İstanbul’dan koronavirüs izlenimleri: Toplu taşıma araçları bomboş, “Korkmuyoruz” deseler de insanlar endişeli

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın Twitter hesabından yaptığı son açıklamaya göre, Türkiye’de koronavirüse yakalanan kişi sayısı altıya yükseldi. Biz de Türkiye’de koronavirüs vakasının görülmesinin beşinci gününde sokaktaki vatandaşla konuştuk.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sözcüsü Murat Ongun, 14 Mart’ta, toplu taşıma araçlarının kullanımında yüzde 17’lik bir düşüş yaşandığını duyurmuştu. Edanur Tanış, bugün İstanbul’da toplu taşıma araçlarıyla seyahat ederken vatandaşla konuştu, izlenimlerini yazdı.

“Toplu taşıma kullanımında gözle görülür bir azalma var”

Her gün Esenyurt’tan Sanayi Mahallesi’ne giderken üç toplu taşıma aracı kullanıyorum: Otobüs, metrobüs ve metro. Birkaç gündür, daha önceden kuyrukların oluştuğu Avcılar durağında insan yok denecek kadar azdı. İstanbul’da her gün merkezi metrobüs ve metro durakları tıklım tıklım olurken, bugün bu merkezi durakların kullanımında gözle görülür bir azalma vardı.

Metrobüse bindiğimde gözlemlediğim insanların metrobüste yanına oturdukları kişinin yüzüne ve ellerine baktığını fark ettim. Bazı insanlar sıkı önlemler almışken bazıları durumun ciddiyetinin farkında değil gibi duruyor. Yanındaki kişi öksürse hemen kalkan da var, maske takan, eldiven kullananlara gülenler de.

“Birbirlerine günaydın demeyen insanlar toplu taşıma araçlarında birbirlerine kolonya ikram ediyor”

Avcılar’dan Zincirlikuyu’ya kadar kullandığım 34AS aracına, yol boyunca fazla insan binmedi. Yenikapı-Hacıosman metro hattı, İstanbul’da en sık kullanılan güzergâhlardan biri ama bugün bu metro güzergâhı da normale göre tenhaydı. Konuştuğum insanlar her ne kadar “Korkumuyoruz” deseler de endişe halini gözlemlemek mümkün. Nitekim “normalde” birbirlerine günaydın demeyen insanlar artık toplu taşıma araçlarında birbirlerine kolonya ikram ediyor.

Metrobüs ve metro duraklarında bulunan el dezenfektanlarını neredeyse herkes kullanıyor. Son bir haftaya göre daha fazla insan maske takıyor; insanlar hem araçlara hem de diğer insanlara çok daha az temas ediyor. 

Konuştuğum pek çok insan bakanlığın ilk açıklamasından sonra korkuya kapılmadıklarını, ellerini yıkamak dışında bir önlem almadıklarını söyledi. Ancak vaka sayısı arttıkça artık maske kullanmaya, yanlarında el dezenfektanı ve kolonyayla gezmeye başlamışlar. Bununla birlikte hâlâ koronavirüs salgınının abartıldığını; maske takmanın, sürekli el yıkamanın paranoyakça olduğunu düşündükleri için hiçbir önlem almadıklarını, virüsten korkmadıklarını söyleyen kişilerle de konuştum. Virüsü ciddiye almayadığını söyleyen kişilerin büyük çoğunluğunun risk grubunu oluşturan 60 yaş üstü insanlar olmasıysa oldukça düşündürücü. 

Altıncı virüs vakasının önceki gün umre ziyaretinden dönen kişilerden biri olduğu açıklandı. Konuştuğum birçok insan bundan dolayı kaygı duyduklarını söyledi. Dün, umreden dönen 5 bin 300 kişi karantinaya alındı ancak 14 gün boyunca kendilerini izole etmesi gereken bu kişilerin virüs yokmuşçasına hayatlarına devam ettiklerini sosyal medyada görüyoruz.

Okulların tatil edilmesiyle birlikte daha az dışarıya çıktığını belirten bir üniversite öğrencisi, “Biraz grip var üzerimde, evdekilere bulaşır diye odamdan çıkmamaya çalışıyorum” dedi.

Gözlemlediğim kadarıyla riskli yaş grubunda olmayan gençler, risk grubundaki yaşlılara göre koronavirüsü daha çok ciddiye alıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus