Diplomatik ilişkiler kötüye, ticari faaliyetler iyiye gidiyor: “Diplomatik destek olmamasına rağmen Türkiye-İsrail arasında iş üretmeye devam ediyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye-İsrail diplomatik ilişkilerinin yolunda gitmemesi, iki ülke arasındaki ticari faaliyetleri etkilememiş gibi gözüküyor. Bu ticari faaliyetler, iki ülke arasında ilişki kuracak bir temel oluşturuyor. Akdeniz Su ve Hayvansal Ürünleri İhracatçıları Birliği (ASHİB) tarafından düzenlenen, yiyecek ve içecek endüstrisi için sanal ticaret toplantıları ve faaliyetleri, Türkiye’den yiyecek, içecek, meyve ve sebze ithal etmek isteyen İsrailli şirketlerin dikkatini çekiyor. Akdeniz İhracatçılar Birliği’nin (AKİB) düzenlediği sanal ticaret faaliyetleri de salgın döneminde fiziksel ticaretin yerini aldı.

Rami Levy ve Baladi gibi İsrailli süpermarket zincirleri ve gıda ithalatçısı Neto Grup, Türkiye’deki ihracatçılarla sanal toplantılar düzenleyenler arasında. Organizatörler, ekim ayının sonuna kadar 50 sanal toplantı yapılmasını planlıyor. AKİB Genel Sekreteri Mehmet Ali Erkan sanal ticaret toplantılarıyla ilgili, “ASHİB ilk kez böyle bir şey düzenliyor ve İsrail ile başlamaya karar verdi. Bu İsrail pazarına verilen önemi gösteriyor. Mobilya endüstrisinde sanal ticaret toplantılarının kasım ayında yapılması bekleniyor. Toplantılar çevrimiçi yapılıyor, katılımcılar için oldukça yeni bir deneyim. Salgının ne kadar süreceğini bilmiyoruz, ancak hem Türk hem de İsrailli iş insanları yeni iş düzenine oldukça hızlı alışıyor gibi görünüyor” dedi.

İsrail, 2013-2014 yılları dışında Türkiye ile olan ticaret faaliyetlerinde açık veriyor. Türkiye’nin İsrail’e ihracatı, İsrail’den ithal ettiğine oranla iki kat daha fazla. İsrail İhracat Enstitüsü’nün rakamlarına göre 2019 yılında İsrail, Türkiye’ye yüzde 50 payla kimyasal ürünler, yüzde 12 ile plastik ve yüzde 9 oranında yakıt ihracatı yaptı. İsrail ise Türkiye’den yüzde 18 ile araçlarda, yüzde 16 demir-çelikte sektör bazında ithalat yaptı. Bu ithalatı yüzde 7 ile plastik, yüzde 6 ile makine ve yüzde 5 ile çimento izledi. Uluslararası Ticaret Merkezi’nden alınan rakamlara göre, 2018 yılında karşılıklı ticaret 6.2 milyar dolarken, 2019 yılında 5.5 milyar dolara düştü.

Eski Türkiye-İsrail İş Konseyi Başkanı ve bir ithalat-ihracat şirketinin sahibi Menashe Carmon, bu durumum Türkiye’yi, İsrail’in en büyük altıncı ticaret ortağı yaptığını söyledi. Ülkeler arasındaki mevcut ticari ilişki, İsrail’in toplam ticaretinin yüzde 2 ila yüzde 3’ünü temsil ediyor. Buna rağmen ülkeler arasında yeterince ticaret yapılmadığına dikkat çeken Carmon, ”İki ülke birbirine çok yakın. Uygun fiyatlı ve kaliteli ürünlerin teslimatı hızlı bir şekilde sağlanabiliyor. İsrail, Türkiye ile arasındaki ticari değeri geliştirmiyor. Yazılım, tıbbi cihazlar ve tarım gibi gelişmiş ürünler gönderiyor olabiliriz. Türkiye, İsrail’in toplam ticaret hacminin yüzde 10-15’ini oluşturmalı” diye konuştu.

Carmon sorunun iş insanlarında değil, Türkiye ile İsrail hükümetlerinin arasında olduğunu söyledi. Daha önce de sorunlar olduğunu fakat bu sorunların sonuna gelindiğini, günümüzde ise bir son göremediğini belirten Carmon, “İsrail’deki birçok kişi için Türkiye artık potansiyel bir iş ortağı değil ve bu Türkiye’deki iş insanları için de geçerli” dedi.

Tel Aviv Üniversitesi Ortadoğu ve Afrika Çalışmaları Merkezi’nde modern dönem Türkiye uzmanı olan Dr. Hay Eytan Cohen Yanarocak, Türkiye-İsrail siyasi ilişkisinin düşük bir seviyede olduğunu belirtti ve ekledi: “İlgili elçiliklerde bayraklar dalgalanıyor. Bu diplomatik ilişkilerin varlığının bir göstergesidir, daha fazlasının değil.”

Yanarocak’a göre Amerika Birleşik Devletleri (ABD) – Türkiye ilişkileri kötü durumda ve İsrail, Ortadoğu’da ABD’nin bir uzantısı olarak görüldüğü için, yakın gelecekte İsrail-Türkiye siyasi ilişkilerinde herhangi bir iyileşme olmayacak.

AKİB Genel Sekreteri Erkan: “İsrail bizim için her zaman iyi bir pazar oldu. Siyasi sıkıntılarda bile işler devam ediyor”

AKİB Genel Sekreteri Mehmet Ali Erkan ticari ilişkilerle ilgili ”Zor bir bölgede yaşıyoruz, bu yüzden bu iniş çıkışlarla yüzleşeceğiz. Tüm bu ticari amaçlarımızı gerçekleştirmeye çalışmamızın nedenlerinden biri de budur. Böylece insanlar arasında ortak bir ilgi yaratabiliriz. İsrail bizim için her zaman iyi bir pazar oldu. Siyasi sıkıntılarda bile işler devam ediyor” diye konuştu. İsrail İhracat Enstitüsü Başkanı Adiv Baruch da Erkan gibi olumlu düşünüyor: “Hükümetin katılımı olmadan ikili ticaret amacıyla platformlar oluşturmak için dünya çapında bir ihracat altyapısı oluşturduk. Türkiye harika bir örnek. Diplomatik destek olmamasına rağmen iş üretmeye devam ediyoruz.”

2020 yılının ticari açıdan sorunlu devam edeceğini belirten Baruch, İsrail ticaretinin yüzde 10-15 oranında yavaşlamasını bekliyor. Salgın nedeniyle İsrail’de mart ayından mayısa kadar ihracatta büyük bir düşüş olmasına rağmen, hazirandan eylüle kadar olan satışlar, sektörün satışlarındaki önceki düşüşü fazlasıyla telafi etti. Mehmet Ali Erkan da konuyla ilgili “Türkiye’nin İsrail’e ihracatı salgından etkilenmemiş gibi görünüyor. 2020’nin ilk dokuz ayında yapılan ihracat, geçen yılın aynı dönemindeki ihracat hacmiyle hemen hemen aynı: 3.2 milyar dolar” dedi.

Türkiye’nin İsrail’e gıda ihracatı geçen yıla göre arttı. 2020’nin ilk dokuz ayında kuru meyve satışları, 2019’un aynı dönemine göre yüzde 64, deniz ürünleri yüzde 36’dan fazla, tahıllar ve baklagillerde neredeyse yüzde 18 arttı. Meyve ve sebze ihracatında ise yüzde 25’in üzerinde artış gösterdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus