New York Times, bulaşıcı hastalıklar alanında uzman 511 kişiye sordu: Koronavirüs öncesi günlük hayatımıza dönmek ne kadar sürer?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgını, dünyanın hemen her yerinde, birçoğumuzun günlük hayatı ve ilişkiler üzerinde büyük bir değişime yol açtı. New York Times gazetesinden Margot Sanger-Katz, Claire Cain Miller ve Quoctrung Bui, salgının öngördükleri gibi seyrettiğini varsayarak bulaşıcı hastalıklar ve halk sağlığı alanlarında çalışan 511 uzmanla konuştu. Uzmanlara, koronavirüsten önce günlük hayatlarının bir parçası olan 20 etkinliği yeniden yapmayı düşünüp düşünmediklerini, düşünüyorlarsa bunun ne kadar zaman alacağını sordular

Birçok uzman, doktor randevularına gitmek, gelen posta ya da kargoyu eve sokmak ya da küçük gruplar halinde sosyal hayata katılmak konusunda kendini rahat hissetmeye başlamış. Ancak koronavirüse karşı etkisi kanıtlanmış bir ilaç tedavisi ya da aşı geliştirilmediği sürece, konser, spor müsabakaları ya da ibadethane ziyaretlerini gerçekleştirmeleri bir yıldan daha uzun zaman alabilir. Gazetenin konuştuğu uzmanlardan bazıları ise, bir daha insanları kucaklayabileceğinden ya da onlarla el sıkışabileceğinden bile emin değil. 

Bulaşıcı Hastalıklar Araştırma Derneği üyelerinin de aralarında bulunduğu yaklaşık 6 bin uzman ve bilim insanı, anket çalışmasına davet edildi. Bazıları, şu an hayatın ne zaman normale döneceğiyle ilgili tahmin yürütmenin doğru olmadığını düşündükleri için çalışmaya katılmayı reddetti. 301 bulaşıcı hastalıklar uzmanı, anket davetine yanıt olarak, “Anketinizin çoktan seçmeli soruları zaman açısından çok sınırlayıcı. Bu da bize, kendimizi yeniden sosyal hayata karışmaya ne zaman hazır hissedeceğimiz konusunda uzman görüşü sunmaktan alıkoyuyor” dedi.

Ankete katılan uzmanlar, döndükleri normalin koronavirüs salgınından önceki normal ile birebir aynı olmayacağı noktasında hemfikir. Örneğin, arkadaşlarını eve davet etmek yerine onlarla dışarıda buluşmak ya da ibadethaneye gitmek yerine dini faaliyetlere internet üzerinden katılmak onlar için bu yeni normalin birer parçası olacak gibi görünüyor. 

Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’den Sally Picciotto, evde çalışmayı bırakıp ofise dönmek için en az bir yıl daha bekleyeceğini belirten yüzde 18’lik dilimde yer alıyor. Picciotto, “Evden çalışmaktan nefret ediyorum. Ama kapalı bir alanda diğer insanlarla çalışmanın yapabileceğimiz en tehlikeli şey olduğunu düşünüyorum” diyor. 

Katılımcıların yüzde 52’si, dışarı çıktıklarında maske takmayı önümüzdeki bir yıldan daha uzun bir süre devam ettireceklerini söyledi. 

Ankete katılan uzmanlardan bazıları, kuaför salonlarının nispeten güvenli olduğu görüşünde. En azından gerekli hijyen kurallarına uyulduğunu ve genellikle kalabalık olmadığını düşünüyorlar. Bazıları ise saç kesiminin yüze temas etme ve virüs bulaştırma riski barındırdığını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 41’i bugünlerde kuaföre gitmekte bir sakınca görmediklerini belirtirken yüzde 19’u bunun için en az bir yıl bekleyeceklerini söyledi. 

Üçte biri, bu yaz bir arkadaşlarının evinde verilecek bir akşam yemeği davetine, açık havada olmak ve fiziksel mesafeyi korumak kaydıyla katılabileceğini belirtti. Katılımcıların beşte biri ise böyle bir davete katılmak için virüse karşı etkili bir aşının bulunmasını bekleyeceklerini, bunun da tahminen en az bir yıl süreceğini söyledi. 

Uzmanlar, bir etkinliği yeniden yapıp yapmama kararını alırken bulundukları bölgedeki koronavirüs vakaları, test oranları gibi verileri dikkate aldıklarını belirtti. Ayrıca birçoğu kendilerine herhangi bir etkinliğe katılmak için, etkinlik mekanında fiziksel mesafe kuralları uygulanabiliyor mu, insanlar maske kullanıyor mu ve bu etkinliğe katılmak gerçekten zorunlu mu gibi sorular soruyor. Koronavirüsün yayılabileceği ikinci bir dalga ihtimali olduğunu bilmek, uzmanları günlük ve sosyal hayatlarını eskiden olduğu gibi sürdürebilmekten alıkoyuyor.

New York merkezli Amerikan ilaç şirketi Bristol-Myers Squibb bünyesinde yönetici olarak görev yapan Christopher Bond, “İnsanlar sık sık hayatımızın ne zaman normale döneceğini soruyor. Başlarda onlara yanıt olarak dünyanın değiştiğini ve bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını söylüyordum. Ama bu yanıtım pek çok insanı üzdü. Şimdi ise bu soruyu soranlara sadece yeni normalimiz hakkında her gün daha çok şey öğrendiğimizi söylüyorum” diyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus