The Guardian araştırdı: Sosyal toplanmalar virüsün yayılmasına nasıl roket yakıtı etkisi yaptı? Dünyadan örnekler

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
The Guardian’ın dünyanın farklı yerlerindeki muhabirleri, sosyal toplanmaların virüsün yayılma hızını nasıl artırdığını farklı kıtalarda bulunan ülkelerden örnekler vererek anlattı. Haberi özet olarak aktarıyoruz.

15 Şubat günü Almanya’nın Hollanda sınırına yakın Gangelt adındaki küçük bir kasabada mutlu bir kalabalık karnaval için toplanmıştı. 350 kişi canlı müzik eşliğinde bira ve şarap içerek dans ediyordu.

Programa ara verildiğinde ise kalabalıktaki insanlar ayrılarak başka masalara gidiyorlar, tanıdıkları insanlara sarılıyor ve sohbet ediyorlardı.

11 kişiden oluşan karnaval komitesi dört saat süren bu programda sık sık farklı başlıklar hakkında konuşma yapıyorlardı. Almanya’daki ilk koronavirüs vakası ise karnavaldan iki hafta önce tespit edilmişti.

Salgın nedeniyle karnavala ilgi öncekilere kıyasla biraz daha azdı. Sonrasında ise karnavala katılan yedi kişinin koronavirüs testi pozitif çıktı. Karnavalda balet olarak yer alan 47 yaşındaki bir kişi ise Almanya’da koronavirüs nedeniyle yoğun bakıma alınan ilk kişi oldu.

Heinsberg bölgesindeki Gangelt’te 42 bin insan yaşıyor. Gangelt’te koronavirüs yüzünden 1.442 vaka ve 43 ölüm gerçekleşti. Bu yüzden ulusal medya Gangelt’ten “Almanya’nın Vuhan’ı” diye bahsetmeye başladı.

Salgının ağır hasar verdiği pek çok ülke benzer sosyal, kültürel ya da dinî toplanma faaliyetlerine sahip. El sıkma, öpme ve aynı bardaktan içki içme virüsün yayılma sürecini hızlandırıyor.

Heinsberg bölgesinde koronavirüsün sosyal toplanma ile nasıl yayıldığını inceleyen virolog Prof. Hendrik Streeck, “Dünya üzerinde nerede şarkı söylenip dans ediliyorsa orada virüs hızla yayılıyor” diyor.

Streeck ve ekibinin ilk bulgularına göre enfeksiyonlar restoranlarda veya süpermarketlerde meydana gelmiyor. Virüsün cep telefonları, kapı kolları veya diğer nesneler vasıtasıyla geçtiğine yönelik de fazla kanıt yok.

Streeck’in araştırmalarına göre virüs insanların kalabalık halde uzun süre geçirdiği, karnavallar, gece kulüpleri, konserler ve maçlar aracılığıyla yayılıyor.

Viyana Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Niki Popper da Avusturya’da salgının nasıl dağıldığıyla ilgili simülasyonlar yapıyor. Popper’ın araştırmalarına göre aynı odada 100 veya 200 kişi vakit geçiriyorsa, tek bir kişide olan virüs yaklaşık 20 insana yayılabilir. Bu insanlar ise ailelerine veya iş arkadaşlarına ilk birkaç günlük kuluçka döneminde bu virüsü yayabilir. Yani bir virüsün yayıldığı kişi sayısı birkaç gün içinde 200’e çıkabilir.

ABD’deki Mardi Gras Karnavalı

Geniş katılımlı partiler sadece Orta Avrupa’da değil, ABD ve Avustralya’da da etkili oldu. Her ne kadar ABD’deki salgının merkezi New York olsa da Mardi Gras Karnavalı veya New Orleans’taki diğer festivaller salgının yayılmasında katalizör işlevi gördü.

25 Şubat günü, 400 bin nüfuslu New Orleans şehri Mardi Gras Karnavalı’na katılmak için gelen turistlerle 1,5 milyonu bulmuştu. İnsanlar birbirleriyle içkilerini paylaşmış, dans etmişlerdi. Tabii ki sosyal mesafeyi ayarlamak imkânsızdı.

Karnavaldan neredeyse bir ay sonra, 20 Mart günü New Orleans’ta karantina ilan edildi. Şehrin bağlı olduğu Louisiana eyaletindeki ilk ölüm 13 Mart günü gerçekleşmişti, 22 Mart günü eyaletteki toplam vaka sayısı 873 olurken bunların yüzde 70’i New Orleans’taydı. 1 Nisan günü eyalet genelindeki toplam ölü sayısı ise 273’e çıktı.

Tabii karnavaldan sonra ülkelerine veya ABD’nin başka bölgelerine gidenler gittikleri yerlere virüsü de beraberlerinde götürmüşlerdi. 

Fransa’daki Evanjelist organizasyonu

Virüsün yayılmasının tek yolu partiler veya festivaller değildi. Fransa’nın doğusunda her sene iple çekilen evanjelist organizasyonu, Porte Ouverte Kilisesi’nde gerçekleştirilmişti. 17-21 Şubat tarihlerindeki organizasyona 2 bin 500 kişi katılmıştı.

Beş gün boyunca Fransa’nın ve dünyanın farklı yerlerinden gelen insanlar birbirlerinin ellerini sıkarak selamlaşmışlardı. O tarihten bir ay sonra Fransa, ülke genelinde karantina ilan etti. Kilise sözcüsü Nathalie Schnoebelen ise o dönemde Fransa’da hiçbir vaka olmadığını belirterek yapılanın yanlış olmadığını savunuyor.

“Aynı aileden 18 kişiye Kovid-19 teşhisi”

O tarihlerde kiliseye giden kişilerin bir kısmının testi ise pozitif çıktı. Aralarında Porte Ouverte Kilisesi’nin kurucusu Jean Peterschmitt’in oğlu ve kilisenin papazı Samuel Peterschmitt de vardı.

Peterschmitt ailesinden 18 kişiye ilerleyen günlerde koronavirüs teşhisi kondu. Samuel Peterschmitt’in oğlu Jonathan ise kilisedeki organizasyonun virüse aradığı yayılma ortamını hazırladığını kabul etti.

İbadet eden kişiler hastalığı istemeden de olsa başkalarına bulaştırdılar. O gün Porte Ouverte’de dua eden bir hemşirenin çalıştığı Strasbourg Üniversitesi Hastanesi’nde 250 çalışan karantinaya alındı. Korsika Adası’na ise kilisede ibadet eden iki kişi gitmişti. Bu bölgede şu ana kadar 263 vaka ve 21 ölüm yaşandı.

8 Mart günü tespit edilen vakaların yaklaşık 100’ünün geriye dönük taraması yapıldığı zaman kilisede gerçekleştirilen dua ile bağlantılı olduğu görüldü.

Şu ana kadar koronavirüs kaynaklı en fazla ölümün yaşandığı İtalya’da ise 19 Şubat günü Atalanta ile Valencia arasında Bergamo’da oynanan Şampiyonlar Ligi maçı ülkenin kuzeyini salgının merkezi hakline getiren bir “biyolojik bomba” etkisi yaptı.

Milano’daki Sacci Hastanesi’nde enfeksiyon hastalıkları bölümünde görev yapan Massimo Galli gibi bilim insanlarına göre ise salgının Bergamo’daki vadilerde küçük gruplar halinde toplanan insanlar aracılığıyla hızlanmış olma ihtimali daha yüksek.

İtalya’daki cenaze töreni

İtalya’nın güneydoğusunda ise 74 yaşında mevsimlik grip nedeniyle öldüğü açıklanan bir kişinin cenaze töreninde büyük bir kalabalık vardı. Belki de herkesin birbirini tanıdığı 13 bin nüfuslu San Marco in Lamis’te de bu cenaze töreninin ardından salgın hızlandı. Cenazeden kısa bir süre sonra hayatını kaybeden kişinin eşine, kocasının testinin pozitif çıktığı söylendi.

Yetkililerin verdiği bilgiye göre kızını ziyaret etmek için İtalya’nın kuzeyindeki Cremona şehrine giden yaşlı adam döndüğünde grip benzeri bir hastalığın semptomlarını göstermeye başlamıştı.

Doktorlara ve araştırmacılara göre adam hem eşini hem de kızını enfekte etmişti. Cenazede de aile üyeleri ve onlara taziyelerini sunmak için gelen insanlar birbirleri ile sarılarak selamlaşınca virüs de yayılmak istediği ortamı bulmuştu. Böylece İtalya’nın güneyinde ilk hastalık kümesi de oluştu. Sonuç olarak 110 kişi karantina altına alınırken iki kişi hayatını kaybetti.

Ancak bu noktada yapılan en büyük hata, hayatını kaybeden kişiye yapılan koronavirüs testinin sonucunun beklenmeden cenazenin aileye teslim edilmesiydi. Eğer doktorlar sonucu bekleselerdi belki de cenazede bu kadar insanın bir araya gelmesi önlenecekti.

İnsanların bir araya gelmesinin salgının yayılmasını hızlandırdığının kanıtlanması üzerine hükümetler karantina önlemleri almaya başladılar. Peki hükümetler sosyal mesafe önlemlerini gevşetmeye başladıktan sonra geniş katılımlı sosyal, kültürel ve dinî toplanmalar eskiden olduğu gibi devam edecek mi?

“Bu bir döngü haline gelebilir”

Viyana Teknik Üniversitesi’nden Niki Popper’a göre çan eğrisi bu önlemler ile düzleştirilse bile sınırlamalar kaldırıldığı zaman salgın yeniden başlayabilir ve farklı insan kümeleri üzerinden virüs yeniden yayılıp bu süreci bir döngü haline getirebilir.

Bu bağlamda Vietnam örnek teşkil edebilir.

“Vietnam salgın ile olan mücadelesine sıfırdan başlamak zorunda”

Vietnam’daki ilk koronavirüs vakası 23 Ocak günü tespit edilmişti. Ülke yönetimi hemen okulları kapattı ve 1 Şubat’tan itibaren Çin’e olan uçuşları iptal etti. Aynı zamanda Çin dışında geniş çaplı karantina ilan eden ilk ülke Vietnam oldu.

2 Mart gününe kadar hiç yeni vaka tespit edilmemişti. O gün Hanoi’deki havaalanına Londra’dan gelen bir uçak indi. Milano’daki ve Paris’teki bazı toplu etkinliklere katılan 27 yaşındaki Vietnamlı kadın New York Times’a verdiği söyleşide 18 Şubat’ta Milano’dayken de 25 Şubat’ta Paris’teyken de kimsenin virüs hakkında konuşmadığını anlattı.

Vietnam’a döndükten birkaç gün sonra öksürük başta olmak üzere birtakım semptomlar göstermeye başlayan Vietnamlı kadına yapılan koronavirüs testi pozitif çıktı ve genç kadın ülkenin 17. vakası olarak kayda geçti. 7 Nisan itibarıyla ülkede toplam 245 vaka var. Virüsü takip ederek etkisiz hale getirme serüveni Vietnam’da yeniden başlamak zorunda.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus