Murat Yetkin yazdı: AK Parti’de Kongre öncesi çatlaklar ve siyaset mühendisliği

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gazeteci Murat Yetkin, YetkinReport’ta yayınladığı yazısında, 24 Mart’ta yapılacak olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Kurulu’nun neden hem Cumhur İttifakı hem de AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için önemli olduğunu yazdı. Yetkin ayrıca, 18 Mart’ta yapılması beklenen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Kurulu’nun da aynı derecede önemli olduğunu söyledi.

“Kulis bilgilerine bakılacak olursa, MHP kongresinin AK Parti kongresinden önce yapılması da Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli arasında konuşulmuş. Bir siyaset mühendisliği var yani. Üstelik siyaset mühendisliği sadece bu alanda değil, seçim yasasından siyasi partiler yasasına, yeni Anayasa tartışmalarına dek her alanda kendisini hissettiriyor. Ancak Erdoğan AK Parti iktidarını olabildiğince sürdürmek istese de yekpare, homojen hale getirmek istediği AK Parti bünyesinde çatlaklar artık saklanamaz halde” diye yazan Yetkin, bu çatlaklardan birinin eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak olduğunu söyledi ve Albayrak’ın AKP yönetimine veya Cumhurbaşkanlığı’na getirilmesinin konuşulduğunu ekledi.

AKP içindeki çatlaklardan birinin kadın hakları olduğunu ifade eden, kadın cinayetlerine sosyal medya üzerinden AKP’lilerin verdikleri tepkilere değinen Yetkin, “AK Parti, Kongre öncesi tarikat-cemaat etkisine açıldıkça kadının siyasetteki yeri tartışılmaya başlıyordu” dedi.

Yetkin yazısını, AKP’nin “siyaset mühendisliği” hamlelerine değinerek bitirdi:

“Erdoğan’ın Türk siyasetinde nadir rastlanan karizması ve siyasi gücüne rağmen, partisinin iktidarda geçen yirmi yılda oluşan federatif yapısını üniter hale, yekpare ve homojen hale getirmek kolay görünmüyor. Üstelik çatlaklar artık görünür hale gelmişken. Erdoğan seçim rekorları kırdığı dönemde kadınlardan daha fazla oy alıyordu. Partisi içindeki açık kadın düşmanı söylemle, sağ-laikleri ve sol-liberalleri giderek daha çok yabancılaştıran tarikat söylemiyle aynı oy düzeylerini yakalaması zor. Hem de CHP ve İYİ Parti’nin belediyeler sayesinde kent yoksullarıyla bağ kurabildiği bir sönemde. Seçim barajı yüzde yediye düşürülürse HDP’ye ve İYİ Parti’ye daha az oy gider, böylelikle AK Parti ve MHP’ye daha çok oy verilirmiş. Buna MHP sıcak bakabilirmiş ama MHP de Kürtçü ve şeriatçı partilerin avantaj sağlayacağı endişesiyle ‘daraltılmış bölge‘ sistemine geçmeye sıcak bakmıyormuş. Oysa AK Parti’nin CHP’nin daha az milletvekili çıkartması için bu tür bir değişikliğe ihtiyacı varmış. Ve bütün bunlar, ülke siyasetini de ekonomisini de gerdikçe geren yüzde 50+1 sistemini muhafaza edebilmek için…”

Yetkin’in yazısının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus