Libération: Lübnan’da halk açlıktan ölmek ya da koronavirüsten ölmek arasında seçim yapmak zorunda

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgınından önce ekonomik olarak oldukça zayıflamış durumda olan Lübnan’da protestolar dinmiyor. Fransız Libération gazetesinin Beyrut muhabiri Philippine de Clermont Tonerre, bir buçuk aylık bir sessizliğin ardından Lübnan’da yeniden başlayan protestoları yazdı.

Önceki gün, 17 Ekim protestolarının başladığı yer olan Şehitler Meydanı’nın etrafında arka arkaya dizilmiş onlarca araç, konvoyun başlaması için bekliyordu. 15 Mart’tan bu yana ülkede ilan edilen sokağa çıkma yasağı ve alınan önlemler nedeniyle protestocular araçlarında, konvoy oluşturarak hükümeti protesto etmeyi seçti.

Arabaların camlarına yapıştırdıkları pankartlarda “Paramızı geri verin” gibi ifadeler yer alıyor. Arabasında oturan ve maske takan bir kadın ise “Hâlâ burada olduğumuzu ve istediğimizi almadan gitmeyeceğimizi göstermek istiyoruz” diye bağırıyordu.

Eylemlerde halk eski duruma dönmek istemediğini vurguluyor. Birçok emekli, birikimlerinin süreci atlatmaya yetmeyeceğinden korkuyor. Ülkenin bankaları da zor durumda. Devlet mart ayında, tarihinde ilk defa borcunu ödeyemedi. 

Eylemcilerinden biri olan 65 yaşındaki emekli Simon, devleti şöyle eleştiriyor: “Bunca yıl süren sıkı çalışmamın ardından, şimdi paramızı almak istiyorlar. Her şeyi aldılar, her şeyi çaldılar, yurtdışına milyonlarca dolar aktardılar.” 

Büyük bir ekonomik kriz ile karşı karşıya olan ülkede, halkın yüzde 45’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor. Enflasyon gün geçtikçe katlanarak artıyor, koronavirüs ise kurumu daha da ağırlaştırdı. Yeni hükümet ise sosyal yardımlar yapacağını söyledi ama şimdilik kimse bundan nasiplenemedi. Açıklanan mali toparlanma planına gelince, bu plan halkı kısa vadede rahatlatacak gibi görünmüyor.

“Virüsten önce zaten kimse giderlerini karşılayamıyordu. Şimdi ise durum daha kötü. Hükümetin nasıl bir B planı olmaz? Fiyat artışlarına bir sınır koymak gerekiyor, en azından temel gıdalara. Ve yavaş yavaş insanların çalışmasına izin verilmeli. İki aydır çalışmıyorum ve ne yapacağımı bilmiyorum” diyen 40 yaşındaki Céline, durumun vahametini ise şöyle açıklıyor: “Bugün açılıktan ölmek veya koronavirüsten ölmek arasında seçim yapmak zorundayız.”

Salgın başladıktan sonra protestolara kısa bir süre ara verilen Lübnan’da eylemler konvoylarla da sınırlı kalmadı. Halkın yarısından fazlasının sosyal yardımlarla geçindiği Trablus sokaklarında araba lastikleri yakıldı, Beyrut’ta ise protestocular Ekonomi Bakanlığı binasını bastı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus