Devlet Bahçeli: “Erken seçim gündemimizde değil, 2023 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) bugün yeni yasama döneminin ikinci grup toplantıları yapıldı. MHP lideri Devlet Bahçeli erken seçim olmayacağını vurgularken 2023 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki adaylarının Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Grup toplantılarındaki konuşmalarda öne çıkanlar şöyle:

İYİ Parti’nin saat 09.45’te başlayan grup toplantısı yaklaşık 45 dakika sürdü. Parti grubu adına konuşma yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sözlerine 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı’nda düzenlenen bombalı saldırıda hayatını kaybedenlere rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek başladı. Geçten hafta gözaltına alınıp, iki gün sonra serbest bırakılan basın danışmanı Murat İde’ye da geçmiş olsun dilediğinde bulundu.

“PKK’nın gerçek yüzü dünya kamuoyuna gösterilmeli”

Akşener, Hatay’daki yangının faillerini de kınadı. Bu konuyla ilgili, “Bu işin arkasında hayata düşman olan terör örgütünün olduğundan şüpheleniliyor. İktidar, PKK’nın gerçek yüzünü dünya kamuoyuna göstermeli ancak bunun için hiçbir şey yapılmadı” dedi.

“Rusya büyük ağabey edasıyla ateşkes ilan etti”

Meral Akşener, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki çatışmaya da değindi ve “Ateşkese rağmen sivillere saldıran Ermenistan’a karşı şehitlerimizi anıyoruz. Türkiye savaşın ardından kurulacak masada kesinlikle olmalı. Ancak masada sadece Rusya vardı ve Rusya büyük ağabey edasıyla ateşkes ilan etti” diye konuştu.

“Millete ‘Sabret’ diyeceğine önce sarayın fantastik harcamalarını kıs”

Akşener konuşmasının büyük kısmında, yaptığı esnaf ziyaretlerinden bahsetti. Geçen hafta Giresun ve Yozgat’ta esnaf ziyaretlerine devam eden Akşener, gittikleri her yerde daha kötü tablolarla karşılaştıklarını söyledi. İYİ Parti sözlerine şöyle devam etti: “Sayın Erdoğan millete ‘Sabret’ diyeceğine sen önce git, 500 milyon dolarlık uçağını satıp, sarayın fantastik harcamalarını kıs. Bu dar zamanda, asıl önce sen biraz sabret. Ama edemezsin, israfa, lükse, şatafata çok alıştın. Ballı ihalelere gelince sabır yok. Yandaşa vergi affına gelince sabır yok. Sarayın masraflarından bir kuruş tasarruf etmeye gelince sabır yok. İtibar diye süslediği savurganlıktan, milim geri adım atmaya gelince, sabır yok.”

İyileştirilmiş ve güçlendirilmiş parlamenter sistem vurgusu yapan Akşener, özel olarak küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin (KOBİ) yaşadığı sorunlara da değindi. Akşener, “Ülkemizde 3 milyon 200 bin KOBİ var. İstihdamın dörtte üçünü, ihracatın yüzde 55’ini yaratıyorlar. 2018 Ağustos başından beri KOBİ’lerin kaybettiği istihdam 2 buçuk milyon kişi” dedikten sonra Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu Başkanı Ramazan Kaya‘yı kürsüye davet etti.

Ramazan Kaya yaşadıkları sorunları anlatırken, “Finansmana ulaşamıyoruz, bankalar kredi vermiyor. Ciddi bir işsizlik olsa da mesleki eğitim almış insan bulmakta zorlanıyoruz” dedi.

Akşener’in ardından grup toplantısı yapan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli de sözlerine Hatay’daki yangını kınayarak başladı. Bahçeli şöyle konuştu: “Bölücü terör örgütü ve yandaşları ateşle oynamaktadır Hatay’daki orman yangınında. Ateşin Çocukları İnisiyatifi adlı PKK aparatı dikkat çekmektedir. Bu teröristler yangındaki sorumluğu üstlenmişlerdir. Bunlar iblisin çocuklarıdır. Türk Tabipleri Birliği’nden (TTB) bu konuyla ilgili bir söz işittiniz mi? Kılıçdaroğlu ağzını açtı mı?”

“Ermenistan işgal ettiği topraklardan çekilmeden diyaloğa girmek ihanettir”

Bahçeli konuşmasının en uzun bölümünü, geçen hafta olduğu gibi Ermenistan ve Azerbaycan arasında yaşanan çatışmalara ayırdı. Bahçeli, “Ermenistan işgal ettiği her yerden ön şartsız çekilmelidir. Bakü’yü hedef yapanların Erivan’ın da bir gece ansızın bedel ödeyeceğini ne akıllarından ne de kâbus dolu anılarından çıkarmamaları hayatları ve güvenlikleri açısından en makul davranıştır. İki ülke arasında diyalog kurma çağrıları Dağlık Karabağ konusunu sulandırıyor. Terör devleti Ermenistan işgal ettiği topraklardan çekilmeden ateşkes görüşmesi yapmak ihanettir” diye konuştu.

MHP lideri, Kırgızistan’da yaşanan siyasi gerilimden de FETÖ’yü sorumlu tuttu: “Kırgızistan’da 4 Ekim seçimlerinin ardından alevlenen tartışmalar zamanlama itibarıyla manidar ve kaygı vericidir. Seçimleri iptale götüren şiddet olayları bölgesel barış arayışını zedelerken FETÖ’cülerin Kırgızistan’a yuvalanmış faaliyetleri hesaba katıldığında Bişkek’in karışmasında destekleyici ellerin kim ya da kimler olabileceği de belirginlik kazanmaktadır. Bu protestolar adil seçim taleplerinden öte anlam ifade etmektedir.”

“Uygur Türkleri’nin sorunu bizim de sorunumuzdur”

Uygur Türkleri’nin yaşadığı sorunlara sessiz kalmakla eleştirilen Bahçeli, konuşmasında bu konuya da değindi: “Uygur Türkleri’nin sorunları kuşkusuz bizim de sorunumuzdur. Hak gaspları, hukuk ihlalleri, insanlık trajedileri hiçbir zaman onaylayacağımız şeyler değildir. Ancak CHP bu konuda parmak sallayamaz, tavsiyede bulunamaz. Serok Ahmet bize sormuş, Doğu Türkistan’ı kaça sattınız diye? Satmak senin işindir. Sen git Kobani’ci yoldaşlarınla kucaklaş.”

“Senden ve zihniyetinden hiç hazzetmiyorum”

Bahçeli, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun erken seçime gidilmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını da değerlendirirken erken seçim olmayacağını belirtti: “CHP Genel Başkanı daha düne kadar ‘Erken seçime karşıyım’ diyordu. CHP Genel Başkanı ne oldu da bir an önce seçim diye tutturdu? Kim aklına girdi? Bir televizyon programında bana seslenmiş, ‘Yeter artık de seçime götür Türkiye’yi’ demiş. Senden ve zihniyetinden hiç hazmetmiyorum. Seçime gidip de ne yapacak, nereye ulaşacaksın? Sana ne vaat ettiler? Osman Kavala’ya yatan sempatinin arkasındaki neden Sorosçular’ın desteğini mi almak? Seçim isteği sipariş ve hezeyandır. Sen bırak erken seçimi falan da altının para ettiği bir dönemdeyiz, söz gümüş ise sükût altındır. Biraz sus. Ankara’dan bir fişek çıkarmayı mı düşünüyorsun?”

“Adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır”

Bahçeli, seçimlerin 2023 Haziran’ında yapılacağını vurgulayarak cumhurbaşkanı adaylarının da Recep Tayyip Erdoğan olacağını söyledi: “Seçim meçim derdine düşme. Bizim görüşümüz açıktır, değişmemiştir. Sandığın Haziran 2023’de kurulmasından yanayız. Türkiye 2023 hedeflerine Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yapısal reformlar yaparak ulaşacaktır. Anket aldatmacası boşa düşecektir. 2023’teki cumhurbaşkanı adayımız da Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

Mithat Sancar: “HDP’nin gücünü en iyi iktidar biliyor”

Üçüncü olarak grup toplantısı yapan parti Halkların Demokratik Partisi (HDP) oldu. HDP grubu adına Eş Genel Başkan Mithat Sancar konuştu. Sancar sözlerine 10 Ekim katliamında hayatını kaybedenleri anarak başladı: “O saldırıya yol açan gelişmeleri ve sonrasında yaşananları unutmadık. İnsanlık hafızası unutmaz. O bombaların nasıl patladığını, ardından kimlerin neler söylediğini unutmuyoruz. Bunun hesabını er ya da geç mutlaka soracağız.”

Mithat Sancar, 15 Ekim’in HDP’nin kuruluş yıldönümü olduğunu belirtirken, “Sekiz sene geçti. Umudu ve mücadeleyi sürekli büyüterek bugünlere geldik. AKP’ye ilk defa seçim yenilgisi yaşattık. Bunu hazmedemediler ve saldırılara başladılar. İktidar HDP’nin gücünü belki bizden bile iyi biliyor. HDP, barış, demokrasi, eşitlik ideallerini temsil ediyor. Bu yüzden de iktidar saldırılarından vazgeçmiyor. Ancak biz de direnmekten vazgeçmiyoruz” dedi.

“Demokratik cumhuriyet isteyen bütün çevreler bir araya gelmenin yollarını bulmak zorunda”

Sancar, ortak mücadele vurgusu yaparak, “Bizler hep birlikte mücadele edelim diyoruz. Biz kimseden özel destek istemiyoruz. ‘Gelin birlikte yürüyelim’ diyoruz. Çağrılarımız destek çağrıları değil, birlikte mücadele etme çağrılarıdır. Gelin demokratik cumhuriyeti birlikte kuralım. Demokratik cumhuriyet isteyen bütün çevreler bir araya gelmenin yollarını bulmak zorunda” diye konuştu.

“Kobani soruşturması yalanlarla dolu”

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, Kobani olaylarına ilişkin başlatılan soruşturmayı da şöyle değerlendirdi: “Kobani protestoları bahanesiyle yürütülen soruşturma tepeden tırnağa yalan üzerine kurulu. Bu iktidar suçlu olduğu için bu kadar yalan söylüyor. İktidar, Kobani’deki halklar IŞİD barbarlığına karşı direnirken sessiz kalmakla, yardım yollarını açmamakla suçludur. Protestoculara güvenlik güçlerinin ateş açması sonucu ortaya çıkan provokasyonlardan da sorumludur. Paramiliter güçleri bildiği halde durdurmayan ya da durduramayan iktidar 6-8 Ekim’de bütün olanlardan sorumludur.”

Sancar, Manisa’nın Soma ve Karaman’ın Ermenek ilçesinde eyleme geçen maden işçileri için de, “Soma ve Ermenek’ten en temel hakları olan tazminatları istemek için yola çıkan emekçileri durduruyorlar. O tazminatlara el koymak serbest ama hak talep etmek yasak. Bu böyle gidemez” dedi.

 “Doğaya yönelen her saldırıyı ilk başta HDP reddeder”

Hatay’daki yangına ilişkin de konuşan Sancar, doğaya yönelen her türlü saldırıya karşı çıktıklarını belirtirken iktidarın da bu konuda geçmişinin iyi olmadığını belirtti. Sancar, “Bu iktidarın doğaya bakışının ne olduğunu biz biliyoruz. Şaibeli ihalelerle satılan yangın söndürme uçaklarını da biliyoruz. Güvenlik gerekçesiyle Kürt illerinde yakılan ormanları da, bilerek günlerce müdahale edilmeyen yangınları, maden sahası ve rant yaratmak için yakılan ormanları da biliyoruz. Ülkenin farklı yerlerinde bunları defalarca yaşadık. Bizim bu konudaki tavrımız nettir. Doğaya yönelen her saldırıyı ilk başta HDP reddeder” diye konuştu.

Son grup toplantısı ise Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından gerçekleştirildi. Toplantı yaklaşık 1 saat 15 dakika sürerken Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu sözlerine Ankara’nın başkent oluşunun 97. yıldönümünü kutlayarak başladı.

Azerbaycan’ın topraklarını işgalden kurtarmak için mücadele ettiğini belirten Kılıçdaroğlu, demokrasi yanlısı herkesin bu mücadeleye destek vermesi gerektiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, Ermenistan’ın masum insanları öldürdüğünü ve işgal ettiği topraklardan çekilmesinin zorunlu olduğunu da belirtti. Kılıçdaroğlu, Rusya’da kurulan masada Türkiye’nin bulunmamasını da eleştirdi.

10 Ekim Ankara Garı katliamında hayatını kaybedenleri anan Kılıçdaroğlu, saldırının aydınlatılması gerektiğini söyledi. Teröre izin verilmemesi gerektiğinin altını çizen Kılıçdaroğlu, “İnsanların fikirlerine saygı duyarız. Ancak eline silah alıp masum insanları öldürenler teröristtir” diye konuştu.

“Hatay’daki katliamı hiçbir vicdan kabul etmez”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Hatay’daki yangın hakkında ise “Bu katliamı hiçbir vicdan kabul etmez. Yapan tabii ki teröristtir. Ha insan öldürmüşsün ha orman yakmışsın” dedi.

“Emekli maaşı bizim hakkımızdır, siz lütfetmiyorsunuz”

Konuşmasının büyük bölümünü ekonomiye ayıran Kılıçdaroğlu, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un emekli maaşları hakkında yaptığı açıklamayı eleştirdi: “Aile ve Çalışma Bakanı lütfeder gibi insanların hakkı olan maaşı ödemekle övünüyor. Bütün emekli kardeşlerime sesleniyorum. Senin hakkını sana verirken bile ‘Bana oy ver’ diyorlar. Benim birikimim bu. Sen lütfetmiyorsun.” 

“AVM’leri bir gün kapatın”

Esnafın sıkıntılarına da değinen Kılıçdaroğlu “AVM’leri hiç değilse haftada bir gün kapatın da vatandaş gidip esnaftan alışveriş yapsın. Dükkânı eğer kapalıysa onun primini siz ödeyin. Devlet esnafa borcunu ödemiyor” diye konuştu.

“Saray hükümeti tefecilere hizmet ediyor”

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Almanya’nın binde 1’den az oranla 10 yıllık borçlandığını belirten Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin iki buçuk yıl için dolar bazında yüzde 6,4 faizden borçlandığını söyledi. Kılıçdaroğlu, “Faiz ödemede dünya lideriyiz. 83 milyonu bir avuç tefeciye teslim ettik. Boğazımızdaki lokmayı alıp Londra’daki faiz çetesine veriyorsunuz. Devletin imkânlarıyla beşli çete kuruldu. Bunun üzerinde durmak lazım” dedi.

Kılıçdaroğlu eğitim sisteminin geldiği noktayı da eleştirirken uzaktan eğitimin “fiyasko” haline geldiğini söyledi. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Tek tip çocuk yetiştirmek istediler. Eğitimi rant alanı olarak da kullandılar. 18 yıldır kesintisiz yönetiyorsanız eğitim sisteminin nasıl bu hale geldiğini açıklamak zorundasınız. Milli Eğitim Bakanı orada boş boş oturuyor. Yedi milyon öğrenci EBA’ya ulaşamadı. Türkiye gerçeklerinden haberleri yok. Üç milyon öğrencinin evinde internet yok. Bilgisayarlardan alınan KDV’lerin kaldırılması lazım. İhtiyaç sahibi olan ailelere ve öğretmenlere internetin ücretsiz olması lazım.”

Bahçeli’ye Uygur Türkleri cevabı: “Çin’den para gelecek diye Uygur Türkleri’nin yaşadıklarına sessiz kalıyorlar”

Kılıçdaroğlu son olarak ise Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında Uygur Türkleri hakkında yaptığı açıklamalara cevap verdi. Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Iraklı Türkmenler’e biz yardım yaptık. Suriye’deki Türkmenler’e Arapça ‘Nutuk’ gönderdik. Bizim işimiz reklam değil. Sarayın bekçiliğine soyunanlar bize bu konuda ders veremez. Çin’den para gelecek diye Uygur Türkleri’nin yaşadıklarına sessiz kalıyorlar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus