HDP, “Herkes için adalet” kampanyasını başlattı: “Bütün vicdanlı insanları bu adaletsiz, haksız ve zorba rejim karşısında güçlerini birleştirmeye çağırıyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Halkların Demokratik Partisi (HDP), “Herkes için adalet” kampanyasını bugün (8 Şubat) Ankara’da başlattı. HDP eş genel başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, açılış toplantısında kampanya hakkında bilgi verirken toplantıya milletvekilleri, çok sayıda akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi katıldı. HDP’nin toplumsal adaleti sağlamak için “Herkes için adalet” sloganıyla başlattığı kampanya haziran ayına kadar sürecek.

Haber: Özgür Özdemir – Zelal Direkçi

HDP, haziran ayına kadar sürecek “Herkes için adalet” kampanyasını bugün Ankara’da başlattı. HDP eş genel başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar’ın düzenlediği toplantıda, kampanya kapsamında çok sayıda etkinlik düzenleneceği duyurulurken toplantı salonuna “Herkes için adalet”, “Tecrite son yaşam için adalet” ve “Kadın kırımına son kadınlar için adalet” afişleri asıldı.

HDP’nin başlattığı kampanyanın toplantısında, Buldan ve Sancar’ın konuşmalarından öne çıkanlar ise şöyle:

“Adaletsizlik bu rejimin temel özelliğidir”

Toplantıda ortak açıklama yapan HDP eş genel başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, Türkiye’deki en önemli sorunun “adalet sorunu” olduğuna dikkat çekti. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştiren Pervin Buldan, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yaşamın tüm alanlarına sirayet etmektedir. İktidar tarafından ekonomi, yargı, sağlık, eğitim, siyaset ve kültür alanlarında yaratılan çürümüşlük, çözümsüzlük ve tıkanmışlık topluma katlanılması zor bir yaşam olarak yansımaktadır” dedi.

Sancar ise “Yargıdan kadın haklarına; vergiden ücrete; işçi haklarından tüketici haklarına; sağlığa erişimden konut hakkına; ifade özgürlüğü hakkından engelli haklarına; çocuk haklarından hayvan haklarına, barış hakkından yaşam hakkına, su ve toprak hakkından ekolojik haklara kadar her alanda adaletsizlik bu rejimin temel özelliğidir” diye konuştu.

“Türkiye’yi bir sefalet coğrafyasına çevirdiler”

Kampanya konuşmasında iktidara yüklenen HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Türkiye’nin içinden geçtiği ekonomik durumla ilgili Adalet ve Kalkınma Partisi’ni (AKP) eleştirdi. Buldan şunları söyledi: “Emekçi alın terinin karşılığını alamazken, evine ekmek götüremeyen, hayatını insanca idame ettiremeyenlerden oluşan işsizler ordusu her geçen gün büyümektedir. Asgari ücretle milyonlarca insan karın tokluğuna çalışmaya mahkûm edilmektedir. Kendileri şatafat içinde yüzerken bu ülkeyi insanların aç yattığı, sabaha umutsuzca uyandığı, borç batağında süründürüldüğü, çaresizlikten yaşamına son verdiği, bir sefalet coğrafyasına çevirdiler.”

“Bağımlı ve taraflı yargı düzeni, Ortaçağ engizisyon mahkemelerine rahmet okutmaktadır”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında verdiği kararı hatırlatan Mithat Sancar, “Hukuku adeta bir tasfiye ve tedip mekanizmasına dönüştüren bağımlı ve taraflı yargı düzeni, AİHM başta olmak üzere evrensel hukuk değerlerini hiçe saymakta, Ortaçağ engizisyon mahkemelerine rahmet okutmaktadır. Sarayın yargıya emir verdiğine dair tespitini doğrulamaktadır. Adalet sarayları, sarayın adaletsizliğini temsil eden adaletsizlik saraylarına dönüşmüştür” diyerek hükümete yargı üzerinden yüklendi.

“Kürtlerin seçme ve seçilme hakkı gasp edilmekte”

İktidarın güvenlikçi politikalarla ülkeyi yönetmeye çalıştığını belirten Buldan, sözlerini şöyle sürdü: “Kürt halkının en doğal ve insani hakkı olan kültür, kimlik, anadilinde eğitim ve kendini özgürce ifade etme hakları gaspedilmekte, bunların talep edilmesi bile ceza konusu yapılmaktadır. Hukuk ve kanun dışı oluşturulan kayyım rejimiyle Kürtler’in seçme ve seçilme hakkı gaspedilmekte, yerel demokrasi, yerelden ve yerinden yönetim imkanları ve hakkı yok edilmektedir. Tek adam yönetimi, Kürt sorununda çözümsüzlüğü esas alarak, Türkiye halklarının huzuru, refahı ve geleceğiyle tehlikeli bir şekilde oynamaktadır. Çözümsüz bırakılan Kürt sorunu demokrasi ve adalet krizini her alanda derinleştirmektedir. Krizleri çoğaltıp, bunun üzerinden güvenlikçi politikalarla ülkeyi yönetmeye çalışan bu anlayış, demokratik çözümün önünde en büyük engel olarak durmaktadır.”

“Çıplak arama normalleştiriliyor”

Cezaevlerinde süren açlık grevlerine de değinen Buldan, cezaevlerindeki çıplak arama ve kötü muamele iddialarını hatırlatarak şöyle konuştu: “Hapishane ve gözaltı merkezlerinde uygulanan çıplak arama işkencesi normalleştirilmektedir. Hukuksuzluk ve adaletsizlik o denli fütursuzlaşmıştır ki verilen cezaların infazının bitmesine rağmen, insanlar keyfi bir şekilde tahliye edilmemekte, hapishane yönetimlerinin keyfine göre ve hiçbir izahat yapılmadan zindanda tutulmaktadır.”

“Bu iktidar kadınlardan korkuyor”

İktidarın kadınlardan korktuğunu belirten Buldan, “Bu ağır saldırılar sürerken, iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma hamleleri ve söylemi ise durumun daha da vahimleşeceğine dair çok güçlü işaretler taşımaktadır. Kadına karşı artan şiddetin tekçi erkek iktidar eliyle teşvik edilmesinin başlıca sebebi, bu iktidarın kadınlardan korkmasıdır. Çünkü kadınlar bu iktidarı sallamaktadır. Kadınların başkaldırdığı hiçbir düzenin ömrü uzun olamaz” dedi.

“Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri şahsında tüm muhalif üniversite öğrencileri hedef alınmaktadır”

Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanan Melih Bulu’ya karşı süren eylemler ve sonrasında yaşananları hatırlatan Sancar, “KHK’lar ile demokrat ve muhalif öğretim üyelerini üniversitelerden uzaklaştırmak, kampüsleri kolluk ile doldurmak, kayyım rektörler atamak adaletsizliğin sadece bazı görüntüleridir. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri şahsında tüm muhalif üniversite öğrencileri hedef alınmaktadır. Kürtler’e reva görülen kayyum uygulaması batıdaki muhalif belediyelere, Boğaziçi Üniversitesi’nde çarpıcı bir örneğini de gördüğümüz iktidara biat etmeyen bütün kurumlara adım adım yayılmaktadır. İdareye dernekler ve sivil toplum kuruluşlarına kayyım atama yetkisi veren yasalar TBMM’den bir bir geçirilmektedir” diye konuştu.

“Herkesi mücadeleyi ortaklaştırmaya çağırıyoruz”

Sancar, kampanyanın amacının ‘demokrasi ittifakı’ oluşturmak olduğunu belirterek Türkiye’deki mevcut durumdan rahatsız olan herkesi kendileriyle birlikte mücadele etmeye çağırdı: “Hedefimiz, her türlü adaletsizliğe itiraz eden ve faşizmin kurumsallaşmasına karşı hareket halinde olan toplumsal, siyasal ve kültürel bütün güçlerin buluşmalarını sağlamaktır. Böylece, geleceğin ‘demokrasi ittifakı’nın en yaygın ve geniş toplumsal temel üzerinde oluşturulmasına yönelik güçlü bir adım atılmış olacaktır. Bu süreçte hem siyasetin toplumsal mücadelelere doğrultu kazandırması, hem de toplumsal mücadelelerin siyasete yeni bir soluk vermesi için, parlamenter alan ile toplumsal özgürlük mücadelesi arasında güçlü bir etkileşim kurma çabası içinde olacağız. Demokratik, eşit ve adil bir ülke yaratmak elimizdedir. Türkiye’nin bütün demokratik ve toplumsal muhalefet güçlerini, bütün vicdanlı insanlarını bu adaletsiz, haksız ve zorba rejim karşısında güçlerini birleştirmeye, mücadeleyi ortaklaştırmaya çağırıyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus