Berkin Elvan davasında sona geliniyor: “Berkin’in inancı ve ailesinin kökeni nedeniyle bu dosyada delil karartıldı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gezi Parkı eylemleri sırasında polisin attığı gaz fişeğinin başına isabet etmesi sonucu yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın ölümüne ilişkin açılan davanın 17. duruşması, İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Sanık polis memuru Fatih Dalgalı duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.  Üç saat süren duruşma sonucunda 18. duruşmanın, 9 Aralık 2020’de saat 09.30’da yapılmasına ve dosyanın esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için savcılığa gönderilmesine karar verildi. 

Saat 10.20’de başlayan duruşmaya, salgın nedeniyle Elvan ailesinin dışında sarı basın kartı olan iki gazeteci ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu katıldı.  Duruşma öncesi Taksim Dayanışması adına basın açıklamasını Akif Burak Atlar okudu.

Sami Elvan: “13 yaşındaki çocuk nasıl terörist olabilir, bana bunu bilimsel olarak açıklasınlar”

Duruşma Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan’ın konuşmasıyla başladı. “Bu ekrandaki katil benim çocuğumu vurdu” diyen Elvan şöyle konuştu:  

“Benim çocuğum özellikle seçildi. Hiçbir olay yokken benim çocuğumu bu ekrandaki katil, tetikçi vurdu. 13 yaşındaki bir çocuk nasıl terörist olabilir? Bunu açıklasınlar. Bir emniyet müdürü devlet bakanına ‘Berkin Elvan’ın illegal fotoğrafları servis edildi’ diye mail yolluyor. Ailem yedi yıldır acı çekiyor. Dönemin başbakanı ailemi yuhalattı. Hangi vicdana sığar bu? 13 yaşındaki bir çocuğun terörist olduğu iddiasını aklamanız gerek. O dönem Abdullah Gül, Devlet Bahçeli arayıp başsağlığı diledi. Bu çocuk teröristse bu insanlar başsağlığı diler miydi? İsterseniz beni idam edin ama söyleyeceğim. Benim çocuğumun katili bu ülkenin cumhurbaşkanıdır. Karar verirken çocuğunuz varsa aklınıza onları getirip verin.”

Gülsüm Elvan: “Ben bugün anne değilim, Berkin’im. Ben bugün okulda olmak yerine neden toprağın altındayım?”

Sami Elvan konuşmasının ardından salondan çıkarken anne Gülsüm Elvan, beyanında ilk olarak, ölüm orucunda hayatını kaybeden avukatları Ebru Timtik’i andı. “Ben bugün anne değilim, Berkin’im! Ben bugün okulda olmak yerine neden toprağın altındayım?” diyen Gülsüm Elvan, sözlerine şöyle devam etti: 

“Bizi kimse mağdur etmedi, Berkin’i yalnızca devlet mağdur etti. Devlet benim çocuğumun üzerine oynadı. Benim çocuğumu o katil aldı benden, başkası emir verdi. Hâlâ görevinin başında, çocuğu ona baba deyince benim çocuğumu düşünüyor mu? En baştan beri çocuklar ölmesin, analar ağlamasın dedim. ‘Adalet mülkün temelidir’ diyorlar. O adalet bize yok. Adalet sağlanmış olsaydı çocuklar ölmeyecekti. Siz öldürün diye benim çocuğum ne yapmış? Benim çocuğum 14 kilo haliyle sizi yargıladı. Mahkemenize, her şeye isyan ediyorum.”

Anne Gülsüm Elvan, “Yeter artık, isyanımı duyun!” diyerek duruşma salonundan dışarı çıktı.

Özge Elvan: “Annemin gözüne her baktığımda evladının acısını yeniden yaşamaması için ona sarılmadım”

Berkin Elvan’ın ablası Özge Elvan, dava süreci boyunca ilk defa savunma yaptı. Berkin ile aralarında 11 ay olduğunu söyleyen Elvan, “Dokuz ay boyunca neler yaşadığımı anlatsam yetmez. Annemin gözüne her baktığımda evladının acısını yeniden yaşamaması için ona sarılmadım. Bu salonda biz yargılanıyoruz. Berkin’in masumiyetini anlatmaya çalışıyoruz. Bu çok ironik” dedi.

Konuşmasına devam edemeyen Özge Elvan, duruşma alanından ayrıldı. 

Avukat Can Atalay: “Bilirkişi raporlarında ikinci ZET’çinin sanık Fatih Dalgalı olduğu belli”

Özge Elvan’ın ardından duruşma, Elvan ailesinin avukatlarından Can Atalay’ın esas hakkındaki beyanıyla devam etti. “Sayfalarca da konuşsak Berkin’in nasıl öldürüldüğünü ailesi gibi anlatamayız” diyen Atalay, olay anına ait videoyu izletti ve diğer duruşmalarda olduğu gibi olay sırasında gösteri olmadığını yineledi: 

“Atış yapan polis bu toplantı ve gösteri yürüyüşüne usulüyle müdahale etmemeye karar veriyor. 80 metre kala atış yaparak kasten vuruyor Berkin’i. Bilirkişi raporlarında ikinci ZET’çinin sanık Fatih Dalgalı olduğu belli. Keşif sırasında jandarma ve polis arasındaki  kavga nedeniyle jandarma dosyadan çekildi. Atışın yapıldığı anda o sokakta bir toplantı ve gösteri yürüyüşü yok ama olsa bile Yargıtay içtihatlarına göre polisin önce uyarıda bulunması gerekirdi.”

Avukat Çiğdem Akbulut: “Öldürülen bir halk çocuğuysa, öldüren devletin imkanlarını kullananlarsa karşılaştığımız hep cezasızlık”

Can Atalay’ın ardından, Elvan ailesinin avukatlarından Çiğdem Akbulut, söz aldı. Akbulut’un esas hakkındaki beyanı bir saat sürdü. Akbulut, Berkin Elvan’ın hastanede olduğu süreçten başlayıp, soruşturma aşamasını, dava sürecini bir saat süren savunmasında anlattı. Sanık Fatih Dalgalı’nın duruşmaya SEGBİS sistemiyle katılmasına değinen Akbulut, “Berkin Elvan davası kamuya mal olmuş bir davadır. Bu dava kamunun adil yargılanma talebidir. Siz sanığı hiç görmediniz. Soru sorulduğunda nasıl tepki verdiğini hiçbirimiz göremedik, siz de göremediniz. Sanık Fatih Dalgalı’nın duruşmaya katıldığı ekranda gözlük ve bıyık taktığını gördük. Çünkü teşhis yapılacaktı. Küçücük ekranda gördüğünüz yüzünü bir de bu aksesuarlarla kapattı. Sanığın cep telefonu sinyallerine ulaşıldı. Berkin’in vurulduğu anda Fatih Dalgalı’nın telefonu atış yapılan yerden sinyal verdi” diye konuştu.

Akbulut, 14 yaşında bir çocuğun polis tüfeğiyle vurulduğunu, dosyaya sürekli müdahale edildiğini belirtti ve “Delilleri karartmak istiyorlar çünkü öldürülen bir halk çocuğuysa, öldüren devletin imkanlarını kullananlarsa karşılaştığımız hep cezasızlık oldu” dedi.

Akbulut sözlerini, Elvan ailesinin avukatlarından Ebru Timtik’ten bahsederek bitirdi: “Ona yöneltilen suçlamalardan biri sanık duruşmaya getirilsin diye açlık grevi yapmasıydı. Açlık grevi eyleminin sonrasında dosyada hareketlilik başladı. Resimler, isimler önümüze geldi. Bir avukat adaleti 14 yaşındaki müvekkili için açlığıyla istemek zorunda kaldı.” 

Avukat Deniz Özen: “Fatih Dalgalı peruk da taksa, bıyık da taksa Berkin Elvan’ı vurmuştur”

Akbulut’un ardından, Avukat Deniz Özen söz aldı. Özen, olay görüntülerindeki fiziksel benzerliğin Berkin Elvan’a atış yapan kişinin Fatih Dalgalı olduğunu kanıtladığını belirtti ve “Fatih Dalgalı peruk da taksa, bıyık da taksa Berkin Elvan’ı vurmuştur” dedi.

Avukat Akçay Taşçı: Sanık doğrudan kastla karar vererek Berkin’i öldürmüştür

Avukat Özen’in esasa ilişkin savunmasından ardından, Elvan ailesinin diğer avukatı Akçay Taşçı söz aldı. ZET silahının kullanımıyla ilgili bilgileri hatırlatan Taşçı, “Bu silahın öldürücü olmadığına ilişkin raporların bir hükmü yoktur. Bu silah pek çok olayda kafa travmalarına neden oldu ve eğer iyi kullanılırsa birini de öldürebilir. Bu kadar hedef alınarak yapılan atış kasti olarak yapılmıştır. Olası kast ortadan kalkmıştır. Sanık doğrudan kastla karar vererek Berkin’i öldürmüştür” diye konuştu.

Atalay: “Berkin Elvan’ın inancı ve ailesinin kökeni nedeniyle delil karartıldı bu dosyada”

Avukat Akçay Taşçı’nın ardından tekrar söz alan Avukat Can Atalay, Ulusal Kriminal Büro raporunda sanığın boyunun uzunluğuna kadar bilgi verildiğini, Fatih Dalgalı’nın kasıtlı olarak tetiği çektiğini belirtti:

“Berkin Elvan’ın inancı ve ailesinin kökeni nedeniyle bu dosyada delil karartıldı. Berkin Elvan’ı kasten öldürdüğü için sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz. Sorumluluğu bulunan tüm sıralı amirlerle ilgili suç duyurusunda bulunulmasını istiyoruz. Yetmez, dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve İçişleri Bakanı Muammer Güler hakkında da suç duyurusunda bulunulmalıdır. Yetmez, ‘Emri ben verdim’ diyen dönemin Başbakanı Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunulmalıdır.”

Sanık polis Fatih Dalgalı: “Konuştukları varsayım ve hayalidir”

Avukatların konuşmalarının ardından mahkeme başkanı, sanık Fatih Dalgalı’ya esas hakkında savunmasını yapması için söz verdi. Elvan ailesinin avukatlarının baştan beri standart şeyler söylediğini, konuştuklarının varsayımdan ibaret olduğunu öne süren Dalgalı, “Konuştukları varsayım ve hayalidir. Keşif esnasında polis ve jandarmanın kavga ettiğini söylüyorlar. Bunu da ispat edemiyorlar. Kimsenin yaralanmasıyla, ölmesiyle bir ilgim yok” dedi.

Anne Gülsüm Elvan, sanık Fatih Dalgalı konuşurken, “Sen katilsin, bana neden işkence ediyorsunuz” diyerek salondan çıktı. Sanık Dalgalı’nın avukatları da Elvan ailesinin avukatlarının beyanlarına itiraz ettiklerini söyleyerek, eski dilekçelerini tekrar etti. 

10.20’de başlayan duruşmaya ileriki duruşma tarihini belirlemek için saat 13.20’de ara verildi. Aranın ardından bir sonraki duruşmanın  9 Aralık 2020’de saat 09.30’da yapılması kararlaştırıldı.  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus