Koronavirüs kaynaklı ölüm sayısı gerçekte ne kadar? – Prof. Dr. Onur Başer: “Gerçek veriler açıklansa, koronavirüs ölümlerinde dünya dördüncüsüyüz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık ekonomisi uzmanı Prof. Dr. Onur Başer, koronavirüs kaynaklı ölümlere dair açıklanan verilerin gerçeği yansıtmadığını dile getirdi, “Yürüttüğüm araştırmaya göre Türkiye, Meksika, Peru ve Macaristan’dan sonra en yüksek vaka-ölüm oranı olan ülkedir” dedi.

MEF Üniversitesi İktisat Bölümü Başkanı ve Sağlık Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Onur Başer‘in salgın süresince meydana gelen ölümleri analiz ettiği araştırmasına göre, Türkiye’de ilk ölümün açıklandığı 17 Mart 2020 tarihinden itibaren bir yıl içinde koronavirüs kaynaklı gerçek ölüm sayısı 133 bin 972’ye ulaştı.

“Türkiye genelinde koronavirüs kaynaklı vefat sayısı 133 bin 972”

Başer, araştırmayı yaklaşık bir yıldır yürüttüklerini ve Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) eyaletler bazında uygulanan bir araştırma ile aynı tekniği kullandıklarını belirtti: “Daha önceden gerek Türk Tabipleri Birliği olsun gerek bazı hocalarımız olsun ölüm sayılarının açıklanandan çok yüksek olduğunu belirtmişlerdi. Fakat bizim yaptığımız araştırma iller bazında tek tek sayıların çıkartılması üzerine ve sonra toplamda gördüğünüz gibi bizde açıklananın yaklaşık üç katı kadar koronavirüs kaynaklı ölüm olduğu ortaya çıktı. Aslında biz bu fazla ölümleri hesapladığımızda toplam koronavirüs kaynaklı ölüm sayısı 133 bin 972, tüm Türkiye genelinde.”

“Vaka-ölüm oranı yüzde 3,02, Türkiye bu oranla dünyada dördüncü”

Analize göre Türkiye’de toplam dokuz şehirde (İstanbul, Kahramanmaraş, Konya, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Denizli, Malatya ve Tekirdağ) 17 Mart 2020-16 Mart 2021 tarihleri arasında 36 bin 267 kişi salgın nedeniyle hayatını kaybetti. Önceki yıllar ile kıyaslandığında ise bu süreçte Türkiye’deki ölüm sayısı 133 bin 972 olarak belirlendi. Başer bu verileri şöyle açıkladı:

“Şimdi bu 36 bin 267 vefat Türkiye’deki toplam nüfusun yüzde 34’üne tekabül eden şehirlerden kaynaklanıyor. Tabii bunu yüzde 100’e iller bazında değiştirdiğimizde, örneğin biz Ankara’daki ölüm oranının sayısını bilmiyoruz ama Ankara’da yaş, eğitim düzeyi, 70-80 yaş arasındaki insanların, 80 yaş üzeri insanların gayrisafi milli hasıla içindeki payı, Ankara’nın sıkışıklığı, bütün bunlar koronavirüs ölümlerini etkileyen değerler. Buna baktığımız zaman Ankara’daki ölüm oranının yaklaşık olarak Bursa’ya eşit olabileceğini düşünüyoruz, İzmir daha çok Denizli’ye eşit, İzmir’deki oranı bilmiyoruz ama Denizli’deki oranı biliyoruz… İşte Niğde’deki, Malatya’daki orana eşit olacak gibi diğer bizim bilmediğimiz illerdeki oranları, bildiğimiz illerdeki oranlarla eşleştirdik. Bu eşleştirme yine epidemiyolojide sıklıkla yapılan bir yöntem şekli. Bu şekilde fazla ölüm sayılarını ortaya çıkardık. Bir yıl içerisinde 89 bin 315’ten fazla ölüm olduğunu gördük, bir de hastaneye gidemeyen, kalp rahatsızlığı olup salgın yüzünden hastaneye gitmekten çekinen veya test olmayan insanların ölümlerini de eklediğimizde toplam 133 bin 972 rakamı çıkıyor, bu da yüzde 3,02’ye denk geliyor. Bu oranla Türkiye, Meksika, Peru ve Macaristan’dan sonra en yüksek vaka-ölüm oranı olan ülkedir.”

“Günlük ölüm sayısı 200’e ulaşacak deniliyor ama zaten aslında 600-800’lerde”

Sağlık Bakanlığı’nın 5 Nisan 2021 verilerine göre Türkiye’de bugüne kadar koronavirüsten hayatını kaybedenlerin sayısı 32 bin 456.

Prof. Dr. Başer, ülkedeki koronavirüs ölümlerinin daha önce açıklanandan yüzde 60 fazla olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Türkiye’nin geçen yaz vaka sayısında düzeltme yaptığını ancak ölüm sayılarında henüz düzeltme yapılmadığını dile getiren Başer, “Vaka sayılarında yaptığımız düzenlemeyi aynı şekilde vefat oranlarında uygulamadık. Türk Tabipleri Birliği’nin açıklamasıa göre normalde ölüm raporları yazıldıktan sonra il sağlık müdürlüğüne gidiyor ve orada bir düzenleme yapılıyor, eğer yanlış yazılmış ise diye… Tabii hastaneler de sayı oradan geri gelecek korkusuyla artık doğal ölüm olarak yazmaya başlıyorlar koronavirüs kaynaklı ölümleri. Çünkü bu bir nevi politika aracı olarak kullanılmaya başlandı maalesef, bunu bir şekilde kontrol altına almamız lazım. Bence Sağlık Bakanlığı da artık sayıları bilmiyor çünkü ben büyük bir baskı olduğunu düşünüyorum bu raporların yazılması konusunda. Çünkü genel politikamız şu anda moral bozmamak üzerine. Sayıları doğru olarak açıkladığımızda daha ciddi bir şekilde savaş verebileceğimizi düşünüyorum koronavirüse karşı. Bilim insanları günlük ölüm sayısının 200’e ulaşabileceği gibi açıklamalar yapıyorlar ama aslında günlük ölüm sayımız zaten 600’lerde, 800’lerde. Bu sayılara alışmamamız, gerçek sayılar üzerinden konuşmamız gerekiyor. Salgınla olan savaşımızda eğer biz gerçek verileri ortaya koymazsak, ona göre çözüm üretemeyiz” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus