Koronavirüs laboratuvardan mı sızdı? – “Virüsün genetik diziliminde buna yönelik hiçbir iz yok”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgını başladığından bu yana pek çok kişi virüsün kaynağıyla ilgili çeşitli yorumlarda bulundu. Çinli yetkililer virüsün Vuhan kentinde canlı hayvan satan bir pazarda ortaya çıktığını belirtti. Buna karşılık ABD Başkanı Donald Trump tarafından da dile getirilen bir komplo teorisine göre virüs yüksek güvenlik altındaki bir laboratuvardan sızdı. İspanyol El Pais gazetesinin bu konuyla ilgili yaptığı haberin özetini sizinle paylaşıyoruz:

Koronavirüs ailesinden gelen başka virüs türleri de daha önce yüksek güvenlikli Çin laboratuvarlarından sızmıştı. 18 Mayıs 2004’te Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Pekin Ulusal Viroloji Enstitüsü’ndeki iki doktorun bir tür koronavirüsle enfekte olduğu konusundaki endişelerini belirtmişti. Bu virüs 2002 yılında Çin’de yaklaşık 800 kişinin ölümüne neden olan SARS virüsünün bir kardeşi sayılıyordu.

DSÖ’nün açıkladığı 2004 yılındaki virüs ilk kez mart ayının sonunda birini enfekte etmiş, ancak Çin yönetimi bunu dünyaya 22 Nisan’da açıklamıştı. Şimdi ABD Başkanı Trump buna dayanarak pandemiye neden olan koronavirüsün de “benzer” bir şekilde Vuhan Viroloji Enstitüsü’nden sızdığını söylüyor. Bu enstitüde virüs taşıyan yarasalar ve fareler üzerinde çalışmalar yürütülüyor.

Sidney Üniversitesi’nde görev yapan Avustralyalı virüsbilimci Edward Holmes yeni koronavirüsün genom dizilimini çözenlerden biri. Ona göre, yeni tip koronavirüsün Vuhan’dan sızdığına yönelik hiçbir kanıt yok. Holmes ve ekibi, 17 Mart’ta ünlü Nature Medicine dergisinde yayımladıkları makalede virüsün genetik dizilimi ile ilgili çalışmalarını kamuoyuyla paylaştı. Ekibi ile yeni tip koronavirüsün insan eliyle laboratuvarda üretilmediğini gösteren Holmes, genetik mühendisliğin arkasında mutlaka bir iz bıraktığını belirtiyor, ancak genetik dizilimde buna yönelik hiçbir iz görmediklerini ekliyor.

Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde çalışan Shi Zengli de görüşlerini paylaşanlardan biri. Meslektaşları yaptığı işten dolayı ona Batwoman (Fare kadın) diyor. Zengli bugüne kadar Çin’de yarasaların yoğun olarak bulunduğu mağaralardan alınan örnekler üzerinde yaptığı çalışmalarda onlarca virüs tespit etti. Zengli daha önce yaptığı bir açıklamada 30 Aralık 2019 gecesi enstitü müdüründen bir telefon aldığını söylüyor. Yöneticisi bu konuşmada Zengli’ye “Ne yapıyorsan hemen bırak, buna odaklan ve çalış” demiş. Sözkonusu yeni virüsün bir koronavirüs olduğunu öğrenen Zengli bunun kendi laboratuvarından sızmış olup olmayacağını merak ettiğini söylüyor.

Salgının hemen başlarında Zengli, Çin sosyal medyasında “şeytanın annesi” olarak suçlanmıştı. Ancak Zengli 2 Şubat’ta WeChat üzerinden yaptığı yazışmada “Yemin ederim ki bu virüsün laboratuvarla bir ilgisi yok” dedi.

Geçen perşembe günü Trump yönetimine yakınlığıyla bilinen Fox News, koronavirüsün Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde yarasaları çalışan bir bilim insanından sızdığını ileri sürdü. Ancak Fox News’un adını açıklamadığı haber kaynakları bile bunun halihazırda araştırılan bir teori olduğunu kabul ediyor. Trump da perşembe günü yaptığı açıklamada bu haber üzerine “Hep beraber göreceğiz” dedi.

Öte yandan yıllarca Shi Zengli ile çalışan ABD’li zoolog Peter Daszak laboratuvardan bir sızıntıdan ziyade vahşi yaşamdan insanlara bir geçiş ihtimali üzerinde duruyor. Daszak ve Zengli yıllarca Çin’de yarasa mağaralarına yakın yerlerde yaşayan insanların kan örnekleri üzerinde çalışmıştı.

Daszak’a göre, hayvanlardan insanlara virüs geçişi neredeyse her gün gerçekleşiyor. İkili daha önce, Yunnan eyaletinde yarasa mağaraları yakınlarında yaşayan 218 kişinin kan örnekleri üzerinde yaptıkları çalışmalarda bunlardan yüzde 3’ünün bir şekilde SARS benzeri koronavirüslere karşı bağışıklık geliştirdiğini buldu. Demek ki SARS benzeri virüsler zaten gündelik hayatta düzenli olarak insanlara bulaşıyor ve insanların bazıları buna karşı bağışıklık geliştiriyor.

Laboratuvarda hiçbir kaza olmadığında ısrarcı olan Daszak, insanların ticari amaçla yarasaların yaşam alanları olan mağaralara girdiğini, virüsün de bu şekilde yayıldığını söylüyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus