Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Ekonomi Değerlendirme Toplantısı’nda konuştu: “22 Mart krizinin ülkeye ilk maliyeti 525 milyar TL”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ekonomi değerlendirme toplantısında konuştu. Davutoğlu, “22 Mart krizinin ülkeye ilk maliyeti 525 milyar TL olmuştur. Yıllık ilave 150 milyar TL faiz yükü de kapıdadır” dedi. Davutoğlu, erken seçimle ilgili bir soruyu ise şöyle yanıtladı: “Nisan-mayıstan sonra Erdoğan ile Bahçeli’nin arasında yeni krizlerin çıkacağını tahmin ediyorum. Bahçeli, 2001’de Ecevit’i nasıl bırakmışsa, yine aynısını yapabilir.”

Davutoğlu, partinin ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, “33 aylık cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin, üç Merkez Bankası başkanını eskitmesi ve şimdi dördüncüsünü denemekte olması bile başlı başına yaşadığımız sorunu tarif etmeye yeter. Sorunumuz yönetimde keyfiliktir, ekonomik dalgalanmalardan zarar gören vatandaşlarımıza karşı sorumsuzluktur, hukuka ve kurumlara saygısızlıktır. Tüm bu yaşananların faili de Cumhur İttifakı’dır” diye konuştu.

Krizin sadece ekonomik bir kriz olmadığını vurgulayan Davutoğlu bir kanser gibi metastaz yapan kapsamlı bir sistemik krizin hayatın her alanını etkilemekte olduğunun altını çizdi: ”Zihniyet sapmalarından toplumsal değer yozlaşmasına, kurumsal bozulmadan  bürokratik liyakate, gerçeklikten kopuk politikalardan siyasi ahlaktan uzak uygulamalara kadar her alana sirayet eden bu sistemik kriz ancak ve ancak aynı ölçekte kapsamlı bir sistemik yenilenme ile aşılabilir.”

Davutoğlu, son bir haftada yaşananları şöyle özetledi:

  • Bir günde devletin döviz cinsi iç ve dış borcunun tutarı 115 milyar TL artmıştır.
  • Bir günde devletin Kamu-Özel İşbirliği (KÖİ) yükümlülük tutarı 135 milyar TL artmıştır.
  • Bir günde reel sektörün döviz cinsi iç ve dış borcunun tutarı 275 milyar TL artmıştır.
  • Bir günde ülke risk primi 170 baz puan artmıştır. Sadece bu artışın kamu döviz borcuna getirdiği ilave yük yıllık 20 milyar TL olacaktır.
  • Bir günde uzun vadeli TL faizleri yüzde 4 artmıştır. Bu artışın kamuya getireceği ilave yıllık faiz yükü 30 milyar TL olacaktır.
  • TL faizindeki artış kamuya benzer biçimde reel sektör faiz ödemelerini de artıracaktır. Yıllık reel sektör ilave faiz yükü 55 milyar TL olacaktır.
  • Ülke risk primindeki artışın reel sektör YP faiz ödemelerinde yaratacağı etki ise yaklaşık 45 milyar TL olacaktır. 

Enflasyonla samimi bir mücadeleye başlanacağının acilen ilan edilmesini isteyen Davutoğlu, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

  • 2017 sonrası sürekli çift hane enflasyona mahkûm edilen Türkiye, Cumhur İttifakı ile derin bir “itibar açığına” maruz kalmıştır. Ülke risk primimiz 2018 sonrası resmen “küme düşmüştür”. Güven ortamını yeniden tesis edecek inandırıcı ve ciddi reformlar ve uygulama takvimi açıklanmalıdır. Ancak bu kez millete masal anlatmadan, içinde şeffaflık ve hesap verebilirlik olan bir açıklama bekliyoruz. 
  • Bu reformlar arasında, gelir dağılımını daha da bozan mevcut vergi sisteminin baştan aşağı değişimi de olmalıdır. Asgari ücrete kadar olan ücretlerden vergi ise hemen kaldırılmalıdır.
  • Acilen; kayıtdışı istihdamı ve güvencesiz çalışmayı engelleyecek “emek barışı” ilan edilmelidir.
  • KÖİ sözleşmeleriyle döviz kaynağı aktarılan müteahhitlerin ödemelerinin durdurulması gerekir. İşletmeye alınmış KÖİ yatırımlarının “adil değer” tanımı çerçevesinde maliyet ve ödemeleri yeniden belirlenmelidir. Bugüne kadar yapılan fazla ödemeler de mahsup edilerek, oluşacak kaynak işsizlere, esnafa ve sözleşmeli tarım yapanlar dahil olmak üzere çiftçiye hibe ve destek olarak verilmelidir. 
  • Kamuda gerçek tasarrufa iktidarın kendisi başlamalıdır. Mesela 15 cumhurbaşkanlığı uçağının 14’ünü satarak, işlevsiz bankamatik danışmanların sayısını azaltarak, birden çok maaş alanları tek maaşa indirgeyerek, kiralık binalarda hizmet veren bakanlıkları Beştepe’ye alarak, lüks makam araçlarının tahsisine son vererek kamuya örnek olmaları gerekir.
  • Hesap verme yükümlülüğünden kaçmak için icat ettiğiniz Varlık Fonu başta olmak üzere tüm bütçe dışı işlemler derhal sonlandırmalıdır. 
  • Yarın hiç gelmeyecekmiş gibi satılan 128 milyar dolar Merkez Bankası döviz rezervleri ile ilgili olarak başta imtiyazlı damat bakan olmak üzere işlemlerde sorumluluğu olan tüm yetkililer hakkında gerekli idari ve hukuki süreç başlatılmalıdır. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus