Müzisyen Nick Cave “iptal kültürü”nü (cancel culture) eleştirdi: “Kötü bir din, bir çeşit cinnet”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Müzisyen Nick Cave, kendi blogu için kaleme aldığı yazıda “merhametin antitezi” olarak adlandırdığı iptal kültürünü (cancel culture) eleştirdi. Cave, Eylül 2018’den beri ailesi, dini ve siyasi görüşleri gibi birçok konuyu ele aldığı yazılarını The Red Hand Files başlıklı kişisel blogu üzerinden paylaşıyor. Avustralyalı müzisyen, son olarak Frances adlı bir hayranının sorusuna cevaben, iptal kültürünü ele aldığı bir yazı kaleme aldı.

Türkçe’ye “iptal kültürü” olarak çevrilen “cancel culture”, birini yanlış bir davranışına ya da katılmadığımız görüşlerine tepki olarak zaman ve ilgiden mahrum bırakmak, bu amaçla onun fikirlerini veya eylemlerini reddetmek, görmezden gelmek ve bunlara herkesin önünde karşı çıkmak gibi eylemleri kapsıyor. Son dönemde özellikle sosyal medyada oldukça popüler bir terim olan iptal kültürü, genellikle ünlü ya da tanınmış kişilerin çevrimiçi ortamda “utandırılması” ya da “görmezden gelinmesi” şeklinde karşımıza çıkıyor. 

Blogunda iptal kültürünü eleştiren Cave, “Benim gördüğüm kadarıyla, iptal kültürü, merhametin antitezi. Siyasi doğruculuk dünyanın en mutsuz dini haline geldi. Bir zamanlar içinde yaşadığımız toplumu daha adil bir şekilde yeniden tahayyül etmeyi hedefleyen şerefli bir girişim, şimdi bu mutsuz dinin en kötü yönlerini bünyesinde barındırıyor. Güzel yanlarını ise hiç dikkate almıyor. Bu haliyle iptal kültürü, kelimenin tam anlamıyla kötü bir din, bir çeşit cinnet” diye yazdı.  

İptal kültürünü “toplumu rahatsız edici fikirlerle uğraşmayı reddetmeye iten ve toplumun yaratıcı ruhu üzerinde olumsuz bir etki bırakan bir olgu” olarak tanımlayan Cave, “Yaratıcılık temel inançları bile yıkabilir, bunu yaparken de dünyayı başka bir gözle görmenin olası yollarını keşfetmemizi sağlar. Oysa sanatın ve fikirlerin hem işlevi hem de ihtişamı buradan gelir. Üzerinde durulması zor fikirlerin iptal edilmesinden anlam bulan bir güç, toplumun toplumun yaratıcı ruhuna bir engel, kültürün karmaşık ve çok çeşitlilikten beslenen doğasına bir saldırıdır” dedi. 

Geçen günlerde, İngiltere’nin başkenti Londra’daki Alexandra Palace adlı gösteri merkezinde tek başına konser veren müzisyenin performansı pek çok eleştirmen tarafından “sokağa çıkma yasağı ve karantina gibi önlemlerin oluşturduğu yeni normalimize verilen en yaratıcı tepki” olarak nitelendirilmişti. Cave, blog yazısının sonunda salgının getirdiği beklenmedik değişimlere işaret ederek şunları söyledi: “Şu anda olduğumuz yer burası. Biz değişmekte olan bir kültürün içindeyiz. Belki de daha adil bir toplum olma yolunda ilerliyoruz. Bilemiyorum. Ancak bu süreçte hangi temel değerlerimizi kaybedeceğimizi merak ediyorum.”

Cave’in bu yazıyı kaleme almasından bir ay kadar önce, aralarında Harry Potter serisinin yazarı J.K. Rowling, dilbilimci düşünür Noam Chomsky ve yazar Margaret Atwood gibi isimlerin de bulunduğu 150 yazar, akademisyen ve aktivist, iptal kültürüne karşı çıkan bir mektuba imza atmıştı. Mektupta, “Bu yeni etik anlayışı ve siyasi doğruculuk, bir meseleyi açık yüreklilikle tartışma normlarımızı zedeliyor ve farklılıklara anlayış gösterme eğilimimizin yerini ideolojik bir mutabakat alıyor” ifadelerine yer verilmişti. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus