HAKİM, 2020 Hayvan Hakkı İhlal Raporu’nu açıkladı: “2020 yılında en az 22,7 milyon hayvan işkence gördü, en az 1,2 milyar hayvanın yaşam hakkı gaspedildi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), 2020 yılı için tür ayırt etmeksizin bir hayvan hakkı ihlal raporu hazırladı. Rapora ilişkin detaylar çevrimiçi düzenlenen toplantıda açıklandı. “Yasa Sürecinin Gölgesinde Hayvan Hakkı İhlalleri” başlıklı açıklamada, Türkiye’de hayvan haklarının durumu ve yıllardır Meclis’in gündeminde bekleyen “Hayvan Hakları Yasası” ve görmezden gelinen hayvan hakkı ihlalleri değerlendirildi.

Rapora göre, 2020’nin Ocak-Aralık ayları arasında, hayvan haklarıyla ilgili dokuz kanun teklifi kaydı bulundu. Hayvan hakkı kavramının geniş kapsamı nedeniyle, hayvancılık endüstrisine dair kanun tekliflerinin ise komitenin hak arayışı ile bağdaşmadığından dolayı dışarıda bırakıldığı belirtildi.

Araştırmaya göre, 2020 yılında hayvan haklarıyla ilgili ilk imzacısı CHP milletvekili olan altı, ilk imzacısı HDP milletvekili olan bir, ilk imzacısı MHP milletvekili olan iki kanun teklifi verildi. 2020 yılında hayvan hakları ile ilgili CHP’nin 18, HDP’nin 10, İYİ Parti’nin altı, MHP’nin dört, Saadet Partisi’nin bir, toplam 39 adet soru önergesi verildiği tespit edildi. 39 soru önergesinin 24’ünün Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye, sekizinin Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’a, birinin Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’e, birinin eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a, birinin Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a, ikisinin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a, ikisinin de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yöneltildiği belirtildi. 39 soru önergesinin 12’sinin yasal süre içinde, 17’sinin ise süresi geçtikten sonra cevaplandırıldığı, 10’una cevap verilmediği açıklandı.  

“2020 yılında en az 1 milyar 211 milyon 375 bin 950 hayvanın yaşam hakkı gaspedildi”

Rapora göre 2020 yılında “ez az” 1 milyar 211 milyon 375 bin 950 hayvanın yaşam hakkı gaspedildi. Bu verilerin Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı, eti için öldürülen tavuk ve hindi sayısı; kurban bayramında öldürülen sığır, koyun, keçi, manda sayısı, avcılık adı altında öldürülen hayvan sayısı ve medyaya yansıyan haberlerden elde edildiği belirtildi.

2020 Ocak-Aralık döneminde, raporda yer alan ve medyaya yansıyan 820 bin 14 yaşam hakkı ihlali yaşandı. Bu ihlaller zehirleme, boğma, yakma, asma, ateşli silahla öldürme, cinsel şiddet, deri yüzme, uzuv kesme, trafik kazaları, avcılık ve ihmal nedeniyle ölümleri içerdi.

Bal için sömürülen ve ölen arılara dair kovan sayısının 8 milyon 179 bin 85 olduğu, ipekböceklerine işkence edilerek 90 ton ipek kozası üretildiği belirtildi.  

Açıklamada, “TÜİK balıkçılık adı altında kaç balığın ve mezbahalarda kaç sığırın öldürüldüğünü açıklamadığı ve bilgi edinme başvurularımıza verilen cevaplarda sayılar bizle paylaşılmadığı için, bu rakamlar verilerimize eklenemedi. Tarım ve Orman Bakanlığı kaç kürk çiftliği olduğu verisini bile tutmadığı için kürkü için öldürülen hayvan sayısına ulaşamadık. Yine faytonlarda, orman yangınlarında, deneylerde öldürülen milyonlarca hayvanların sayıları ise bilinmiyor” denildi.  

“2020 yılında en az 22 milyon 735 bin 267 hayvan işkence gördü”

Rapora göre 2020 yılında “en az” 22 milyon 735 bin 267 hayvan ve deney laboratuvarlarında en az 209 bin 212 hayvan işkenceye maruz bırakıldı. Açıklamada bu işkenceler şöyle sınıflandırıldı: “İşkence olarak tanımlanan hak ihlalleri, insan menfaati için sömürülen hayvanların yurtiçi ve yurtdışı sevkleri; hayvan deneyleri; hayvan toplama sırasında uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet, ateşli silahla yaralama, yakma, kulak kesme, köpek, horoz dövüştürme, darp, kesici ve delici aletlerle saldırılar, arabanın arkasına bağlayıp sürükleme, tecavüz, taşla ezme, kafa kesme, deri yüzme, pati delerek zincir takma, dövme olarak karşımıza çıkmıştır.”

“Hayvanlara yönelik ‘en az’ 3 milyon 36 bin 175 cinsel şiddet vakası raporlandı” 

Rapora göre 2020 yılında en az 3 milyon 413 bin 857 hayvan “suni tohumlama” yöntemi ile cinsel şiddete maruz bırakıldı. Açıklamada, “Dişi hayvanların rektumlarına kol, vajinalarına ise demir bir çubuk sokularak yapay olarak hamile bırakılmalarına suni tohumlama denmektedir. Suni tohumlama endüstriyel hayvancılığın devamı ve çıkarı için uygulanan, yasal tecavüzdür” denildi.

Medyaya yansıyan haberlerden elde edilen verilere göre en az 20 hayvan cinsel saldırıya maruz kaldı. HAKİM’in araştırmasında buna ilişkin “Faillerin kendilerini ‘kadın yoktu’, ‘şeytana uydum’, ‘bana göz kırptı’, ‘oyun oynuyorduk’ gibi akla mantığa sığmayan söylemlerle savunması ise kabul edilebilir değildir” değerlendirmesinde bulundu. Hayvana tecavüzün suç değil kabahat suçu olmasının da bir utanç kaynağı olduğu vurgulandı.  

“En az 1 milyar 280 milyon 153 bin 923 hayvanın özgürlüğü kısıtlandı”

Rapora göre 2020’de en az 1 milyar 280 milyon 153 bin 923 özgürlüğü kısıtlama vakası raporlandı. Özgürlüğü kısıtlama vakaları; “eti için yetiştirilen, öldürülen ve özgürlüğü çalınan tavuk ve hindi, sığır, koyun, keçi sayısı, canlı mühre olarak hayvan kullanımı, sokakta yaşayan hayvanların toplatılıp hapsedilmesi, alıkoyma, bağlama, hayvanat bahçeleri, yunus parkları, akvaryum ve barınaklara kapatma, hobi olarak hayvan bulundurma, devlet tarafından el konulan hayvanlar, deney laboratuvarlarında tutulan hayvanlar” olarak açıklandı.

Açıklamada şöyle devam edildi: “255 hayvan bakımevinde ve 2047 petşopta kaç hayvanın tutsak edildiğini bilmiyoruz. Türkiye’de hâlâ faal olan 10 yunus parkında ise ‘en az’ 50 yunusun, 51 kürklü fokun, altı mors ve dört beyaz balinanın tutsak edildiğini, Türkiye’deki 12 akvaryumda ‘en az’ 98 bin 551 deniz canlısının kapatıldığını, 40 hayvanat bahçesinde de ‘en az’ 20 bin 891 hayvanın esir tutulduğunu raporladık. Bu verilere Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerden edindiğimiz belgelerden, internetten yaptığımız araştırmalardan ve bu tesislere yaptığımız aramalardan ulaştık. Ancak hayvanat bahçeleri, tematik akvaryumlar ve yunus parkları ile ilgili güncel ve somut veriye, yetkili olan Tarım ve Orman Bakanlığı üzerinden Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığıyla yıllardır ulaşmaya çalışmamıza rağmen bu sayılara ulaşamıyoruz, çünkü bilgi edinme başvurularımız cevapsız bırakılıyor ya da sorularımıza cevap olmayan yanıtlarla geçiştiriliyor.”

“53 milyon 563 bin 334 hayvanın beden dokunulmazlığı ihlal edildi”

HAKİM’in raporuna göre en az 53 milyon 563 bin 334 hayvanın beden dokunulmazlığı ihlal edildi. Bu sayının 120 bin 709’ı çoğunlukla temel hayvan sağlığı kuralları ve cerrahi prensiplere riayet edilmeden belediyelerce sokakta yaşayan hayvanlara yapılan kısırlaştırma müdahaleleri olarak açıklandı. “Beden dokunulmazlığını ihlali” kategorisindeki 53 milyon 233 bin 332 ihlal ise yün, tiftik, kıl üretimi için kırkılma esnasında beden dokunulmazlığı ihlal edilen ve işkence gören koyun-keçi sayısı olarak belirtildi. Deney laboratuvarlarında en az 209 bin 212 hayvanın beden dokunulmazlığının ihlal edildiği ifade edildi.

“790 kişiye 5 milyon 37 bin 344 TL idari para cezası kesildi”

2020 yılında, hayvanlara yönelik kötü muamele, işkence ve öldürme gibi fiiller nedeniyle sadece 790 kişiye 5 milyon 37 bin 344 TL idari para cezası ve 15 belediyeye idari yaptırım uygulandı. 2020 yılında 16 adet deney hayvanları ünitesine çalışma izni verildi. 

Rapor şu cümlelerle sona erdi:

“Açıkladığımız rakamlar da gösteriyor ki hayvanların ‘mal’ olarak görülmesi; hissedebilen bireyler olarak tanımlanmaması her alanda haklarının gaspedilmesine sebep oluyor. Geçen yıldan beri tüm dünyanın mücadele ettiği koronavirüs pandemisi ve pandemilerin dörtte üçü hayvanlarla kurduğumuz bu sömürü ilişkisi yüzünden ortaya çıktı. Herkes için adil ve yaşanabilir bir dünya istisnasız tüm türlerin özgür olduğu bir düzen ile sağlanabilir. Hayvanlarla kurduğumuz ilişkileri değiştirmediğimiz sürece bu soykırım artarak devam edecek ve bu da sonunda dünyayı ekolojik felaket ile yok oluşa sürükleyecek. Hayvanların yaşadıkları bu sistematik şiddetin bitmesi için tüm devletlerin göstermelik adımlar dışında harekete geçmesi gerekiyor. Yakın zamanda yasal zemine oturan ihlaller için harekete geçilmeyeceği çok açık, bu yüzden kurumları oluşturan bizler değişmeli ve bu hantal kurumları değişim için zorlamalıyız. Bizler gibi hissedebilen hayvanlara zarar veren alışkanlıklarımızdan vazgeçersek daha adil bir dünya için adım atmış olmaz mıyız? Bu raporu, HAKİM’i birlikte kurduğumuz, 9 Kasım 2019’da aramızdan ayrılan, yol arkadaşımız Burak Özgüner’e ve en temel hakları çalınan, yaşadıkları acılar bilinmez, görünmez kılınan tüm hayvanlara adıyoruz. İnsana, hayvana, yeryüzüne özgürlük!”

Hayvan Hakları Yasası 10 yıldır bekliyor

Öte yandan hayvanseverler, 10 senedir Hayvan Hakları Yasa Tasarısı’nın Meclis’te yasalaşmasını bekliyor. Raporun açıklandığı toplantıya katılan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, yıllardır çıkarılması beklenen Hayvan Hakları Yasası ile ilgili şunları söyledi:

“Türkiye’de yaşayan 83 milyon vatandaşımızın, yurtdışında yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının yanında sınırlarımızda yaşayanlar başta olmak üzere tüm hayvanların ve bitki örtüsünün de vekilleriyiz biz. Yaklaşımımızı sadece insan hakları üzerine kibirli bir şekilde inşa etmek yerine, ortak yaşam paydasında buluşmak, diğer canlıların yaşam önceliğini sağlamak konusunda da çaba harcamamız gerekiyor. Hayvan hakları savunucularının – ki ben de onlardan biriyim – bu geniş kitlenin, dürüst ruhlu bu insanların mecliste yeterince temsil edildiklerini düşünmüyorum. Onları temsil eden milletvekillerinin karşısında, onlardan daha çok sayıda rahatlıkla hayvanların eziyetle üretilmesi ve kesilmesi suretiyle yenmesi noktasında hassasiyet duymayan bir çoğunluk var. Bildiğiniz gibi Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu kuruldu Meclis’te, ben de üyelerinden biriyim. Aslında bu komisyon çok etkili çalıştı diyebilirim. Nasıl denk geldiyse hayvanseverlerle dolu bir komisyondu, en azından yüzde 90’ı öyleydi. Bu noktada, melek olan Burak Özgüner kardeşimizin çok katkıları oldu. Bu çıkacak yasayı ona atfediyoruz, onun yasası olacak diyoruz, hayatını kurtarabildiğimiz her canlıda o yaşayacak. Bir buçuk yıldır komisyon raporumuzu alıp uygulayabilirlerdi. Yani bunda her parti hemfikirdi ama maalesef o tarafta tek bir kişinin iki dudağının arasından çıkan söz geçerli olduğu için maalesef komisyondaki arkadaşlar etkili olamıyorlar. Ben şunu diyorum gerekirse herkes gidip kendi genel başkanının kapısının önünde yatsın. Biz kendi genel başkanımıza bu konuları aktardık. Çeşitli kesimlerin hassasiyetlerini de aktardık ve açık söyleyeyim, hepimiz birbirimizi ikna ettik Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Bunu maalesef karşı tarafta göremiyoruz.”

Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Koordinatörü Fatma Biltekin, Araştırma Komisyonu Raporu’nun üzerinden bir buçuk sene geçmesine rağmen yasanın hâlâ çıkarılmadığına ve yasa taslağı hakkında gelen bilgilerin yaşam hakkı savunucularını tatmin etmediğine dikkat çekti. Biltekin, yasada gelinen son durumu şöyle anlattı:

“Rapor çıkalı bir buçuk sene oldu, hâlâ bir şey yok. Son dönemde tekrar gündeme geldi. Ankara’ya gittik, görüşmeler oldu tekrar ama yine taslağı göremedik, yine bize hiçbir şey söylenmedi, verilen bilgiler de bizi tatmin etmedi. Biz rapor daha da geliştirilsin diye beklerken bir anda kendimizi bu raporun gerisinde bulduk. Şimdiki süreç de nasıl olacak bilmiyoruz. Her gündemde maalesef hayvanlar hemen geri plana atılıyor çünkü.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus