İstanbul Tabip Odası: “Yarım kapanma yetmez, tam kapanma şart”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Tabip Odası (İTO), bugün (1 Aralık) düzenlediği basın toplantısında İstanbul’da koronavirüs salgını nedeniyle hastanelerin dolma noktasına geldiğini belirterek acil olarak alınması gereken önlemleri sıraladı. Basın toplantısında, koronavirüsten kaynaklanan ölümleri durdurmak için yarım kapanmanın yetmeyeceği ve tam kapanmanın şart olduğu vurgulanırken İTO Yönetim Kurulu ve İTO Covid-19 İzleme Grubu tarafından hazırlanan “İstanbul’da Sağlık Raporları-10/Kasım Ayı” raporu da kamuoyuyla paylaşıldı.

Cağaloğlu’nda bulunan İTO Şube Binası’nda yapılan basın toplantısına İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, İTO Yönetim Kurulu üyeleri Dr. Murat Ekmez, Dr. Recep Koç ve Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu katıldı. 

“Avrupa’da vaka sayısında birinciliğe ulaştık”

Basın toplantısında konuşan İTO Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, alınan önlemlerin yeterli olmadığını düşündüklerini belirterek “Önlemler yüksek vaka sayılarını ve ölüm oranlarını kontrol etmeye yetmeyecektir. Hastalanan her 100 kişiden ikisinin öleceğini düşünürsek, ne kadar hasta olursa o kadar can kaybı olacaktır. Bu can kayıplarını önlemek için gerekli önlemler alınmalı. Bu konuda da iktidar sorumludur. Dünyada vaka sayıları artmakta ve biz de Türkiye olarak Avrupa genelindeki vaka sayılarında birinciliğe ulaşmış durumdayız” diye konuştu.

Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan verilerde önemli detayların paylaşılmadığını vurgulayan Saip, “Hâlâ PCR testi negatif olanların verileri paylaşılmıyor. Ayrıca yaş, cinsiyet, bölge, sağlık çalışanlarının oranları gibi detaylı bilgiler verilmiyor. Ülkemizde PCR test pozitifliği oranını da hâlâ bilmemekteyiz. Kasım ayında vaka sayıları nisan ayını geçmiş bulunmaktadır. İstanbul, Türkiye’nin yüzde 20’sini oluşturmaktadır. Vakaların çoğunluğu İstanbul’dadır ve bu yüzden veriler önemlidir” dedi.

“Salgının birincil derecede sorumlusu politik rant elde etmeye çalışan AKP iktidarıdır”

Basın toplantısında konuşan İTO Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu şunları söyledi: “Ne yazık ki, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı ve gerçeğin ancak bir bölümünü yansıtan ölüm sayıları bile her geçen gün artmakta. Sağlık Bakanlığı 28 Temmuz’dan bu yana gizlediği vaka sayılarını 25 Kasım’da açıklamaya başladı ve Türkiye’nin yeni vaka sayılarında tüm Avrupa’da birinci, dünyada ise dördüncü sırada olduğu görüldü.” 

Ömeroğlu ayrıca, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Müdürlüğü’nün de kayıtlarındaki bulaşıcı hastalıktan ölüm sayılarını paylaşmaya başladığını ve koronavirüse bağlı ölümlerin Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı sayıların birkaç misli fazlası olduğunu belirtti.

Hükümeti salgını iyi yönetememekle eleştiren Ömeroğlu, “Türkiye’de yaklaşık 35 bin insanın hayatını kaybettiği bu salgın sürecinin ‘birincil derecede sorumlusu’ yetkisiz Bilim Kurulu değil, bu süreçten ‘başarı hikayesi’ çıkararak politik rant elde etmeye çalışan AKP iktidarıdır” dedi.

İTO, salgına dair aylık raporunu açıkladı

İTO Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, basın toplantısında ayrıca İTO Yönetim Kurulu ve İTO Covid-19 İzleme Grubu tarafından hazırlanan “İstanbul’da Sağlık Raporları-10/Kasım Ayı” adlı raporunun öne çıkan kısımlarını da paylaştı. Rapordaki bazı tespitler şöyle:

  • Hastanelerde yatak sayıları ve yoğun bakımlar dolma noktasına gelmiştir. Bu nedenle koronavirüs dışında farklı şikayetleri olan hastalar için de sıkıntılı durum yaşanmaktadır. Bu hastalar için ayrılan yataklar giderek koronavirüs hastaları ile dolmaktadır. 
  • Toplumsal hareketliliği engelleyen kısıtlamaların alınması beş gün içinde etkisini gösterecektir ama ölüm sayılarının azaltılmasında 14 günlük bir kapanmanın önemi ortadadır.
  • Hükümetin salgın yönetimi bakımından sınıfta kaldığı söylenebilir. Bugün geldiğimiz noktada bu salgın, bir “çalışan hastalığı” konumuna gelmiştir çünkü sadece hafta sonu için yasaklar getirilmiştir. Bu önlemler virüsün, “yaşamak için çalışmak zorunda olan insanların” hastalığı haline geldiğini göstermektedir. 
  • Açıklanan hastane ve yoğun bakım oranları gerçek hayat deney ve pratikleriyle uyuşmamaktadır. Özetle salgın, İTO Covid-19 İzleme Grubu’nun değerlendirmelerine göre yönetilememektedir. 
  • Sosyal devlet desteği sağlanarak kamu ve özel sektörde çalışanlara en az bir ay ücretli izin verilmesi, esnafa kira ve muafiyet desteği sunulması, kayıtdışı kesime de yurttaşlık geliri tanınması gerekmektedir. Öte yandan acil bir biçimde kapanma uygulanması ve ardından epidemiyoloji biliminin gerekleri doğrultusunda kontrollü olarak yeniden açılma periyoduna girilmesi gerekmektedir.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus