Koronavirüsün henüz uğramadığı Vanuatu’da yaşam: “Eğer salgın buraya gelirse büyük bir felaket olur”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

The Guardian muhabiri Yasmine Bjornum, Pasifik’te yer alan küçük ada ülkesi Vanuatu’daki insanlarla ve yetkililerle görüşerek ülkenin olası bir Kovid-19 salgınına karşı hangi önlemleri aldığını ve şu an ülkedeki günlük yaşamın nasıl ilerlediğini anlatan bir haber kaleme aldı. Haberi özet olarak aktarıyoruz.

Pazar sabahı toplam 62 kişi Vanuatu’nun başkenti Port Vila’nın muhteşem manzaralı otelinden çıkış yapmak için bekliyordu. Bu 62 kişi Sağlık Bakanlığı tarafından 14 gün süren bir karantinaya alınmışlardı. Bu insanlar, Vanuatu’nun sınırlarını Kovid-19 ile mücadele kapsamında kapatmasından önce ülkeye gelen son kişilerdi.

Vanuatu toplam 80 adadan oluşan ve Avustralya’nın 1800 kilometre doğusunda yer alan, 300 binden daha az nüfusa sahip bir Pasifik ülkesi. Afrika’daki ve Pasifik’teki birkaç küçük ülke dışında koronavirüs her bölgeye yayıldı. Vanuatu ile birlikte Palau, Solomon Adaları, Tonga ve Samoa gibi Okyanusya ülkeleri dünyanın merkezine oldukça uzak olmaları dolayısıyla henüz salgından etkilenmedi. Ancak düşük gelir düzeyleri ve yetersiz sağlık hizmetleriyle salgının bu ülkelere sıçraması büyük bir felaketi de beraberinde getirebilir.

İşte bu korku Vanuatu halkının davranışını ve yaşam şeklini değiştirmiş durumda.

Vanuatu’nun gayrisafi milli hasılasının yüzde 40’ını sağlık ve turizm sektörü oluşturuyor. Pek çok insan da turizm geliri olmadan ülke ekonomisinin nasıl iyileştirileceğini tartışıyor.

Yolcu gemileri hareket etmiyor ve Vanuatu’nun en büyük havayolu firması da seyahatleri durdurdu. Restoranlar ve barların çoğu sahipleri tarafından gönüllü olarak kapatılırken bir kısmı hükümetin kısıtlamalarına riayet ederek saat 19.30’dan sonra kapanıyor. Akşam 9’dan sabah saat 04.30’a kadar da sokağa çıkma yasağı uygulanıyor.

Pek çok restoranın ve bankanın önüne el dezenfektanları yerleştirildi. Kava bitkisi dahil pek çok doğal bitkisel ürün hijyen malzemesi olarak kullanılıyor. 

Bunun yanında pek çok işletme kapalı tutuluyor. Bunlardan birinin sahibi de Christoph Tahumpir. Çin’e sandal ağacı ihraç eden Tahumpir, firmasını geçici bir süreliğine kapalı tutmak zorunda. Bunun gibi pek çok örneğin olması işsizliğin artmasıyla ilgili kendisini endişelendirse de Tahumpir sınırların kapalı tutulmasının gerekli olduğu fikrine katılıyor. Tahumpir, “Eğer virüs buraya gelirse, ailemden yaşlı birisini olumsuz etkileyebilir ve onu hastanede ziyaret edemeyebilirim. Bu çok üzücü olur” diyor.

“Elimizi yıkamak için su bulamıyoruz”

Parlamentonun eski üyelerinden Kalfau Moli ise Port Vila’ya son uçakla gelmeyi başaran kişilerden biri. Hastalık riskinin kendisini de oldukça endişelendirdiğini belirten Moli, “Bu ülkenin bir yurttaşı ve bir baba olarak oldukça kaygılıyım. Virüsle mücadele edecek imkanlarımız yok. Elimizi yıkamak için su bile bulamıyoruz” diye konuşuyor.

Hükümetin Kovid-19 ile mücadeledeki danışma ekibinin sözcüsü Russell Tamata ise alınan agresif önlemleri savunarak, “Virüsün nasıl yayıldığını biliyoruz ve kültürümüze, yaşam şeklimize baktığımız zaman bunun virüsün yayılmasına kolaylık sağladığını görüyoruz. Eğer virüs ülkemize gelirse bu bir felaket olur. Bu noktada sınırlarımızla ilgili aldığımız katı önlemleri sürdürmeliyiz. Bizim korkumuz virüsün ülkeye girmesi halinde hızlıca yayılacağı, çünkü bunu önleyecek mekanizmalara sahip değiliz. En ufak bir hata bize çok pahalıya mal olabilir” diye konuşuyor.

 “Hastanelerde toplam 20 boş yatak, 2 suni solunum cihazı var”

Ülkenin en büyük hastanesi olan Vila Merkez Hastanesi’nde yalnızca 20 yatak boş ve Tamata sadece iki tane suni solunum cihazı bulunduğunu söylüyor. Çin hükümeti nisan sonunda Vanuatu’ya yoğun bakım ünitesi ve solunum cihazı gibi oldukça önemli tıbbî ekipman göndereceğini açıklamıştı.

Ülkede şu an toplam 60 doktor bulunuyor ve pek çoğu yeni mezun. Hemşire sayısının azlığından dolayı Vanuatu, 2019’un ortalarından beri Solomon Adaları’ndan hemşire istihdam ediyor.

Tamata’ya göre en büyük sorunlardan bir diğeri de dezenformasyon ile mücadele etme. Bu bağlamda Vanuatu yönetimi, 26 Mart günü ülke çapında olağanüstü hal ilan ederken Ulusal Afet Yönetim Ofisi’nden izinsiz olarak Kovid-19 hakkında hiçbir makale basılamayacağını ilan etmişti. Bu karar ülkedeki basın özgürlüğünü de tartışmaya açmıştı.

Russell Tamata

Tamata bu konuyla ilgili olarak ise şunları söylüyor: “Bizim dilimiz olan Bislama’ya tercüme edemeyeceğimiz çok sayıda bilimsel kavram var ve bunlar kolayca yanlış yorumlanabilir. Korkumuzun işimizi yapmamıza engel olabileceği bu gibi zamanlarda insanların düşüncelerini yönetmek önemli.”

Vanuatu Kovid-19’u sınırlarından uzak tutmaya çalışırken iki gün önce meydana gelen Harold kasırgası ile büyük yara aldı. Henüz facianın bilançosu netleşmese de koronavirüsün yayılmasını engellemek için alınan pek çok önlem doğal olarak boşa gitti. Normalde beşten fazla sayıda kişinin bir araya gelmesi yasak iken insanlar büyük gruplar haline sığınaklara doluştu.

“Vanuatu doğal afetlere en alışkın ülke”

Vanuatu doğal afetlerle yüzleşmeye alışık bir ülke. Doğal afetlere maruz kalma açısından dünyanın en kırılgan ülkesi. Yine de kasırganın üzerine koronavirüsün yayılması bu küçük ada ülkesine fazla gelebilir.

Şu ana kadar 16 koronavirüs vakasının tespit edildiği bir başka pasifik ülkesi olan Fiji’nin Başbakanı Frank Bainimarama da kasırganın yakında kendi ülkelerini de vuracağını söylerken bununla mücadele etmek için uluslararası yardımlara ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Bainimarama pazartesi günü bir tweet atarak “Harold kasırgası daha kötü bir zamanda gelemezdi. Uçuşlar durduruldu, yardım ekipleri geri çekildi ve tıbbî malzeme yardımları sınırlandırıldı. Bütün dünya bizim sınırlarımıza doğru gelen bu faciaya hazır olmak zorunda” dedi.

Tamata ise Vanuatu’nun bütün aksaklıklarına rağmen koronavirüs ile mücadelesinde başarılı olacağını düşünüyor. Tamata şöyle konuşuyor: “Kovid-19’u bir tehdit olarak gördük, ancak bu aynı zamanda bir lütuf. Temel hijyen pratiklerini uzun zamandır halka anlatmaya çalışıyoruz ve bunun önemi şimdi daha iyi anlaşılıyor. Özellikle kamu sağlığı ve göçmen yasaları ile ilgili kanunlardaki boşlukları fark ettik ve doğru kararları almak için olgunlaştık. Kovid-19 Pasifik’te kalsa da hâlâ Vanuatu için bir tehdit, ama buna hazırız.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus