Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberleri: BM’ye göre salgın kırılgan ülkelerde katliam etkisi yarattı, Küba iki aşının klinik deneyleri için onay aldı, Avustralya’da salgın sürecinde aile içi şiddet hızla artıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

ABD Başkanı Donald Trump’ın salgınla mücadele özel danışmanı Dr. Scott Atlas istifa etti. New York Valisi Andrew Cuomo, pozitif test sonuçlarından ziyade hastanelerdeki doluluk oranını dikkate alarak bir dizi yeni acil durum önlemi alacaklarını duyurdu. Kaliforniya Valisi Gavin Newsom eyaletteki yoğun bakım ünitelerinin Noel’den (24 Aralık) önce dolabileceğini söyledi. Associated Press, ABD’deki federal hapishanelerde koronavirüs aşısı uygulamalarında mahkûmlardan ziyade çalışanlara öncelik verileceğini öne sürdü. Salgınla mücadelede önlemlerin daha sıkı hale getirilmesinden bir gün sonra, Hırvatistan Başbakanı ve eşinin koronavirüs test sonuçları pozitif çıktı. Küba, koronavirüse karşı geliştirdiği iki aşı adayının ilk aşama klinik deneyleri için onay aldı. Avustralya’da koronavirüs salgını sürecinde aile içi şiddet hızla artıyor. Birleşmiş Milletler, koronavirüs salgınının insani yardıma ihtiyaç duyan bireylerin sayısında yüzde 40’a varan artışa neden olduğunu açıkladı. Dünyadan göze çarpan koronavirüs haberlerini, Medyascope sizin için derledi. 

Donald Trump’ın salgınla mücadele özel danışmanı Dr. Scott Atlas istifa etti

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın koronavirüs salgınıyla mücadele özel danışmanı Dr. Scott Atlas, Beyaz Saray’daki görevinden istifa etti. Dr. Atlas, hükümete hizmet süresini 130 günle sınırlayan bir sözleşmeyle, “özel statüye sahip devlet çalışanı” olarak işe alınmıştı.

İstifa mektubunun fotoğrafını Twitter üzerinden “Bu zor zamanlarda Donald Trump’a ve ABD halkına hizmet etmekten onur duydum” mesajıyla paylaşan Dr. Atlas, mektubunda “ABD başkanının özel danışmanı olarak görevimden istifa ettiğimi belirtmek için yazıyorum. Hayat kurtarmaya ve ABD halkının bu zor zamanları atlatmasını kolaylaştırmaya odaklandım, çok çalıştım. Hiçbir siyasi görüşün etkisinde kalmadan, her zaman en güncel bilimsel verilere güvendim” diye yazdı.  

Ağustos ayında Trump’ın özel danışmanı olarak göreve başlamadan önce Stanford Üniversitesi’nde sağlık hizmetleri politikaları alanında çalışan Dr. Atlas’ın salgın hastalıklarla mücadele alanında tecrübe sahibi olmadığı biliniyor. 

Dr. Atlas, ABD hükümetinin salgının gidişatına olabildiğince az müdahale etmesi gerektiğini savunmuş ve koronavirüsten etkilenen bireylerin büyük bir kısmının iyileşerek virüse karşı antikor geliştireceğini belirterek bir ABD’de bir nevi “sürü bağışıklığı” politikasının uygulamasını desteklemişti. Maske kullanımının sanıldığı kadar etkili olmadığını da öne süren Dr. Atlas, zıt görüşleri nedeniyle bu kısa görev süresinde ülkenin önde gelen bulaşıcı hastalıklar uzmanlarından Dr. Anthony S. Fauci ve Beyaz Saray’ın salgınla mücadele koordinatörü Dr. Deborah L. Birx ile sık sık karşı karşıya gelmişti. 

New York Valisi Andrew Cuomo

New York Valisi Cuomo, pozitif test sonuçlarından ziyade hastanelerdeki doluluk oranını dikkate alarak bir dizi yeni acil durum önlemi alacaklarını duyurdu 

New York Valisi Andrew Cuomo, 30 Kasım Pazartesi günü yaptığı açıklamada koronavirüs salgınıyla mücadelede yeni bir aşamaya geçtiklerini, vaka sayısının yanı sıra hastaneye yatışlardaki artışı dikkate alarak bir dizi yeni önlem almaya karar verdiklerini duyurdu. 

Vali Cuomo, New York’taki hastaneleri yoğunluktan dolayı personel sıkıntısı yaşamaları ihtimaline karşı tetikte olmaları, acil durum planları hazırlamaları ve yatak kapasitelerini yüzde 50 oranında artırmaları konusunda uyardı. New York’un batısındaki Erie bölgesinde, 4 Aralık Cuma gününden itibaren zorunlu ya da acil olmayan bütün ameliyatlar durdurulacak. Benzer önlemlerin New York geneline de yayılması bekleniyor. 

Düzenlediği basın toplantısında konuşan Vali Cuomo, “Koronavirüs salgınıyla mücadelede yeni bir aşamaya geldik. Hazırlık yaptığımız ve seferberlik ilanı gerektiren bir savaşın içindeyiz” dedi. Salgının ikinci dalgasının ne kadar yıkıcı bir etkiye sahip olduğunun pozitif test sonuçlarından ziyade hastanelerdeki doluluk oranlarına bakınca görüldüğünü belirten Cuomo, yeni önlemleri planlarken bu verilere odaklandıklarını belirtti. Kentte virüs nedeniyle hastaneye yatan hasta sayısının hafta sonu 3.500’ü aştığını belirten Cuomo, bunun mayıs ayından bu yana görülmeyen, rekor bir seviye olduğunun altını çizdi. 

Vali Cuomo, hastaneye yatışlardaki artışın ayrıca bahar aylarında uygulanan kısmi sokağa çıkma yasağı ve elzem olmayan işletmelerin kapatılması gibi katı önlemleri de yeniden gündeme getirebileceğini belirtti. 

Kaliforniya Valisi Newsom, eyaletteki yoğun bakım ünitelerinin Noel’den önce dolabileceğini söyledi

Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, 30 Kasım Pazartesi günü yaptığı açıklamada, eyaletteki yoğun bakım ünitelerinin aralık ayı ortasında tehlike uyandırabilecek bir doluluk oranına ulaşabileceğini söyledi. Vali Newsom’ın paylaştığı verilere göre, salgından ağır bir şekilde etkilenen San Joaquin Vadisi’ndeki hastanelerde Noel (24 Aralık) öncesinde doluluk oranının yüzde 83’e ulaşacağı belirtiliyor.. 

Newsom, “Bu eğilimler devam ederse, Kaliforniya’da sert önlemler almamız gerekecek” diyerek, birkaç gün içinde eyaletteki önlemlere yenilerinin eklenebileceği hatta bir süreliğine tamamen sokağa çıkma yasağı ilan edilebileceği sinyalini verdi. 

Associated Press (AP): ABD’deki federal hapishanelerde koronavirüs aşısı uygulamalarında mahkûmlardan ziyade çalışanlara öncelik verilecek 

Associated Press’in (AP) haberine göre, ABD’deki federal hapishaneler bu ay sonuna kadar dağıtımına başlanması planlanan koronavirüs aşısının ilk doz uygulamalarında öncelik verilen devlet kurumları arasında yer alıyor. Ancak aşı mahkumlara değil, hapishane çalışanlarına uygulanacak. İsimlerinin gizli kalması şartıyla AP’ye konuşan cezaevi çalışanlarının ifadelerine göre, Federal Cezaevleri Bürosu (BOP) yetkilileri gardiyanlara ve diğer hapishane çalışanlarına “birkaç hafta içinde koronavirüs aşısı olmaya hazır olmalarını” söyledi

AP tarafından yayımlanan belgelerde, aşının ilk doz uygulamalarında öncelik verilenler arasına hapishane çalışanlarının da dahil edileceği belirtilirken, mahkûmlara aşı uygulanmasıyla ilgili ilişkin herhangi bir detaya yer verilmedi. 

30 Kasım Pazartesi itibarıyla, ülkede koronavirüs test sonucu pozitif çıkan 3.624 federal mahkûm ve 1.225 cezaevi personeli mevcut. Mart ayında bildirilen ilk vakalardan bu yana 18.467 mahkûm ve 1.736 cezaevi personeli virüsü atlattı.. 141’den fazla mahkûm ve iki personel ise virüs nedeniyle hayatını kaybetti. 

ABD’de toplam koronavirüs vakalarının sayısı 13 milyonu aşarken, hayatını kaybedenlerin sayısı da 268 binin üzerine çıktı. Ülke genelinde olduğu gibi hapishanelerde de salgının gidişatı endişe verici. Parmaklıklar arkasında fiziksel mesafe kurallarının uygulanması oldukça zor. Mahkûmlar birbirine oldukça yakın ranzalarda uyumak ve yabancılarla ortak banyo ve tuvaletleri paylaşmak zorunda. Salgının başlangıcından bu yana hapishanelerde yeterli sabun ve hijyen malzemelerinin bulunmayışı da endişe verici faktörlerden biri. 

Hırvatistan Başbakanı ve eşinin koronavirüs test sonuçları pozitif çıktı

Hırvatistan Başbakanı Andrej Plenkoviç ve eşinin koronavirüs test sonuçlarının pozitif çıktığı açıklandı. Bir hükümet sözcüsünün yaptığı açıklamaya göre Plenkoviç şimdilik kendini iyi hissediyor ve tecrit sürecini geçirmek üzere 28 Kasım Cumartesi gününden itibaren evine kapandı.

4 milyonun üzerinde nüfusa sahip Hırvatistan’da salgının başlangıcından bu yana 21.457’si aktif, toplam 131.342 vaka tespit edildi. Ülkede virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 1.861’e ulaştı

Hırvatistan bahar aylarında salgının ilk dalgasıyla mücadele sürecinde katı karantina önlemleri alarak ve seyahat kısıtlamaları getirerek virüsü nispeten kontrol altında tutmayı başardı. Yaz aylarında ise hükümet, turizm sektörünün ayakta kalabilmesini gerekçe göstererek önlemleri hafifletti. 25 Kasım Cuma gününe kadar salgınla mücadelede yeniden katı önlemler uygulamamakta ısrar eden Hırvatistan hükümeti, son haftalarda hastanelerdeki doluluk oranının tehlikeli bir hızda artmasıyla birlikte yeni kısıtlamaları hayata geçirmeye karar verdi. 

Hırvatistan’da 25 Kasım Cuma gününden itibaren geçerli yeni önlemler kapsamında kafeler, barlar ve restoranlar ile spor salonları gibi birçok işletme kapatıldı. Hırvatistan jükümeti, 28 Kasım Pazartesi itibarıyla ise bu süreçte mali desteğe ihtiyaç duyan işletme sahiplerine yönelik bir yardım paketini hayata geçirdiklerini açıkladı. 

Küba, koronavirüse karşı geliştirdiği iki aşı adayının ilk aşama klinik deneyleri için onay aldı 

Latin Amerika’da koronavirüse karşı etkili aşı geliştirme çalışmalarının lideri konumundaki Küba, ülkedeki Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezi (CIGB) tarafından geliştirilen “Mambisa” ve “Abdala” adlı iki aşı adayının ilk aşama klinik testlerini başlatmak için onay aldı. Böylece, Kübalı bilim insanları tarafından geliştirilen ve şu anda klinik deney aşamasında bulunan aşı adaylarının sayısı dörde ulaştı. 

İki aşı adayından ilki olan Mambisa, 19. yüzyılda Küba’nın bağımsızlığı için mücadele eden bir kadının adını taşıyor ve nazal yolla, yani burundan uygulanacak bir aşı olarak biliniyor. İkinci aşı adayı olan Abdala ise Kübalı Şair Jose Marti tarafından yazılan ilk dramatik şiirin adını taşıyor ve aşının deri altından enjekte edileceği belirtiliyor.

Küba, ağustos ayında “Soberana 01” adlı aşı adayının klinik deneylerini yürütmek üzere onay alarak, koronavirüse karşı geliştirilen aşı adaylarını deney aşamasına taşıyan Latin Amerika ve Karayipler’de ilk, dünyada ise otuzuncu ülke olmayı başardı. Kasım ayı başında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kübalı bilim insanları tarafından geliştirilen “Soberana 02” adlı aşıyı da klinik testlerine başlanan ikinci aşı adayı olarak resmen tanıdı. 

Avustralya’da koronavirüs salgını sürecinde aile içi şiddet hızla artıyor 

Avustralya’nın güneydoğusundaki Yeni Güney Galler eyaletinde Women’s Safety (Kadınların Güvenliği) organizasyonunda 15 yıldır aile içi şiddetle mücadele ve aile içi şiddete maruz kalan kadınlara destek olmak için çalışan Hayley Foster, 2020’yi Avustralya için “aile içi şiddet oranları bakımından en kötü yıl” olarak tanımladı. Foster, “Çok daha fazla boğulma vakası görüldü, çok daha fazla sayıda kadın ölüm tehditleri aldı, kafa travması yaşayan ve cinsel saldırıya uğrayan kadınların sayısı korkutucu derecede arttı” dedi. 

Koronavirüs salgını, beraberinde getirdiği kısıtlamalar, ekonomik bunalım ve artan işsizlik oranlarıyla birlikte 2020 yılında Avustralya genelinde aile içi şiddet vakalarının ciddi derecede arttığı gözlendi. Foster gibi aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele eden organizasyonlarda çalışanlar, hükümetin mart ayında yalnızca bu alanda kullanılmak üzere 150 milyon dolarlık yardım paketi açıklamasına rağmen destek bekleyen kadınların taleplerini karşılamakta yetersiz kaldıklarını belirtiyor. 

Avustralya Kriminoloji Enstitüsü tarafından temmuz ayında yapılan bir anket çalışması, bir ilişkide bulunan Avustralyalı kadınlardan neredeyse yüzde 10’unun koronavirüs salgını sürecinde aile içi şiddete maruz kaldığını ortaya çıkardı. Bu kadınlardan üçte ikisi, şiddetin salgın sürecinde başladığını ve giderek kötüleştiğini belirtti. Salgından önce de fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalmış olan kadınların yüzde 50’si ise salgının başlangıcından beri daha yoğun ya da daha sık olarak istismara uğradıklarını söyledi. 

Avustralya’da yürütülen Counting Dead Women (Ölen Kadınları Sayıyoruz) Projesi’nin yetkilileri, 2020 yılı içerisinde şiddete maruz kalarak hayatını kaybeden kadınların sayısının 48’e ulaştığını belirtti. Avustralya polisi, bu ölümlerden 35’inin aile içi şiddetle ilişkili olduğunu ortaya çıkardı. 

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) Başkanı Mark Lowcock

Birleşmiş Milletler: Koronavirüs salgını, insani yardıma ihtiyaç duyan bireyler yüzde 40 oranında arttı

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 1 Aralık Salı günü yapılan açıklamaya göre, koronavirüs salgınıyla birlikte dünya genelinde insani yardıma ihtiyaç duyanların sayısında yüzde 40 oranında artış gözlemlendi. BM, salgının yıkıcı etkisi sebebiyle önümüzdeki yıl maddi desteğe ihtiyaç duyacak olanlara yönelik 35 milyar dolarlık bir yardım paketi çağrısında bulundu. 

BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi Başkanı Mark Lowcock, durumun ciddiyetini “Önümüzdeki yıl insani yardıma muhtaç olacak bireylerin hepsi aynı ülkede yaşıyor olsaydı, dünyanın en büyük beşinci topluluğunu oluştururlardı” diyerek açıkladı. Lawcock, “Salgın, kırılgan ve savunmasız ülkelerde katliam etkisi yarattı” diye ekledi. 

BM, 2021 yılı için 56 ülkeyi kapsayan 34 insani yardım planı hazırlayarak, dünya çapında açlık, çatışma, iklim değişikliği ve koronavirüs salgını nedeniyle zor durumda kalan 235 milyon civarında olduğu tahmin edilen savunmasız bireylerin en az 160 milyonuna ulaşmayı hedefliyor. Lowcock, “Her zaman için ihtiyaç sahibi ve savunmasız bireylerin en az üçte ikisine ulaşmayı hedefliyoruz. Geri kalan üçte birlik boşluğu doldurması için ise Kızılhaç gibi yardım organizasyonlarına güveniyoruz” dedi. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus