UNDP 2020 İnsani Gelişme Raporu yayımlandı: Türkiye iki yıl üst üste “çok yüksek insani gelişim” kategorisine girdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yayımlanan 2020 İnsani Gelişme Raporu’nun (İGR) Türkiye lansmanı, UNDP Türkiye’nin Habitat Derneği, İnsani Gelişme Vakfı (İNGEV) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) işbirliğinde çevrimiçi olarak yapıldı. “Önümüzdeki Sınır: İnsani Gelişme ve Antroposen” başlıklı 2020 İnsani Gelişme Raporu, insan ve doğa arasındaki ilişkiyi yeniden dengeleme ve insan yaşamını kalıcı olarak iyileştirmeye odaklandı.

Etkinlikte konuşan UNDP Türkiye Temcilcisi Claudio Tomasi, Türkiye’nin genel ilerlemesinin iyi durumda olduğunu belirterek, “Türkiye’nin insani gelişim endeksi 2019 için 0,82 değerinde. Bu da ülkeyi oldukça yüksek bir insani gelişim kategorisine koyuyor. Sıralamada ise 189 ülke arasında 54’üncü. Böylece Türkiye iki yıl üst üste çok yüksek insani gelişim kategorisine girmiş oldu” dedi. Tomasi, Türkiye’nin bu anlamda değerinin yüzde 40 arttığına işaret etti.

Tomasi, Türkiye’de 1990-2019 yıllarında beklenen yaşam süresinin 13,4 yıl artarak 77,7’ye, ortalama öğrenim süresinin 3,6 yıl artarak 8,1’e ve beklenen öğrenim süresinin ise 7,7 yıl artarak 16,6’ya ulaştığını aktardı. UNDP Temsilcisi Tomasi, Türkiye’nin karşılaştırmalı bir endeks olan Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği’nde ise yüzde 16,7’lik düşüş gösterdiğini belirtti.

 “Sürdürülebilirlik anlayışı temel prensiplerimiz arasında yer alıyor”

Etkinlikte konuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı da raporun ilk kez 30 yıl önce yayımlandığına dikkati çekti. Özkaldı, insani gelişmenin yalnızca ekonomik boyutlarının olmadığını ve yaşam kalitesinin, eğitim ve doğayla uyum gibi farklı konuları içeren bir bakış ile belirlenmesi gerektiğini ortaya koyduğunu söyledi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Akif Özkaldı

Özkaldı, 2010 yılına kadar orta düzeydeki ülkelerle birlikte anılan Türkiye’nin, 2019’dan bu yana çok yüksek insani gelişmeyi başaran ülkeler arasında yer aldığını kaydetti. “Uluslararası toplumu tehdit eden tüm olaylara karşı ortaklaşa mücadele ve işbirliğinde safları sıklaştırmak mecburiyetindeyiz” diyen Özkaldı, şöyle devam etti:

“Bu anlayışla, ülke olarak Birleşmiş Milletler Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yaptık. Yine bu anlayışla 2022 yılında Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’nin 16. Taraflar Konferansı’na ev sahipliği yapacağız. Hazırlıklarımıza devam ediyoruz. Doğadaki varlığımızın olmazsa olmazı biyolojik çeşitliliğimizin korunması için Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi’ni hazırladık ve 81 ilde çalışmalarımızı tamamladık. Bu kapsamda yaklaşık 1,8 milyon veriyi ‘Nuh’un Gemisi’ adını verdiğimiz Ulusal Biyoçeşitlilik Veri Tabanımıza işledik.”

Biyolojik çeşitliliğin korunması ve iklim değişikliği ile mücadele konusunda orman varlığının önemine dikkati çeken Özkaldı, bu çerçevede 11 Kasım’ı “Milli Ağaçlandırma Günü” ilan ettiklerini ve “Geleceğe Nefes” kampanyasını başlattıklarını hatırlattı.

“Artık insan çağından bahsediyoruz”

Birleşmiş Milletler Türkiye Mukim Koordinatörü Alvaro Rodriguez ise yayımladığı video mesajda, koronavirüs salgınının ulusal sistemleri sınava tabi tuttuğunu vurguladı. Koronavirüs salgını öncesinde de kadın, erkek, kır, kent ve ülkeler arasında eşitsizlikler olduğunu vurgulayan Rodriguez, bu raporun bazı şeylerin altını ilk defa çizdiğine değindi.

İnsan eliyle üretilen ürünlerin doğal ortamda oluşan her şeyin ötesine geçmeye başladığını belirten Rodriguez, şöyle konuştu:

“Yeni insan çağından bahsediyoruz artık. Bu rapor gösteriyor ki insanların iyi şeyler yapmak için gücü çok fazla. Ancak ne yazık ki bunu her zaman iyi şeyler için yapmak için kullanmıyoruz. Mesela faaliyetlerimiz iklim değişikliklerine sebep oldu. Artık tam da bu ortamda bir kavşaktan geçiyoruz. Artık durup bir düşünmemiz ve insani gelişimin ne yöne gittiğini, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını düşünmemiz gerekiyor. Gezegen üzerindeki herkesin refahını sürdürülebilir şekilde sağlamak için ne yapabiliriz bunu düşünmemiz gerekiyor.”

“Antroposen dönemine giren dünya ilerleme yollarını yeniden tasarlamalı”

Koronavirüs salgınından önceki döneme ait verilere göre insani gelişmenin durumunu ortaya koyan raporda, insanların doğa üzerindeki baskısının sona ermemesi halinde küresel salgının dünyanın karşılaştığı son kriz olmayacağı belirtildi.

İnsanlığın, “Antroposen” veya “İnsan Çağı” olarak adlandırılan yeni bir jeolojik çağa girdiğine işaret edilen raporda, sözkonusu dönemde tüm ülkelerin ilerleme yollarını yeniden tasarlamaları ve tüm insanların gelişmesini sağlayacak biçimde, gezegensel baskıların azaltılması için dönüşümü engelleyen güç ve fırsat eşitsizliklerini ortadan kaldırmaları gerektiği vurgulandı.

İnsani Gelişme Endeksi (İGE), uzun ve sağlıklı yaşam, bilgiye erişim ile kabul edilebilir bir yaşam standardı gibi üç temel boyutta ortalama insani gelişme düzeyinin uzun vadeli takibi sonucunda oluşturuluyor.

Endekse göre, İGE’de ilk sırayı 0,957’lik değerle Norveç aldı ve zirvedeki yerini korudu. Bu ülkeyi 0,955’lik değerle İrlanda ve İsviçre, 0,949’luk değerle Hong Kong ve İzlanda izledi. Türkiye 2019 yılını kapsayan İGE’de 0,820’lik değerle 189 ülke arasında 54’üncü sıraya yükseldi ve bu değerle “çok yüksek insani gelişme” kategorisindeki yerini korudu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus