Türk Tabipleri Birliği, “Türkiye’nin COVID-19 Pandemisinin Gölgesinde Kalan Sağlığı- 2020” verilerini açıkladı: “Sağlık çalışanları salgın süresince fiziksel, psikolojik ve mesleki olarak en zor süreci yaşadı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB), “Türkiye’nin COVID-19 Pandemisinin Gölgesinde Kalan Sağlığı” verilerini açıkladı. TTB’nin raporunda, Sağlık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı Tıpta Uzmanlık Kurulu (TUK), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve Tıp Eğitimi Programlarını Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (TEPDAD) tarafından 4 Şubat 2021 tarihine kadar yayımlanmış en güncel verilerden yararlanıldı.

Son verilere göre 2013 yılında 12 bin 480 dolar olan kişi başına gayri safi yurtiçi gelir, 2019 yılında 3 bin 357 dolar azalıp, 9 bin 123 dolara düştü. Diğer bir ifadeyle kişi başına ortalama gelir 2013 yılına göre yüzde 27 azaldı. Türkiye’de en zengin kent ile en yoksul kent arasındaki kişi başına gelir farkı son 10 yılın en üst düzeyine çıkarak, yüzde 550’ye yaklaştı.

Türkiye’de 2020 yılında 88’i devlet ve 39’u vakıf üniversitelerinde olmak üzere toplam 127 tıp programı yürütüldü. Mezuniyet öncesi tıp eğitimi programlarından sadece 41’i (yüzde 32,3), vakıf üniversitelerindeki 39 programdan yalnızca 6’sı (yüzde 15,4), devlet üniversitelerindeki 88 programdan da 35’i (yüzde 39,8) TEPDAD tarafından belgelendi. Yine TTB’nin verilerine göre Türkiye’deki tıp programlarından vakıf üniversitelerindekilerin yüzde 84,6’sının, devlet üniversitelerin de yüzde 60,2’sinin asgari standartları taşıyıp taşımadıkları bilinmiyor.

TTB’den “Good Standing” belgesi alan hekim sayısı ve yıllara göre artışlar:

YılSayıArtış %
2012  59
2013  9052,54
201411831,11
201515027,12
201624563,33
201748296,73
201880266,39
2019104730,55
2020931– 11,10

Verilere göre “good standing” belgesi, (hekimlik mesleğini Türkiye dışında yapmak isteyen üyelerine TTB tarafından verilen belge) 2012 yılında 59, 2013’te 90, 2014’te 118, 2015 yılında 150, 2016’da 245, 2017 yılında 482, 2018’de 802, 2019 yılında 1.047 ve 2020 yılında da 931 hekime başvuruları üzerine verildi. 2020 yılında müracaat eden hekim sayısının 2019 yılı hariç, önceki bütün yıllardan daha fazla sayıda olması dikkat çekti.

“Sağlıkta şiddet”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dilekçe Komisyonu’na Sağlık Bakanlığı tarafından 9 Eylül 2019 tarihinde gönderilen “Şiddet Vakaları Raporu” başlığındaki verilere göre, ülke genelinde sağlık emekçilerine yönelik olarak 2018 yılında 12 bin 179 sözel, 661 fiziksel, 3 bin 1 fiziksel ve sözel olmak üzere toplam 15 bin 841 şiddet vakası yaşandı, bunlardan yalnızca 11 bin 204 olgu yargıya taşındı.

Yine TTN’nin açıkladığı verilere göre salgın döneminde, hekimler ve sağlık çalışanları giderek daha zor koşullarda sağlık hizmeti sunmak zorunda kaldı. Salgın süresince hekimler ve tüm sağlık çalışanları fiziksel, psikolojik ve mesleki olarak en zor süreci yaşadı, sonuç olarak en fazla hastalanan ve vefat eden meslek grubu oldu. Rapora göre Sağlık Bakanlığı tarafından salgın sürecinde hazırlanan ek ödemeler adaletli ve eşitlik ilkesine göre yapılmadığı gibi, birçok sağlık kurumunda ek ödemeler yatırılmadı. Fiziksel, psikolojik ve mesleki yıkıma uğrayan hekim ve sağlık çalışanları ek ödemelerin ödenmemesi sonucu ekonomik olarak da tükenmişlik sınırına itildi.

TTB’nin yayımladığı verilerin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus