HDP’den Barışa Çağrı Deklarasyonu: “Halkın sesi bastırılarak iktidar sürdürülemez”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halkların Demokratik Partisi (HDP) üç ay önce Hakkâri ve Edirne’de “demokratik tutum belgesi” ile başlattığı ve üç aşamadan oluşan “demokratik mücadele programının” ana hatlarını bugün “Barışa Çağrı Deklarasyonu” adıyla kamuoyuna duyurdu. HDP eş genel başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan bugün saat 13.00’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bir açıklama yaptı. Açıklamada öne çıkanlar şöyle:

“Halkın sesi bastırılarak iktidar sürdürülemez”

Türkiye’nin derin bir siyasi, toplumsal ve ekonomik kriz içinde olduğunun altını çizen Mithat Sancar, “Halkımız mevcut şartlardan rahatsız ve nefes almak istiyor. Halkın sesi bastırılarak iktidar sürdürülemez. Hiçbir yönetim halka rağmen iktidarda kalamaz. Nefret dilini hep birlikte reddetmeliyiz. Halk, siyasi aktörlerden barışı inşa etmesini istiyor. Hiçbir muktedir savaşın kendi işine yaradığını gördüğü müddetçe barışın yolunu açmaz. Bu yüzden barış lütfedilmez, halkın mücadelesiyle yaratılır. Bu yüzden herkes elini taşın altına koymalıdır. Demokrasi ve barış mücadelesi iç içedir. Kürt sorununun çözümü demokrasi sorununun çözümünden ayrı değildir” dedi.

“Dolmabahçe Mutabakatı değerini korumaktadır”

Mithat Sancar halkın siyasi aktörlerden barışı inşa etmesini istediğini belirterek şöyle konuştu: “Öncelikle bu ülkeyi yöneten AKP-MHP iktidarını savaş ve çözümsüzlük politikalarından vazgeçmeye davet ediyoruz. Ülkemizdeki demokratik çözüm, benzer adımları Ortadoğu’da da getirebilir. 100. yıla yaklaşırken kamplaşma ve çatışma değil, müzakere ve barış değerleriyle buluşmuş demokratik cumhuriyetin inşasını hep birlikte gerçekleştirmeliyiz. Sorunu şiddet ile değil diyalog ile çözmek temel düsturumuz olmalıdır. Dolmabahçe Mutakabatı süreci Kürt meselesinin çözüm felsefesi bağlamında değerlerini korumaktadır.” 

“Her savaşın bir barışı vardır”

Pervin Buldan da her türlü şiddet politikalarına karşı olduklarını belirterek, “İlgili taraflara adım atma sorumluluğunu hatırlatıyoruz. Her çatışmanın ve savaşın bir barışı vardır ve hiçbir taraf bu gerçekten kaçamaz” dedi.

Kürt meselesinin barışçıl yollardan çözümü için parti olarak her türlü sorumluluğu almaya hazır olduklarını belirten Buldan sözlerini şöyle sürdürdü: “Çözüm yeri Meclis’tir. Kürt meselesi bütün varlığıyla çözümü talep ediyor. Birlikte yaşamak isteyen kimse bu gerçeği yadsıyamaz. Çözümsüzlük sürdükçe, çatışma dinamiği devam ettikçe, Türkiye siyasal ve ekonomik açıdan küresel güçlere bağımlı olmaya devam edecektir. Ancak sorun bizim sorunumuzdur. Sorun diğer ülkelerin başkentlerinde değil, Ankara’da çözülmelidir.”

“Abdullah Öcalan halkların barışına katkı sağlayabilir”

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, bıçağın kemiğe dayandığı bir noktada olunduğunu belirterek PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yeniden siyasi süreçlere dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Buldan şöyle konuştu: “İmralı’daki avukat görüşmelerinde ‘Bir haftada silahları sustururum’ diyen ve halkların barışına katkı sunacağına inandığımız Sayın Öcalan’a yönelik tecridin kaldırılması çözümün sağlanması için elzemdir. Öcalan barış için önemli rol oynayabilecekken bu rolün esirgenmesi büyük bir engel oluşturmaktadır. Tecritte ısrar çözümsüzlükte ısrardır.”

Aydınlar, akademisyenler ve sanatçılara çağrı: “Türkiye’nin büyük bir barış hareketine ihtiyacı var”

HDP eş genel başkanları, Kürt meselesiyle ilgili olarak Meclis dışındaki aydın, akademisyen ve sanatçılara da çağrıda bulundu. Buldan, “Türkiye’nin büyük barış hareketine ihtiyacı var. Aydınları, akademisyenleri ve sanatçıları özgürce tartışmaya ve her kesimle temas kurmaya davet ediyoruz. Hepimiz tarihi sorumluluklar altındayız” derken Sancar, krizlerin yeni başlangıçlara yol açabileceğini belirterek “Gelin barışı birlikte inşa edelim” dedi.

“Sorun sadece Kürtler’in ve HDP’nin sorunu değildir”

Sancar sözlerine şöyle devam etti: “Bu sorun sadece HDP’nin ve Kürtler’in sorunu olarak görülemez. HDP, Kürt sorununun çözümü konusunda hak ve özgürlüklerden yana taraftır. Aynı zamanda Türkiye’deki tüm toplumsal kesimlerin sorunlarını dikkate alan yapıcı bir rol üstlenmeye de hazırdır. HDP olarak rolümüz diyalog ve müzakeredir. Demokratik çözüm isteyen herkesle çalışmaya hazırız. Atılacak küçük adımlar bile değerlidir. Kürt halkının demokratik özlemleriyle oynanmamalıdır. Muhalefeti de çözüme yönelik önerilerini açıkça paylaşmaya davet ediyoruz.”

Açıklamanın sonunda Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Barış Atay’ın uğradığı saldırının sorulması üzerine Sancar, “İçişleri Bakanı’nın tutumu sorumsuzluktur ve hedef göstermek anlamına gelmektedir. Barış Atay’a saldırı halkın iradesine saldırıdır ve devletin bu konuda en sorumlu olması gereken kişisinin zemin hazırladığı bir saldırıdır” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus