Sosyal politika uzmanı Doç. Dr. Aziz Çelik ile söyleşi: “İŞKUR, maddi kaynaklar açısından kısa çalışma ödeneğini en az bir yıl daha rahatlıkla sürdürebilirdi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüs salgını bir yılı geride bıraktı. Salgın sürecinde çalışanlar önemli iş ve gelir kayıplarıyla karşı karşıya kaldı. Çalışma ilişkileri açısından bakıldığında salgın sürecinde “işten çıkarma yasağı”, “kısa çalışma ödeneği” dikkati çeken uygulamalar oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), salgının birinci yılı vesilesiyle yayınladığı bir yıllık salgın değerlendirmesi ve bundan sonraki sürece dair çalışma ilişkileri açısından yol haritasında, kısa çalışma ödeneğinin kapsamı genişletilerek sürdürülmesi, işten çıkarma yasağının ücretsiz izin uygulaması ve istisnaları kaldırılarak devam etmesi, işten çıkarma yasağı sırasında işçilere nakdi ücret desteği değil kısa çalışma ödeneği verilmesi, salgında iş ve gelir kaybına uğrayan çalışanlara ve hanelere asgari gelir desteği sağlanması, asgari ücretin brütünün net ödenmesi ve işe gitmek zorunda olan tüm çalışanların öncelikle aşılanması önerilerinde bulundu

15 Mart Pazartesi günkü kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kısa çalışma ödeneği uygulamasının Mart 2021 sonu itibariyle bitirileceğini duyurdu.

-Kısa çalışma ödeneğinin Mart  2021 sonunda kaldırılmasının çalışma ilişkileri açısından anlamı ve olası sonuçları nelerdir?

-Salgın sürecinde ciddi iş ve gelir kaybına uğrayan çalışanlar için kısa çalışma ödeneğinin anlamı neydi?

-Koronavirüs salgınının birinci yılında DİSK’in değerlendirmesi ve yol haritasında yer alan “İşten çıkarma yasağı sırasında işçilere nakdi ücret desteği değil kısa çalışma ödeneği verilmeli” önerisini nasıl yorumlarsınız?

Sosyal politika uzmanı Doç. Dr. Aziz Çelik, Medyascope’un sorularını yanıtladı.

“Kısa çalışma ödeneği ücretsiz izin ödeneği ile birlikte salgın döneminde kayıtlı çalışan işçiler açısından önemli bir koruma aracı oldu”

Salgın sürecinde kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşullarının kısmen esnetildiğini belirten Çelik, salgının etkileri devam ederken ve ekonomi tam olarak açılmamışken kısa çalışma ödeneğinin kaldırılması sonucunda  “çalışamayan ama işten çıkarılma yasağı sebebiyle işten de çıkamayan işçilerin kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayınca işverenler tarafından tek taraflı ücretsiz izne çıkarılarak günde 47 liralık nakdi ücret desteğine mecbur bırakılacaklarını” belirtti.

“Kısa çalışma ödeneği ile nakdi ücret desteği arasında miktar açısından ciddi bir fark var, nakdi ücret desteği, ücreti ne olursa olsun tüm işçiler için aylık kişi başı yaklaşık 1400 lira ödenek anlamına gelir”

Çelik, işten çıkarma yasağı devam ederken kısa çalışma ödeneği uygulaması kaldırıldığında işverenlerin işçileri ücretsiz izne çıkardığı durumda işçilerin aylık yaklaşık 1400 liralık nakdi ücret desteği ile yaşamak zorunda bırakıldığını söyledi.

Çelik, işten çıkarılma yasağının salgın koşullarında önemli bir ilke olduğunu ama bu koşullarda bu uygulamanın adeta işçilerin aleyhine işlediğini vurguladı. İşçilerin işten çıkarak kıdem tazminatlarını ya da işsizlik maaşlarını da alamadıklarını da sözlerine ekleyen Çelik, böyle bir düzenlemede işçilerin işverene bir maliyeti olmadığını ve maddi kaynakları yeterli olmasına rağmen kısa çalışma ödeneği kaldırılarak İŞKUR kaynaklarından işçilere daha az kaynak aktarılmış olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Aziz Çelik ile yaptığımız söyleşinin tamamı:

Kısa çalışma ödeneği nedir?

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) tarafından kısa çalışma ödeneği uygulaması şu şekilde tanımlanıyor:

“Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulamadır.”

Kısa çalışma ödeneği uygulamasına göre, “Günlük kısa çalışma ödeneği; sigortalının son on iki aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 60’ıdır. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği miktarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde 150’sini geçemez.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus