The Guardian: Radikal İslamcı örgütler salgını fırsata çevirmeyi mi düşünüyorlar?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
The Guardian’ın Afrika muhabiri Jason Burke, Afrika ve Ortadoğu’daki radikal İslamcı grupların eylemlerini ve açıklamalarını inceleyerek koranavirüs salgınından nasıl faydalanmaya çalıştıklarını anlatan bir haber kaleme aldı. Yazının çevirisini paylaşıyoruz.

Radikal İslamcılar koronavirüs salgınını, yeni saldırılar gerçekleştirmek, militanlarını motive etmek ve Ortadoğu, Asya ve Afrika’daki bazı ülkelerde ortaya çıkan istikrarsızlık ortamında kendilerini en iyi alternatif olarak sunmak için kullanmak istiyor.

Ancak radikal örgütlerin salgına karşı reaksiyonları değişkenlik gösteriyor. IŞİD kendi mensuplarına, zayıflayan Batı toplumlarına karşı saldırı yapmalarını söylerken Taliban ise salgınla mücadele eden sağlık ekiplerinin fotoğraflarını paylaşıyor.

“Haçlılar için ceza”

IŞİD kendi yayın organı al-Naba vasıtasıyla salgından memnun olduğunu açıkça söylüyor ve bunun “Haçlılar” için bir ceza olduğunu belirtirken virüs nedeniyle afallayan Batı toplumlarına yönelik yeni saldırılar düzenlenmesini istiyor. Ancak aynı medya organında son çıkan yazılarda virüsün Müslümanlara bulaşmayacağını düşünmenin yanlış olduğu da söyleniyor.

Başyazarlar ateizmi ve ahlaksızlığı yaydığı gerekçesiyle ABD’nin salgından en çok etkilenen ülke olduğunu söylerken bir başka yazar ise geçmişteki benzer salgınların son derece dindar Müslümanları da etkilediğini yazıyor.

IŞİD, her ne kadar kendi militanlarını şu an Batı ülkelerine göndermek istemese de halihazırda orada bulunanların eylem gerçekleştirmesi gerektiğini söylüyor. Çarşamba günü, iddiaya göre ABD’nin askerî tesislerine bombalı saldırı düzenlemek isteyen dört şüpheli Alman polisleri tarafından yakalandı.

Savcıların yaptığı açıklamaya göre bu dört kişi Ocak 2019’da IŞİD’e katılmışlardı ve Almanya’da hücre kurmakla görevlendirilmişlerdi. İddia edilen hedefleri arasında ülkedeki ABD hava üsleri ve İslam’ı eleştiren kişiler var.

“Salgından Müslümanların da etkilenmesi kendi hatalarımızdan kaynaklanıyor”

Bu yaklaşımın tersine, geçen hafta El-Kaide, koronavirüs salgını ile ilgili yorumlarını ve tavsiyelerini paylaşan altı sayfalık bir yazı yayımladı. Yazıda şöyle deniyordu: “Her ne kadar bu acı verici salgın tüm dünyaya yayılsa da, salgının Müslüman dünyaya da sıçramasının sebebi bizim kendi günahlarımız: Müstehcenliğin ve ahlâkî yozlaşmışlığın İslam dünyasına yayılması.”

Batı’da on yıldan uzun zamandır herhangi bir eylem yapmayan grup bu salgının “doğru öğretiyi yaymak, Allah adına insanları cihada çağırmak, baskıya ve zalimlere karşı baş kaldırmak” için bir fırsat olduğunu söylüyor.

Salgın süresince, radikal örgütler halktan daha fazla destek bulabilir mi?

Afrika’daki ve Ortadoğu’daki verimsiz ve yozlaşmış iktidarların halklarına yeterli sağlık hizmeti sunamadığı bir ortamda koronavirüs krizinin radikal İslamcıların toplumun daha fazla kesiminin desteğini alabileceğine dair endişeler var. İslamcı gruplar geçmişte de doğal afetleri fırsata çevirmeye çalışmışlardı.

Aşırıcılık tarafından ciddi darbe alan sadece birkaç ülkenin verimli bir sağlık sistemi var. Salgının uzun vadeli sonuçlarının ne olacağını ölçmek henüz mümkün olmasa da bu ülkelerin pek çoğu önümüzdeki dönemde virüsten ağır şekilde etkilenecek. Bu arada radikal örgütler salgın süresince özellikle tutukluları ve mültecileri kullanılmaya çalışılıyorlar.

“ABD ve Avrupalı müttefiklerinin acı çekmesinden memnunuz”

Somali’de ise Eş-Şebab iki hafta önce salgının İslam dünyasını nasıl etkileyeceğini konuşmak için bir toplantı düzenledi. Eş–Şebab salgından “Ülkeyi işgal eden ‘haçlı birliklerini’ ve onlara destek veren kâfir ülkeleri” sorumlu tuttu. Eş-Şebab lideri Fuad Muhammed Qalaf, ABD ve Avrupalı müttefiklerinin acı çekmesinden dolayı mutlu olduklarını belirterek “Koronavirüs kendini süper güç olarak tanımlayan ABD, Almanya, İngiltere, Fransa ve İtalya gibi ülkelerin zayıflığını ortaya çıkardı” dedi.

Örgütün sözcüsü ise Birleşmiş Milletler’in ateşkes taleplerini dikkate alıp almayacakları ve kendi kontrol ettikleri alanlara sağlık çalışanlarının girmesine izin verip vermeyeceklerini açıklamak için henüz çok erken olduğunu söyledi.

Afganistan’da Taliban salgının durdurulması ya da hastaların iyileştirilmesi için gerçekleştirilen her türlü çabaya yardım edeceklerini açıkladı. Ülkenin bazı bölgelerinde de yerel otoriteler ile işbirliği yapmak için hazır olduğunu vurguladı.

Taliban sözcüsü Zabiullah Mücahid, Associated Press’e yaptığı açıklamada, “Allah korusun, eğer salgın bizim kontrol ettiğimiz bir bölgeye sıçrarsa, o bölgede savaşmayı durdurabiliriz” diye konuştu.

Taliban aynı zamanda ülkenin güneyindeki Nangarhar vilayetinde sabun, maske ve eldiven dağıtırken çektirdiği fotoğrafları da paylaştı. Buradaki toplum liderlerine salgınla mücadelede nasıl önlemler alınması gerektiği anlattıldı.

“Cami kapatmak inanca karşı gerçekleştirilen bir saldırı”

Nijerya’daki Boko Haram örgütünün lideri Ebubekir Şekau ise bir ses kaydı yayınlayarak kendi savundukları İslam’ın “antivirüs” olduğunu ve sosyal mesafeyi korumak adına camilerin kapatılmasının inanca yönelik gerçekleştirilen bir saldırı olduğunu söyledi.

Bazı uzmanlara göre militanlara bir fırsat yaratmakla beraber salgın uluslararası alanda radikal akımlara karşı verilen mücadeleyi de sekteye uğratabilir. Bu bağlamda Uluslararası Kriz Grubu’ndan gelen açıklama şöyle: “Kovid-19 salgınının yerel güvenlik sistemlerini zarara uğratacağı ve IŞİD’e karşı uluslararası mücadeleyi baltalayacağı kesin. Ayrıca cihadcılara da spesifik terör saldırıları hazırlamaları için yardımcı olacaktır.”

Radikal İslamcılar, mart ayı sonunda kanlı bir saldırı gerçekleştirmişti. 25 Mart’ta Boko Haram örgütü, Çad’a saldırmış ve 92 asker hayatını kaybetmişti.

El-Kaide’ye bağlı askerler ise 19 Mart günü Mali’de 29 askeri öldürmüşlerdi. Kuzey Mozambik’te de terör örgütlerinin başlattığı çatışmalar devam ediyor.

Irak’taki durum

Salgın nedeniyle ABD destekli koalisyonun eğitimleri durdurduğu ve bazı üslerden geçici olarak çekilme kararı aldığı Irak’ta da IŞİD tarafından saldırılar düzenlenmeye başladı.

ABD, İngiltere ve diğer ülkelerin saldırıyı gerekçe göstererek askerlerini geçici olarak geri çekeceğini açıkladığı başka ülkelerde de bu boşluğu radikal unsurların doldurmaya çalışacağını gösteren işaretler var.

Mart ayında ABD Afrika Komutanlığı, Afrikalı müttefikleriyle birlikte yapacağı iki büyük eğitim uygulamasını iptal etmişti. Zaten zayıf olan Afrika’daki askerî birlikler ise salgın süresince daha fazla korunma önlemi alacak gibi gözüküyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus