Üniversiteli kadınlar İstanbul Kadıköy’de “kadın üniversitesi” projesini protesto etti: “İktidar dışlayan ve ayrıştıran yeni bir saldırıyla karşımızda”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Üniversiteli kadın kolektifi, bugün İstanbul Kadıköy’de “Kadın üniversiteleri istemiyoruz” diyerek toplandı. Eyleme katılan kadınlar, “Kadın üniversitesini kabul etmiyor, bilginin üretim ve paylaşım süreçlerinin erkek egemen akıldan çıkarılmasını istiyoruz” dedi.    

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2019 yılında G20 zirvesi için gittiği Japonya’da, kendisine fahri doktora unvanı verilen üniversitede yaptığı konuşmada, “Japonya’daki kadın üniversitelerini inceliyoruz ve ülkemde bunun adımını atacağız” demişti. Bu konuşmanın ardından Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) talimat verildi ve kadın üniversitesi için çalışmalara başlandı. 

“2021, kadın üniversitesi fikrini ortaya atanların değil ‘Kadın üniversitesi istemiyoruz’ diyerek isyanı örgütleyenlerin yılı olacak”

Kadıköy’de toplanan kadınlar, bu kararı protesto etti ve konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:

“Bugün burada, kadın üniversitesinin ne olduğunu açıklıyoruz:
Kadın üniversitesi, Erdoğan’ın bahsettiği gibi kadınları ayrımcılıktan kurtaracak bir proje değil aksine ayrımcılığı büyütecek bir projedir. Kadın üniversitesi iktidarın erkek egemen zihniyetini bir kez daha ortaya koymuştur. Bunun tek bir projeyle sınırlı olmadığını, öncesiyle sonrasıyla iktidarın kadın politikalarının bir parçası olduğunu biliyoruz. AKP iktidarının, iktidara geldiğinden bugüne toplumu muhafazakârlaştırma çabasıyla doğrudan ilişkili olan bu proje kadınları toplumsal hayattan tecrit edecek, bu şekilde kadınları daha kolay denetlemenin ve kontrol etmenin yöntemlerini arayacak bir projedir. 

Kadın üniversitesi cinsiyet kimliklerinin ikiye indirgendiği, bu ikiliğin beslendiği ve heteronormatif kalıpların dışında olan bütün kimliklere yönelik ayrımcılığın, nefret eylemlerinin meşrulaştığı transfobik bir projedir. Aynı zamanda kadın üniversitesine gidecek veya gitmek zorunda kalacak bireylerin kadın olma durumunun neye göre değerlendirileceği de aynı sorunun bir parçasıdır. Kadın üniversitesi, iktidarın yıllardır kadınları birbirinden inançları, politik düşünceleri, tarzları, sosyallik anlayışlarıyla ayrıştırmaya çalışmasının yeni halidir. Kadınları birbirinden ayrıştırarak ‘makbul kadın’ anlayışının oluşturulması için bir araçtır. Kadın üniversitesinin kurulmasını destekleyen erkek egemen medya kanallarında, ‘Bu üniversiteleri tercih etmeyen kadınların tacize, tecavüze uğraması kendi suçlarıdır’ diyenlerin şovunu hepimiz izledik. Bu gibi söylemlerden hareketle kadın üniversitesinin, üniversite içinde açığa çıkan bütün erkek şiddeti olaylarında faili gizleyerek sorumluyu kadın ilan edecek bir proje olduğunu tahmin etmek zor değildir. Sadece üniversiteye yönelik değil aynı zamanda topluma da verilen mesaj, kadınların şiddete uğramamak için bir köşede izole edilmesi gerektiğidir. Daha önce gördüğümüz pembe otobüsler bunun bir örneğidir. Ancak her bir ayrı örnekte gördüğümüz üzere iktidarın sözde çözüm yöntemleri kadınların yaşadığı şiddeti ve maruz kaldığı ayrımcılığı bitirmemiş aksine sürdürücüsü, yeniden üreticisi haline gelmiştir. Bu da yalnızca yöntemin yanlışlığıyla değil erkek egemen zihniyetin kendisiyle ilişkilidir. 

Tüm bu sebeplerden dolayı biz ‘Kadın üniversitesi istemiyoruz’ derken karşımızda duranın yalnızca bir üniversite projesi olmadığını, erkek egemen sistemin kendisi olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu sistem karşısında susmuyor, korkmuyor ve itaat etmiyoruz! Biliyoruz ki bugün kadın üniversitesi kurmaya kalkışanlar bununla kalmayacak ve kimliğimize yönelik saldırılarını her alanda sürdürecektir. Ancak bizler özgürlüğümüz için bir araya gelerek sokaklara çıktığımızda bizi durduramaz, susturamazlar. Bundan böyle sesimizin ulaştığı bütün kadın ve LGBTİ+ları  ‘Kadın üniversitesi istemiyoruz!’ sözüyle, istediklerimizi elde etmek için mücadelemizi büyütmeye çağırıyoruz!”

Üniversiteli Kadınlar Kolektifi, eylem çağrılarının önümüzdeki günlerde de devam edeceğini söyledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus