Demokrasiyi savunmak için açık mektup: “Liderler, koronavirüs salgınını kullanarak demokrasiyi tehdit ediyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Aralarında Nobel ödülü sahiplerinin ve eski siyasi liderlerin de bulunduğu 500’den fazla kişi ve kurum, koronavirüs krizini iktidardaki konumlarını sağlamlaştırmak için kullanan hükümetlere karşı demokrasiyi savunma çağrısı yapan bir mektup imzaladı.

Stokholm merkezli uluslararası kurum IDEA ve Washington-DC merkezli National Endowment for Democracy‘nin önayak olduğu, 73 demokrasi savunucusu kurumun, 13 Nobel ödülü sahibinin ve 62 eski devlet ve hükümet başkanının imzaladığı “Demokrasiyi Savunma Çağrısı” adlı açık mektup şu mesajı içeriyor:

“Koronavirüs salgını demokrasi açısından ciddi tehditler oluşturmaktadır. Dünyadaki birçok hükümet, acil durumlardan kaynaklanan gücünü, sıklıkla yasal kısıtlamaları ve kontrolleri artırmak ve anayasal düzenin gerektirdiği zaman aralıklarını göz ardı etmek, insan haklarını kısıtlamak ve devlet gözetimini artırmak amacıyla kullanmaktadır.’’

Demokrasinin, başta azınlıklar ve savunmasız gruplar olmak üzere, tüm vatandaşların haklarını koruduğunun ve bu yüzden küresel krizlerle mücadele etmek için en etkili sistem olduğunun vurgulandığı mektup, hem farkındalığı artırmayı hem de vatandaşları ve politika yapıcıları demokrasiyi korumak için harekete geçirmeyi amaçlıyor.

Mektupta, “Mevcut salgın, demokrasi açısından müthiş boyutlarda küresel bir meydan okumayı temsil etmektedir. Dünyanın dört bir yanındaki otoriterler koronavirüs krizini, demokrasiyi zayıflatmak ve demokrasinin geçtiğimiz on yıllar boyunca elde ettiği gözle görülür kazanımları tersine çevirmek için yeni bir siyasi savaş alanı olarak görmektedir. Demokrasi tehdit altındadır ve onu önemseyen insanlar, demokrasiyi savunma iradesini, disiplini ve dayanışmayı talep etmelidir. Mevzu bahis olan, insanların özgürlüğü, sağlığı ve haysiyetidir” ifadelerine yer veriliyor.

“Gerek salgın gerek küresel boyutlardaki ırk eşitliği hareketi, demokrasinin her zamankinden de önemli olduğunu gösterdi. Demokrasi, sivil toplumun güvenilir bilginin serbestçe iletilmesi, eşitsizliklerle yüzleşilmesi ve siyasi meselelerin açıkça tartışılması gibi konular için harekete geçmesine imkân sağlar” denilen mektupta, demokrasinin koronavirüsle mücadele hükümetleri denetlenebilir kıldığına vurgu yapılıyor.

Mektupta ayrıca, otoriter rejimlerin güçlerini korumak için krizi kullanmasının şaşırtıcı olmadığı, ancak bazı demokratik ülkelerin bile parlamento kararı olmadan direkt olarak insan haklarına aykırı bir şekilde hareket ettiği belirtiliyor.

National Endowment for Democracy Başkanı ve imzacılardan Carl Gershman mektup için, “Bu eşsiz dayanışma örneği, demokrasinin tehdit altında olmakla birlikte ne kadar dirençli olduğunu da gösteren bir işarettir’’ dedi.

Uluslararası IDEA Genel Sekreteri Kevin Casas-Zamora, mektupta ele alınan konuları şöyle özetledi: “Şimdi hepimizin demokrasiyi savunmak için bir arada durması gereken bir zaman. Neyin tehlike altında olduğunu herkes açısından açıklığa kavuşturmak zorundayız. Otoriter eğilim gösteren liderlerin kendi güçlerini artırmak ve haklarımızı ezmek için bu ya da diğer krizleri kullanmalarına izin vermeyeceğiz. Oy sandığında, medyada veya sokaklarda demokrasiyi savunmalıyız.”

EED İcra Direktörü Jerzy Pomianowski ise mektup hakkında “Koronavirüs krizi, demokrasiler ve demokratik dönüşümler açısından hem bir tehdit hem de fırsattır. EED olarak baskıcı rejimlerde faaliyet gösterenler de dahil olmak üzere, paydaşlarımızın bu salgınla mücadele etmek için kullandığı yaratıcı yollardan etkilendik. EED, demokrasiyi savunmaya yönelik büyük önem taşıyan bu küresel kampanyanın bir parçası olmaktan gurur duyuyor” diye konuştu.

Mektubun tam metni için tıklayınız.

Mektubu imzalayan örgütlerin ve kişilerin tam listesini buradan bulabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus