SPoD’un “LGBTİ+’ların Hukuk Gündemine (İçeriden) Bir Bakış” adlı yayını çıktı – “Hukukçuların kaleme aldığı bu yazılar, bütün hak savunucularına hitap ediyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği’nin (SPoD), LGBTİ+’ların 2019-2020 yılındaki hukuki mücadelelerini ele aldığı “LGBTİ+’ların Hukuk Gündemine (İçeriden) Bir Bakış” adlı yayın çıktı. SPoD’un avukatı ve “LGBTİ+’ların Hukuk Gündemine (İçeriden) Bir Bakış”ın proje koordinatörü Avukat Hatice Demir, yayının hazırlık aşamalarını, ele aldığı konuları ve içeriğini Medyascope’a anlattı.

2011 yılında, bir grup akademisyen, hukukçu ve aktivist tarafından kurulan SPoD, hak temelli çalışmalar yürüten bir örgüt. SPoD, LGBTİ+’ların yaşadığı sorunlara kalıcı ve kapsamlı çözümler üretmeyi hedeflerken aynı zamanda LGBTİ+’ların maruz kaldığı baskı, şiddet, sosyal dışlanma ve ayrımcılığı azaltmak için de çalışıyor. 

SPoD avukatı ve aynı zamanda “LGBTİ+’ların Hukuk Gündemine (İçeriden) Bir Bakış” yayınının proje koordinatörü Avukat Hatice Demir, yayında ele aldıkları gündemleri şöyle anlattı: “Yayına 2020’nin ortalarında hazırlanmaya başladık. 2019 ve 2020, LGBTİ+’lar için zor geçti. Çok uzun süredir devam eden İstanbul ve Ankara yasaklarına, 2019 yılında diğer şehirlerdeki yürüyüş yasakları da eklendi. İstanbul Sözleşmesi tartışmaları, ‘HIV statümü paylaşmak zorunda değilim’ tartışmaları, seks işçisi trans kadınlara sokakta kesilen idari para cezaları gibi başlıklar son iki yıldır LGBTİ+’ların gündemlerinde. Bu konularda medyada birtakım haberler çıkıyor ve sosyal medyada başlayan tartışmalarla birlikte çok hızlı bir şekilde LGBTİ+’lara dönük nefret söylemine evriliyor.”

Demir, SPoD hukuk ekibi olarak bu çalışmadaki amaçları hakkında ise şunları söyledi: “Biz SPoD hukuk ekibi olarak beş, on yıl sonra Türkiye’de 2019 ve 2020 yıllarında LGBTİ+’larla ilgili neler olduğunu ve olanların üzerine ‘Bunlar hukuku nerede kesti?’ dediğimiz noktada elimizde bir yayın olsun istedik.”

Yazıların tamamı hukukçular tarafından kaleme alındı, bütün hak savunucularına hitap ediyor

Yayın konularını SPoD hukuk ekibi olarak belirlediklerini anlatan Demir, “Gündemimizi hem sosyal medyadan takip ederek gördüğümüz hem de SPoD’a danışma hattı üzerinden gelen sorulardan yola çıkarak oluşturduk” dedi. “İki yılın tamamını ele aldık, hiçbir şeyi gözden kaçırmadık” diye bir iddialarının olmadığını da söyleyen Demir, “Belirlenen konularla ilgili hukuk ekibi içerisinde dağılımlar yaptık sonra bazı yazıları doğrudan o dosyaları yürüten hukukçulardan yazmalarını istedik” diye konuştu.  

Yayında, hukukçuların yazdığı ve bütün hak savunucuların hitap eden yazılar olduğunu dile getiren Demir, “Bir baro dergisine yazar gibi yazmadık. Yazıların dilleri çok ağır değil. Herkes okusun anlasın ve üzerine söz üretebilsin istedik” diye devam etti. 

Türkiye’de, LGBTİ+’ları ilgilendiren bir durum olduğunda  LGBTİ+’ların hızlı bir şekilde kriminalize edildiğinin altını çizen Demir, “Avukatlar, kamuoyunda da tartışılan meseleleri, ‘Davalar nasıl ilerledi? Nasıl ilerlemeliydi?’ sorularının cevaplarını anlattı. Sadece dava dosyası özetleyen bir yayın değil bu. Aynı zamanda hukuk politikası içeren bir yayın” sözleriyle yazılarında konu aldıkları gelişmelerin politik arka planlarını da ele aldıklarını belirtti.

Türkiye’de özellikle son beş, altı yıldır LGBTİ+’ların haklara erişiminin çok sık tartışmaya açıldığını söyleyen Demir, “Mesela İstanbul Sözleşmesi’yle LGBTİ+’ların şiddetten korunma haklarının dahi tartışmaya açıldığı günler yaşadık. Onur Sezen’in üç dava dosyasında ele aldığı yazısında gördüğümüz gibi, LGBTİ+’ların çok hızlı bir şekilde ve yıllardır kimseye karşı dava açılmamış yasa maddeleriyle yargılandığını görüyoruz. Çok hızlı bir şekilde davalarda sanık ya da şüpheli konumuna getirildiğini görüyoruz. Bunlar tabii ki çok tedirgin edici gelişmeler” diye konuştu.  

 LGBTİ+’ların mücadeleye ve daha çok görünür olmaya devam ettiğini anlatan Demir, “LGBTİ+’lar, bütün bu yasaklara ve sistematik hak ihlallerine rağmen görünür olmaktan ve hak talebinde bulunmaktan vazgeçmiyorlar” dedi. 

Yayında yer alan yazılar şöyle: Hatice Demir ve Özge Nur Kara’nın “Her Haziran Yasak Var İstanbul’da: 2019’a Bakış”, Kerem Dikmen’in “Ankara Yasakları Bitti Mi?”, Emrah Şahin’in “TİHEK ve Cinnah Hotel Davası”, Polat Yamaner’in “Duanla Doğmadım ki Bedduanla Öleyim: Üst Düzey Siyasi Figürlerin LGBTİ+’lar Hakkında Ürettiği Söylem Üzerine Değerlendirmeler”, Onur Sezen ve Umut Rojda Yıldırım’ın “Avukatımı İstiyorum!: Türkiye’de Baroların LGBTİ+ Aktivizmi ve Barolara Açılan Soruşturmalar”, Onur Sezen’in “2019-2020 Yılında LGBTİ+ Öznelere Yönelik Olarak Açılan Üç Soruşturmasının İncelenmesi”, Enes Salar ve Erkin Akbay’ın “HIV’in Ceza Yargılamalarındaki İzdüşümü: Öneriler 101”, Kardelen Yılmaz’ın “Seks İşçiliğine Dair Saha Gözlemleri: Eylemin ‘Suç’landığı İşçilik”, Ezel Buse Sönmezocak’ın “İstanbul Sözleşmesi Tartışmaları”, Deniz Yıldız’ın “Mülteci ve Göçmen LGBTİ+’ların Türkiye’de Hukuk ve Adalete Erişimi: Derinleşen Engeller”, İsmail Dede’nin “Hareketlenen Gündemiyle Hararetle İncelenmesi Gereken Bir Konu: İnterseks Çeşitlilik v. Kişisel Durum Sicili”, Sedef Avcı ve Polat Yamaner’in “Transgender Europe Tarafından Yayımlanan Avrupa ve Orta Asya Trans Hakları 2020 Endeksi, Göstergeler ve Kriterler’in Cinsiyet Kimliğinin Hukuken Tanınması Çerçevesinde Özet Çeviri.

“Hep birlikte ‘ama’sız ve ‘fakat’sız, yüksek sesle, ‘LGBTİ+ hakları insan haklarıdır’ diyebildiğimiz, dayanışmayı büyüttüğümüz bir 2021 temennisiyle” notuyla paylaşılan yayının tamamı için tıklayınız.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus