Eğitime devam çıkmazı: Koronavirüs salgını sürerken Türkiye’de ve dünyada okulların akıbeti belirsiz

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgını dünya genelindeki etkisini sürdürürken ülkeler okulların açılmasıyla ile ilgili verilecek zor kararlar ile karşı karşıya. Ağustos ayı itibarıyla dünyada yaklaşık 20 milyon kişiye bulaşan koronavirüs, dünya genelindeki okulların yüzde 60’ının kapanmasına ve 1,5 milyardan fazla öğrencinin eğitiminin aksamasına sebep olmuştu. Yeni okul yılının başlayacağı sonbahar dönemine haftalar kala, eğitim ve öğretimin salgın koşullarında nasıl devam ettirileceği ise belirsizliğini koruyor.

Yeni eğitim öğretim dönemine nasıl devam edileceği bütün hükümetler için verilmesi çok zor bir karar. Dünyanın dört bir yanındaki sağlık uzmanları, koronavirüs salgınının etkisini artırarak devam ettiği bir zaman diliminde okulların tekrar açılmasının yaratabileceği tehlikeler konusunda sık sık uyarılarda bulunuyor. Bazı eğitim uzmanları ise okulların önümüzdeki dönemde de kapalı tutulması durumunda özellikle küçük yaştaki çocukların akademik ve sosyal gelişimlerinin negatif etkilenebileceğini belirtiyor. Dünyanın pek çok farklı noktasında salgından dolayı ara verilen fiziksel eğitim yerine tercih edilen uzaktan eğitim uygulamasında da yaşanan teknik sorunlar ve öğrencilerin sosyal ve akademik gelişimleri hakkında çeşitli endişeler var.

Bunun yanı sıra, uzmanlar, öğrencilerin okula fiziksel olarak gitmediği zamanlarda ailelerin çocuk bakımı konusundaki yüklerinin artacağını belirtiyor. Çalışmak zorunda olan ve özellikle küçük yaşta çocukları olan ebeveynlerin bu durumla nasıl başa çıkacağı ise büyük tartışmaları beraberinde getiriyor.

New York Times’ın paylaştığı bir habere göre, Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) okulları tekrar açmak konusunda karar verilirken uzmanların üzerinde durduğu en temel kriter, “okul bölgesinde salgının kontrol altında olması”. Bunun için işaret edilen eşik ise bölgedeki kişilere yapılan koronavirüs testlerinin yüzde 5’inin pozitif çıkması.

Fiziksel veya uzaktan eğitim konusundaki mevcut riskleri ve potansiyel negatif sonuçları dengelemek açısından son zamanlarda popüler olan başka bir yaklaşım ise “hibrit model”. Bu yaklaşımda, öğrenciler, haftanın belirli günlerinde okula gidip diğer günlerde ise uzaktan eğitim modelinde eğitim görüyor. Böylece hem öğrencilerin okulda geçirdiği zaman hem de okulda bulunan öğrenci sayısı ciddi anlamda azaltılabiliyor.

Dünyadan örnekler

Ağustos ayı itibarıyla 160 ülke, okulları tamamen kapalı tutuyor. ABD’de, ülkedeki federal yapı ve eyaletlerin eğitimi devam ettirme konusunda inisiyatif alabilmelerinin sonucu olarak, okulların açılmasına dair farklı yaklaşımlar görmek mümkün. ABD Başkanı Donald Trump, bir süredir eyaletlere okulları tekrar açmaları için baskı yapıyor. Kamuoyu önünde bu isteğini sık sık dile getiren Trump, eyaletleri, okulları açmadıkları takdirde federal eğitim bütçesinden yararlanamayacaklarını söyleyerek tehdit ediyor.

Trump ve Beyaz Saray’dan gelen baskılar altında okulları açan ilk eyaletlerden biri Indiana’ydı. Ancak Indiana’daki Greenfield Ortaokulu’nda henüz okulların açıldığı ilk gün bir öğrencinin koronavirüs testinin pozitif çıkması bölgedeki bazı okulların tekrar uzaktan eğitime geçmesine sebep oldu. Indiana eyaletinden bir bölge eğitim yetkilisi “Böyle bir şeyin yaşanacağını biliyorduk ama okulların açıldığı ilk gün yaşanması bizi de şaşırttı” diye konuştu.

Georgia eyaletinde ise okulların tekrar açılmasıyla koronavirüs taşıdığı veya bir taşıyıcı ile etkileşimde olduğu tespit edilen 260 eğitmenin okullara girmesi yasaklandı. Okulların tekrar açılmasının ardından eyaletteki vaka sayılarında yaşanan artışı inceleyen Hastalık Korunma ve Kontrol Merkezleri (CDC), yayımladığı raporun bulgularını şöyle özetliyor: “Salgının ilk dönemlerinde paylaşılan raporların iddia ettiğinin aksine, her yaştan çocuk koronavirüs tarafından enfekte olabilir. Ve yine sanılanın aksine, bu durum, virüsün başka insanlara bulaşmasında büyük bir rol oynayabilir”.

ABD’nin sınır komşusu olan Meksika’da da durum parlak değil. Meksika hükümeti sonbaharda okulları tekrar açmaya hazırlanırken artan vaka sayılarıyla birlikte salgındaki son durumu göz önüne alarak okulları sonbahar döneminde de kapalı tutma kararı aldı.

İsrail ise mayıs ayının sonlarında salgını büyük ölçüde kontrol altına almış ve okulları yeniden açmaya karar vermişti. Ancak kısa zaman önce Kudüs’teki bir lisede ortaya çıkan virüs hızlı bir biçimde farklı bölgelerdeki farklı öğrencilere ve ailelerine yayıldı. Kısa zaman içinde ülke genelinde on binlerce öğrenci ve öğretmen karantinaya alındı. İsrail’in okulları tekrar açmak konusundaki kararı büyük tartışmalara sebep olurken İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi’nin koronavirüs danışmanı Eli Waxman, “Okulları açmak büyük bir hataydı. Diğer ülkeler kesinlikle bizim yaptığımızı yapmamalı” dedi. Uzmanlar ise Kudüs’teki bir liseden yayılan virüs vakalarından çıkarılacak temel dersin, “az sayıda vakanın salgının bittiği anlamına gelmediği” olduğunu belirtiyor.

Başarılı örnekler: Norveç ve Danimarka

Dünyada koronavirüs salgını devam ederken okulları başarılı bir şekilde açan çeşitli ülkeler de var. Nisan ayında okulların tekrar fiziksel eğitime devam ettiği Norveç ve Danimarka’da ilk önce okullara yalnızca küçük yaştaki öğrencilerin gelmelerine izin verilirken zamanla lise öğrencileri de eğitimlerine fiziksel olarak devam etmeye başladı. Norveç ve Danimarka’nın, vaka sayılarında ciddi artışlara sebep olmadan okullarını açabilmesinin altında yatan gerçek ise alınan sıkı önlemler. İki ülke de okulları düzenli olarak dezenfekte etmek, sınıftaki öğrenci sayısını sınırlı tutmak, çocukların küçük gruplar halinde sosyalleşmesini sağlamak ve sınıflardaki sıralarda bile sosyal mesafeyi korumak gibi önlemler konusunda son derece dikkatli davrandı.

Türkiye’de belirsizlik devam ediyor

Türkiye’de yeni eğitim öğretim döneminin yaklaşması ve bir taraftan da vaka sayılarının tırmanışa geçmesiyle beraber okulların açılıp açılmayacağı veya hangi önlemler altında açılacağı büyük bir merak konusu.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 27 Temmuz’da yaptığı bir açıklamada, okulların açılması için çalışmaların devam ettiğini ve pilot uygulamalara başlandığı belirtmişti.

Selçuk, bugün (6 Ağustos) yaptığı açıklamada ise okulların tekrar açılması ihtimali üzerinden, halkı, öğrencileri düşünerek tedbirli davranmaya çağırdı.

Okulların hibrit model kapsamında veya tamamen açılmasına karar verilmesi halinde uygulanabilecek çeşitli önlemler konusunda çalışmalar sürüyor. Okullar tekrar açılırken, sınıflardaki öğrenci sayısının sınırlı tutulması, okullara girişte öğrencilerin ateşinin ölçülmesi, sosyalleşmenin küçük gruplar halinde gerçekleşmesi, servis ve kafeterya alanlarında sosyal mesafenin korunması, kapsamlı koronavirüs testleri yapılması, sınıfların düzenli olarak havalandırılması ve okul sıraları arasındaki mesafenin ayarlanması gibi önlemlerin alınabileceği belirtiliyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus