Erkek şiddeti devam ediyor – Nurtaç Canan anlattı: “Beni vuran erkek, babama ‘Kızını öldürdüm, git leşini kaldır’ dedi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Evli olduğu erkek tarafından 3 Haziran gecesi İstanbul’da silahlı saldırıya uğrayan Nurtaç Canan (46), öleceğini düşündüğü sırada kanıyla yere, “Annem babam hakkınızı helal edin. Beni Ragıp vurdu. Üzülmeyin. Kurtuldum” diye yazdı. Tedavisi devam eden Canan, yaşadıklarını Medyascope’a anlattı.

“Beni vazgeçiremeyince üzerime kaynar su döktü”

Nurtaç, 23 yıllık evliliği boyunca Ragıp Canan’dan sürekli şiddet görmüş ancak korktuğu için hiç şikâyette bulunmamış. Nurtaç, koronavirüs önlemleri nedeniyle bir süredir kapalı olan beraber işlettikleri kafede artık daha fazla çalışmama kararı alıp, evli olduğu erkeğe isterse kendisinin kafeyi işletmeye devam edebileceğini söylüyor ve bu noktada Nurtaç’ın deyimiyle “işler değişiyor”. Nurtaç daha fazla evli kalmak istemediğini ve artık çalışmayacağını dile getirince, Ragıp Canan, 31 Mayıs günü Nurtaç’ın üzerine kaynar su döküyor.

Nurtaç kaynar suyla uğradığı saldırıyı şöyle anlatıyor: “23 yıl boyunca benim zaten hiç huzurum olmadı. Uzun zamandır ayrılmak istiyordum ama iş bizi bağlıyordu. Ancak artık kararımı vermiştim.  Koronavirüs yüzünden zaten üç ay aynı evin içinde yaşamak zorunda kaldım. Yolların açılacağı 4 Haziran’da, Mersin’e ailemin yanına gitmek için bilet aldım. Beni vazgeçiremeyince üzerime kaynar su döktü.”

Kaynar suyla saldırıya uğramadan önceki günlerde Ragıp Canan’ın kendisine düşman gibi baktığını ve bu nedenle çok korktuğunu dile getiren Nurtaç şöyle devam ediyor: “Bana seni göndereceğim ama ya öldüreceğim ya sakat bırakacağım diyordu. Oğlum evde babasıyla yalnız kalmayayım diye evden çıkmıyordu, o da çok korkuyordu.

“Giderken banka kartlarımı ve telefonumu da almış çantamdan, yardım çağıramayım diye”

Kaynar suyla saldırdıktan üç gün sonra Ragıp Canan, Nurtaç’a ve oğluna ayrılmaya ikna olduğunu söyleyip, birlikte Nurtaç’ın ailesinin İstanbul Zeytinburnu’ndaki evine eşya almaya gidiyor. Nurtaç’ın ailesi Mersin’de yaşadığından İstanbul’daki evde o esnada kimse yok. Ragıp Canan eve girer girmez kapıyı kapatıp Nurtaç’ın bacaklarına ateş ediyor ve beş kurşunla yaralıyor. Nurtaç, “Ben yere düştüm. O da çekip gitti. Giderken banka kartlarımı ve telefonumu da almış çantamdan, yardım çağıramayım diye. Sürüklenerek çantama ulaşmaya çalıştım ancak başaramadım” diyerek saldırı sonrasında yaşadıklarını anlatıyor.

Yan dairelerin boş olduğunu anlatan Nurtaç, bir an öleceğini sanmış: “Kimse sesimizi duymamıştı. Kanımla yere ‘Annem babam hakkınızı helal edin. Beni Ragıp vurdu. Üzülmeyin. Kurtuldum’ diye yazdım.”

“Beni vurduktan sonra babamı arayıp, ‘Kızını öldürdüm, git leşini kaldır’ demiş”

Ragıp Canan, Nurtaç’a saldırıp olay yerinden kaçtıktan sonra oğlunu arayıp “Anneni dövdüm, git bir bak. Merak etme bir şey yok” diyor. Olay yerine gelen Nurtaç’ın oğlu, polis ve ambülansı çağırıyor. Doktorların söylediğine göre, Nurtaç hastaneye eğer on dakika geç gelseymiş kan kaybından ölebilirmiş.

Nurtaç, yetkililere şöyle sesleniyor: “Hastanede ilk, ayaklarımın kesilebileceğini söylediler. Allah’tan kesilmedi. Şu an tedavim devam ediyor. Oğlumdan sonra babamı da arayıp ‘Kızını öldürdüm, git leşini kaldır’ demiş. Bir insan anne babaya böyle bir şey der mi? O adam yarım bıraktığı işi tamamlamak istiyor. Hâlâ yakalanamadı, yakalanmasını istiyorum.”  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus