Pandemi İzolasyon Takip Projesi – Sarphan Uzunoğlu: “Bu tip projelerin işleyebilmesi için devlet ile yurttaş arasında sonsuz güven ilişkisi olması gerekiyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, koronavirüsle mücadele çerçevesinde Pandemi İzolasyon Takip Projesi’ni tanıttı. Buna göre evde kendilerini izole etmeleri gereken vatandaşlar -testi pozitif çıkan ancak durumu ağır olmadığı için eve gönderilenler ve pozitif çıkanlarla teması olanlar- GSM operatörleri üzerinden takip edilecek ve evden çıktıkları takdirde kısa mesaj ile uyarılacak. Bu uyarı etkili olmadığı takdirde güvenlik güçleri devreye girebilecek.

Bu projenin yanı sıra, Sağlık Bakanlığı da önceki gün “Hayat Eve Sığar” adlı bir uygulamayı tanıttı. Uygulamada “Konum servislerine izin verdiğinde uygulama seni riskli bölgelere yaklaştığında uyaracak ve haritada anlık olarak yaklaşmaman gereken alanları göreceksin” ifadeleri yer alıyor. Bu uygulama, Pandemi İzolasyon Takip Projesi’nin bir parçası olacak.

Benzeri Çin’de, Güney Kore’de, Singapur’da ve İsrail’de uygulanan projeyle salgının yayılmasının büyük ölçüde azaltılması amaçlanıyor.

İletişim Başkanlığı projenin, 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’na aykırı olmadığını belirtiyor ve proje kapsamında toplanan verilerin başka bir amaçla kullanılmayacağının devletin güvencesinde olduğunu kaydediyor.

Projenin ne gibi faydalar sağlayacağını, muhtemel eksikliklerini ve kişisel verilerin korunması konusunu NewsLabTurkey Genel Yayın Yönetmeni ve Kadir Has Üniversitesi Kurumsal İletişim ve Halkla İlişkiler Yüksek Lisans Programı Öğretim Görevlisi Dr. Sarphan Uzunoğlu ile konuştuk.

Hasta insanların dijital yöntemlerle işaretlenmesi problemli

İnsanların dijital yöntemlerle işaretlenmesinin muhtemel etkilerini değerlendiren Uzunoğlu, “Gözetimin hasta insanlar üzerinde sürekli hale getirilmesi elbette toplumun geri kalanını koruma stratejisi olarak güzel görünebilir ancak hasta hakları ve benzeri perspektiflerden baktığınızda da problemli yanları var. Moral olarak bir insanın elektronik kelepçeyle gezmesinden çok farklı değil bu önerilen yöntem” dedi.

Cep telefonlarımıza bağlı yaşamıyoruz, güven ilişkisi şart

Uzunoğlu, projenin vatandaşların “insafına” bağlı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bir başka şey de var, cep telefonlarımıza bağlı yaşamıyoruz. O halde ben bütün gün cep telefonumu evde bırakırım, hasta kişiyim, telefon bağımlısı da değilsem bütün gün oradan oraya gezerim. Tamamen bu gruptaki kişilerin devlete duyduğu güvene bırakılmış bir uygulama tekniği bu. Ki bu tekniğin işlemesi için devlet ve yurttaş arasında sonsuz bir güven oluşması gerekiyor. Yurttaş devletin kendini sürekli gözetlemediğine ya da kötü niyetli bir gözlem olmadığına inanması gerekiyor. Devletin de yurttaşın asla ve asla telefonsuz hareket etmeyeceğine, risk bölgelerine girmeyeceğine inanması gerekiyor. Türkiye’de devlet ve yurttaş arasındaki ilişkinin bu kadar problemli olduğu bir dönemde böyle bir kampanya oluşturup, bu kadar büyük bir salgını daha geniş önlemlerle değil de bir uygulamayla çözmenin çok da mümkün olmayacağını düşünüyorum.”

“Bu büyüklükte bir verinin kötüye kullanılmayacağını garanti edemezsiniz”

Proje kapsamında çok büyük veri toplanacağını belirten Uzunoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Böyle büyük bir verinin kötüye kullanılmayacağını birincisi garanti edemezsiniz. İkincisi, bugünlerde çok yazı yazılıyor ya üstüne, Şok Doktrini, Naomi Klein’in kurduğu kavram. Bu aslında, yani iktidar açısından da uzun yıllardır kurmak istedikleri geniş gözetim ağının meşrulaşması için önemli bir şey. Koronavirüs sürecinde çok ciddi bir gözetim toplumu içinde de yaşamaya başlayabiliriz. Bu zaten Zizek’in ve benzeri bir sürü filozofun da işaret ettiği, acaba otoriter devletler mi bu salgınla daha iyi mücadele eder sorusunu ortaya çıkarıyor. Çünkü ne kadar özgürlükçü, liberal ve demokratik haklara sahip olursanız bu tarz izleme politikalarına da devlet olarak o kadar uzak olursunuz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus