Bilim insanları uyarıyor: İklim değişiklikliğinde çok kritik bir aşamadayız

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri’nden (ABD) bilim insanları, dünyanın iklim değişiklikliğinde çok kritik bir aşamadan geçtiği ve geri dönülemeyecek bir noktaya gelindiği konusunda uyardı. Uzmanlar, son dönemlerde meydana gelen felaketlerin sadece başlangıç olduğunu, Batı’da kuraklık sebebiyle orman yangınlarında artış yaşandığını ve Kuzey Amerika’da tropik fırtınaların beklendiğini söyledi.

Bilim insanlarının aktardığı bilgilere göre, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki San Francisco kentinde gökyüzünün orman yangınları sebebiyle turuncuya dönüştüğü sırada Las Vegas yakınlarında bulunan Ölüm Vadisi’nde (Death Valley) sıcaklık 55 dereceye ulaştı. Kayıtlara geçen en sıcak temmuz ayını yaşayan Arizona eyaletine bağlı Phoenix kentinde ise sıcaklık nedeniyle yüzlerce insan hayatını kaybetti.

San Francisco’da yangın yüzünden turuncuya boyanan gözyüzü.

The New York Times gazetesi muhabirleri John Branch ve Brad Plumer bilim insanları, ekonomistler, sosyologlar ve politikacılarla iklim değişikliklerini konuştu. Uzmanların anlattıkları endişe verici.

Teksas Tech Üniversitesi’nden iklim araştırmacısı Katharine Hayhoe, “Sanki onlarca yıldır günde bir paket sigara içiyormuşuz gibi dünyada etkileri hissediliyor. Henüz ölmedik. Dünya henüz en kötüsünü görmedi” dedi.

Teksas-Port Arthur yakınındaki Intercoastal Waterway boyunca aşınan banklar.

ABD başta olmak üzere birçok ülkenin karbon emisyonlarını azaltma konusunda geciktiğini belirten uzmanlar, fosil yakıt kullanımı bugün azaltılsa dahi küresel iklim değişikliğinin devam edeceğini söyledi.

Michigan Üniversitesi’nde görevli bilim insanı Jonathan Overpeck, “Bu yıl gördüğümüz şey, gelecekte iklim değişikliği sorunlarının sadece küçük bir habercisi” diye konuştu. Overpeck, mevcut durumun şu anda olduğundan “iki kat daha kötü” olmaya doğru ilerlediğini de sözlerine ekledi. 

“Gelecek zararı sınırlamak, yaklaşan yangınlara ve fırtınalara karşı mücadele etmek, hayat kurtarmak ve gelişen bir uygarlığa tutunmak için yapılabilecek çok şey var” diyen Arizona State Üniversitesi profesörü Stephen Pyne ise şu an karşılaştığımız durumun tamamen insanların tavrı sonucunda şekilleneceğini belirterek “Bize çok daha faydalı olacak bir yönde hareket edebiliriz. Bu bizim kontrolümüz dışında değil. Her şey bizim kontrolümüzde. Geçmiş göz önünde alındığında bu durumu düzeltmek kolay olmayacak” diye konuştu.

“Günlük yaşam her yönüyle yeniden düzenlenmeli”

Uzmanlar, iklim değişikliğinin düzeltilmesi için günlük yaşamın hemen hemen her yönünü yeniden düzenlemek gerektiğini belirtti. Bilim insanları, evlerin nasıl ve nerede inşa edildiği, elektrik şebekelerinin nasıl tasarlandığı gibi birçok konuda yeniden planlama yapılması gerektiğinin küresel ısınmanın yol açacağı hasarı azaltmada oldukça önemli olduğunu vurguladı.  

Miami Üniversitesi Rosenstiel Denizcilik ve Atmosfer Bilimi Okulu’ndan Profesör Katharine Mach ise “İklim değişikliğinin en savunmasız alçak ada ülkelerini daha fazla etkileyeceğine dair çok fazla fikir vardı. İklim değişikliklerinin dünyanın ekonomik güç merkezlerini önemli ölçüde etkilemeyeceği görüşü oldukça yaygındı” dedi.

Mach’a göre, gezegenin sonsuza dek ısınmasını engellemek isteyenlerin insanlığın sera gazlarının emisyonlarını ortadan kaldırması gerektiği konusunda hemfikir olması şart: “Bu, Çin’deki her kömür fabrikasını, Avrupa’daki her çelik fabrikasını, ABD’deki her araba ve kamyon kullanımını azaltmak demek. Bu fosil yakıtlara bağlı küresel bir ekonominin yeniden yönlendirilmesi anlamına gelir. Şimdiye kadar, dünya sadece ilerlemeyi durdurdu.”

Kaliforniya yangını.

Uzmanlar, bugün emisyonlar bir şekilde azaltılmaya başlansa bile, bu değişikliklerin gezegenin ısınma hızını kayda değer bir şekilde yavaşlatmaya başlamasının on yıllar sürebileceğini belirtti. İklimbilimci Juan Declet-Barreto şöyle konuştu: “Eğer emisyonları hızla azaltırsak, dünya nüfusunun yaklaşık yedide biri birkaç yılda bir şiddetli sıcak dalgalarına maruz kalacak. Aksi takdirde bu sayı iki katına veya üç katına çıkar. Eğer şimdi harekete geçersek, deniz seviyeleri bu yüzyılda 1 ila 2 feet daha yükselebilir. Eğer yapmazsak, Antarktika’nın buz tabakaları geri dönülmez bir şekilde çatlayabilir ve okyanus seviyeleri yükselmeye devam edebilir. İnsanlık için yapılacak en iyi şey küresel ısınma hızını yavaşlatmaktır.”

Texas Tech Üniversitesi’nden Dr. Hayhoe, “Araştırmalarımıza göre, çoğu sistem 1,5 derecelik veya 2 derecelik bir dünyayla başa çıkabiliyor, ancak uyum sağlaması çok pahalı ve son derece zor olacak. Bu yüzden, ülkeler emisyonları azaltsalar bile, artık önleyemeyecekleri iklim değişikliğine uyum sağlama çabalarını hızlandırmaları gerekecek” dedi.

New York Üniversitesi’nde iklim ekonomisti olan Gernot Wagner’a göre ise mevcut durumdan kendimizi nasıl daha az zararla kurtarabileceğimizin çözümlerini bulmak zorundayız.

British Columbia Üniversitesi’nde çevresel beşeri bilimler profesörü olan Greg Garrard ise gazetecilere şu açıklamayı yaptı: “Adaptasyon için insan kapasitesi olağanüstüdür- sınırsız değil, olağanüstüdür. İnsanların geleceği için olduğumdan çok daha fazla endişeliyim, çünkü adaptasyonda çok ama çok iyiyiz. Ama Bangladeş’te olduğu gibi, adaptasyon genellikle reaktif bir tedbir değil, önleyicidir. İklim değişikliğine uyum sağlamak, daha büyük felaketlerin geleceğini bilmek anlamına gelir.”

“İnsanlar henüz deneyimlemediğimiz şeyleri hayal etmekte güçlük çekiyor”

Obama yönetimi sırasında Ulusal Güvenlik Konseyi’nde direnç planlamasını denetleyen Dış İlişkiler Konseyi üyesi Alice Hill şunları söyledi: “İnsanlar henüz deneyimlemediğimiz şeyleri hayal etmekte güçlük çekiyor. İster Pearl Harbor ister 11 Eylül olsun, her büyük felaketten sonra insanlar her zaman geriye dönüp bunun bir hayal gücü hatası olduğunu söylüyorlar. Bu aynı zamanda iklim değişikliği için de geçerli. Gerçekten tüm Batı Kıyı’sını alev alev yanarken görmeden, bunu hayal etmek zor. Ve eğer göremezsek, riski azaltma eğiliminde değiliz.”

Kaliforniya’da kamp alanında çıkan yangın.

Uzmanlar, eyaletler ve toplulukların yangına eğilimli alanlarda inşa edilen evlere daha katı düzenlemeler getirmesi gerektiğini de vurguladı.

Boulder’daki Colorado Üniversitesi’nden orman yangını uzmanı Jennifer Balch, “Yapabileceğimiz çok şey var. Düşünmek ve ileriye bakmak yerine acil bir müdahaleye takılıp kaldık” dedi.

2017’nin sonlarında, büyük orman yangınları Santa Barbara’yı vurdu ve yamaçtaki toprakları stabilize eden bitki örtüsünü yaktı. Bunu bir ay sonra yoğun yağış takip etti. Bu olayın sonucunda 23 kişiyi öldüren ve 163 kişiyi yaralayan “yıkıcı çamur akıntıları” oluştu.

2017’de Houston’da yaşanan Harvey Kasırgası, şehri batırırken benzin rafinerilerini kapatarak atmosfere zehirli maddeler ve patojenler yaydı. Kaliforniya’da 2018 yılında ortaya çıkan Kamp Yangını (Camp Fire) sebebiyle yaklaşık 20 bin insan Şikago’ya geldi ve bu yangından bölgedeki kanalizasyon sisteminin sınırlarının zorlandığı görüldü.

Harvey Kasırgası’ndan sonra yardım bekleyen bir Houston sakini.

Irvine’deki California Üniversitesi’nden iklimbilimci Amir Aghakouchak, “Bu basamaklı risklerin tam olarak nerede ve nasıl ortaya çıkacağını tahmin etmek gerçekten zor” diye konuştu.

South Carolina Üniversitesi’nden coğrafya profesörü Susan Cutter, “Çok fazla karmaşıklık var ve açıkçası değiştirilmesi gereken çok fazla şey var. Bir endişeden diğerine geçiyoruz” dedi ve ekledi: “Öyle bile olsa bazı önemli adımlar atılıyor. Montecito, Kaliforniya, Austin, Teksas gibi şehirler, gelecekteki orman yangınlarına karşı korunmak için önemli önlemler aldı. Sanayi Devrimi’nin doğum yeri olan İngiltere, hızla daha temiz elektrik üretimine geçerek kömürden arınmış durumda.”

“İklimbilimciler uyarıyor ama kimse bir şey yapmıyor”

İklimbilimci Dr. Peter Kalmus, yüzyılı aşkın süredir, bilimin iklim değişikliği ile beraber gelecek olan felaketler için güçlü bazı ipuçları verdiğini belirterek “İklimbilimcilerin işini yaptığını düşünüyorum. Bazı şeyleri çok net bir şekilde ortaya koyduk ama kimse bir şey yapmıyor” dedi.

Wegener İklim ve Küresel Değişim Merkezi’nden iklimbilimci Ilona Otto, yine de ümitli: “İnsan türü hakkında güzel olan şey, kendi kaderimize karar verme iradesine sahip olmamızdır. Cesur kararlar alacak ve gerekeni yapacak iradeye sahibiz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus