İmamoğlu, Türkçe Kur’an okunmasına dair eleştirilere yanıt verdi, Akit gazetesi muhabirinin sorusunu geri çevirdi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 18 aylık görev süresini 18 maddede anlattı. Fatih Sultan Mehmet tablosuyla ilgili “sahte” bir soruşturma başlatıldığını söyleyen İmamoğlu, Akit gazetesi muhabirinin sorusunu geri çevirdi ve “Bence çalıştığınız yer bir gazete değil. Sizin yayın organınızın sorusuna cevap vermeye tenezzül etmem” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Haziran 2019 seçimlerinin ardından işbaşına geldikten sonra üçüncü kez kamuoyunun karşısına çıkarak görev süresi boyunca yaptıklarını anlattı. 18 aylık görev süresini 18 maddede anlatan İmamoğlu, 102 kişilik yönetici kadrosuyla birlikte sahneye çıktı ve “Biz, kamu yönetiminde halka hesap vermeyi onur kabul eden bir anlayışı temsil ediyoruz. Çünkü biz, halka hesap vermeyi unutanların, bir süre sonra kirlendiklerini ve geçici sürelerle geldikleri koltuklara yapışmak için olmadık işlere giriştiklerini iyi biliyoruz” dedi. 

Kanal İstanbul projesine karşı olmayı sürdüreceklerini ve engellenmeye çalışılan projeleri devam ettireceklerini belirten İmamoğlu, Fatih Sultan Mehmet tablosuyla ilgili de bir soruşturma başlatıldığına dönük duyumlar aldıklarını söyledi: “Bellini atölyesine ait olan Fatih Sultan Han’ın tablosuyla ilgili, ‘sahte’ diye bir soruşturma düzeni başlatılmış. Bu, kıskanılacak bir şey değil. Tabloyu, bütün Türk halkına kazandırdık. Umarım, soruşturmaya dönüştürülmeden kapatırlar. Bu da trajikomik, fıkra gibi bir durum.”

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan İmamoğlu, Şeb-i Arus törenlerinde Türkçe Kur’an okunmasına dair eleştirileri şöyle yanıtladı: “Bir kere Şeb-i Arus’ta ezan yok. Türkçe ezan istismarı da var burada, çok acı. Bugünün gündemi üzerinden bunu yapan insanların makamları da önemli. Öyle ifadelerde bulunuyorlar ki ‘Şeb-i Arus’da naatlar, beyitler de Arapça okunmalı’ vesaire gibi. Bir kere naatlar ve beyitler, Şeb-i Arus’ta Farsça’dır. Bu tarzı ve yaklaşımı ortaya koyan, çok ayıp ediyor. Hem Mevlana’nın maneviyatına hem Şeb-i Arus sürecine çok ayıp ediyor.” 

İmamoğlu’ndan Ali Erbaş’a: “Siyasi iktidarın temsilcisi haline gelmiş bir kişidir”

İmamoğlu kendisine göre de Kur’an’ın Arapça okunması gerektiğini söyleyerek bu işlem için soruşturmanın devam ettiğini belirtti. “Bir belediye başkanı, oturup da programları yazıp çizmez, hazırlamaz” diyen İmamoğlu, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın açıklamalarına şöyle yanıt verdi:

“Diyanet İşleri birçok konuda açıklama yapıyor. Diyanet, cumhuriyetimizin döneminde kurulmuş, çok değerli bir kurumumuz. Bu kurumla başındaki kişiyi ayırt etmek lazım. O, ne yazık ki siyasi iktidarın temsilcisi haline gelmiş bir kişidir. Özellikle benim seçimimde yaşadığım olayların içinde bilfiil, siyasi sürecin ve mekanizmasının bir parçası haline gelmiş durumuyla da bunu ispat etmiş biridir. Dünden beri şaşkın bir biçimde, yine bu sürecin içine ilginç bir dille katılmasını hayretle izliyorum. Neymiş efendim, ‘Başka bir dilde okunduğu zaman Kur’an olamaz.’ Yıllarca basın yazdı, çizdi, okudu ve Türkiye’de hayranlıkla takip ettik: Cat Stevens. Biliyorsunuz Müslüman olmuştu ve Yusuf İslam adını almıştı. Cat Stevens, tahmin ettiğiniz gibi Arapça bilen biri değildi. İngilizce okuyarak Müslüman olmayı tercih etti. Yani, çok sığ bir akıl ve çok sığ bir tarif. Yani, Türkçemizi düşmanlaştırmaya çalışmak, başka bir boyuta taşımak çok ayıp.”

Kendisinin Kur’an okumasına yönelik tepkiler hakkında da konuşan İmamoğlu, “Evet, ben Kur’anıkerim’i okudum, okurum da. Neden sizi rahatsız ediyor? Derdi ne insanların? Ekrem İmamoğlu, Kur’an okumuş. Siyasi rant için, hele hele oy devşirmek için bunu kullananlar, günahın en büyüğü ile karşı karşıyadır, bunu söyleyeyim. Asla kullanılamaz. Bir şeyi unutmasınlar. Bu sözleri taşımaya çalıştıkları ya da bu tarz davranışlarla, bu konuyla muhatap edip başka kavramlarla ilişkilendirmeye çalışanlara şunu hatırlatmak isterim: Karşılarındaki Ekrem İmamoğlu. Ben de kendimi biliyorum. Bunu söylemek istemezdim ama ben de altılı, yedili yaşlardan itibaren dini eğitim almış birisiyim. 10’lu yaşlarda defalarca da köy camilerinde ezan okumuş birisiyim. O yüzden işlerine baksınlar. Bu işler üzerinden siyasi fayda elde etmeye, siyasi rant elde etmeye çalışmasınlar” dedi.

Akit’in sorusunu geri çevirdi

İmamoğlu, Akit gazetesinden bir muhabirin sorusunu ise “Bence çalıştığınız yer bir gazete değil. Sizin yayın organınızın sorusuna cevap vermeye tenezzül etmem” diyerek geri çevirdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus