveynler çocuklarının sorumluluk sahibi, dürüst ve hoşgörülü olmasını istiyor. Bu değerlerde kız çocukları ile erkek çocukları arasında bir fark olmamakla birlikte ebeveynlerin erkek çocuklarına çalışkan olma değerini aşılama isteği, kız çocuklarına göre daha fazla.

“Kadınların akşam saatlerinde sokakta olması güvenli görülmüyor”

Araştırma bulgularına göre, Türkiye’de akşam saatlerinde sokaklar kadınlar için güvenli görülmüyor. 18 yaş altı kız çocuklarının akşam 19.00-20.00 saatleri sonrası tek başına sokakta olması hem kadınlar (yüzde 34) hem erkekler (yüzde 32) tarafından güvenli bulunmuyor. Yetişkin kadınların akşam saatlerinde sokakta olmasını güvenli bulmayan kadınların oranı yüzde 32, erkeklerin oranı ise yüzde 25.

Genel hayat memnuniyeti temel alındığında erkekler kadınlara göre daha mutsuz

Her iki grupta da, 2020 yılında 2017 yılına göre anlamlı bir düşüş yaşandı. 2020 yılı verilerine göre erkekler de kadınlar da önceki yıllara göre daha mutsuz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus