Çanakkale en çok vaka görülen beş ilden biri – Çanakkale Tabip Odası Başkanı Güleda Erensoy: “Koronavirüs hastalarına yoğun bakımda yer bulmayı bırakın, diğer ağır hastalara yer bulmakta zorlanacağız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Güncellenen koronavirüs risk haritasına göre Çanakkale, Türkiye’de en çok vaka görülen beş ilden biri. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Çanakkale Tabip Odası Başkanı Dr. Güleda Erensoy, şehirdeki son durumu Medyascope canlı yayınında anlattı.

Sağlık Bakanlığı’nın güncellediği risk haritasına göre en çok vakanın görüldüğü ilk beş ilin sıralaması şöyle: Kırklareli, İstanbul, Çanakkale, Yalova ve Kastamonu.

Çanakkale, 100 binde 797,34 vaka oranına sahip. Medyascope‘tan Zeynep Timurlenk Pozut, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve Çanakkale Tabip Odası Başkanı Dr. Güleda Erensoy‘a, şehirdeki vaka artışının nedenlerini ve son durumu sordu.

“En az vaka olan ilk beş ilin içindeyken bir anda tepetaklak olduk”

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, şehirde vaka artışının nedenlerini şöyle sıraladı:

“Çanakkale çok iyi durumdaydı. En az vaka olan ilk beş ilin içindeyken bir anda tepetaklak olduk. Son günlerde en çok vaka olan illerden biri haline geldik. Bunda da Çanakkale’nin biraz geçiş alanında olmasının vermiş olduğu bir dezavantaj var. Dört büyük şehre komşuluğumuz var ve maalesef hepsi kırmızı iller. Özellikle Balıkesir ile çok yoğun iletişimimiz var, zaten Çan ve Biga bölgelerinde çok artmıştı. Seyahatler de engellenmeyince Çanakkale’ye geldi oradan virüs. Mutasyonlu virüsün de etkisi var, biraz gevşeme de oldu, sezon gelip havalar iyileşince herkes caddelere çıktı. Bu sayede virüs hızlı bir şekilde yayılma imkanı buldu. Özellikle merkezde birçok köy karantina altında. Bu ilk defa başımıza geliyor. Bir anda onlarca köy karantinaya girdi.”

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan

“Koronavirüs hastalarına yoğun bakımda yer bulmayı bırakın, diğer ağır hastalara yer bulmakta zorlanacağız”

Çanakkale Tabip Odası Başkanı Dr. Güleda Erensoy, hastanelerde de durumun pek parlak olmadığını belirtti:

“Çanakkale vaka sayısı en yüksek illerden biri olabilir ama genel olarak tüm ülkede vaka sayısı çok fazla. Çanakkale’ye odaklanmak yerine genele baktığınızda, kasım-aralık aylarında yaşadığımız pikten çok daha yüksek sayılara sahibiz. Zamanında alınması gereken kararların alınmamasının sonucu bu. Çanakkale’de bu yoğun artışa sebep olan şey, bizim çok daha fazla mutant virüs yüküne maruz kalmamız. Şehirlerarası akış fazla çünkü. Çanakkale’de halk genel olarak kurallara uyuyor. Ön plana geçen illerdeki durumun sebebi mutant virüsle daha çok karşılaşılması. Diğer hastalar için ayırdığımız yoğun bakım servislerimizi koronavirüs yoğun bakımına çevirmeye başladık. Bu, durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor. Benim çalıştığım hastanede şu anda dört servis koronavirüslülere ayrıldı, diğerlerini de onlara ayırmak durumunda kalacağız. Koronavirüs hastalarına yoğun bakımda yer bulmayı bırakın, diğer ağır hastalara yer bulmakta zorlanacağız. Ciddi bir alarm veriyoruz, hem Çanakkale hem tüm ülke olarak.”

Çanakkale Tabip Odası Başkanı Dr. Güleda Erensoy

“Hayatı öteleyeceğimize yaşantımızı öteleyelim”

Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, tedbirlerin sıkılaştırılmasında geç kalındığını belirterek şunları söyledi: “Bana sorarsanız mesai dört saate indirilebilir, acil işler için yeterli bu süre. İcap ederse hafta sonu yasaklarına bir gün daha dahil edilmelidir. Seyahatlerin sadece şehirlerarası değil, ilçeler arası da kısıtlanması lazım. Hayatı öteleyeceğimize yaşantımızı öteleyelim. İdare etmekle olmaz. Haksızlıklar da yapılıyor. Kahveyi, kafeyi, lokantayı kapatıp öteki tarafta bilmem neyi açık bırakıyorsun. Daha sert tedbirlere ihtiyaç var. Çanakkaleliler bilinçli, tedbirlere uyuyor, bizler de denetlemelerimizi yapıyoruz. Ama ben merkez belediye başkanıyım, tüm ilçe belediyeleri de uyum sağlamalı tedbirlere. Virüs yüzdesi Çanakkale’de sıfıra indi diyelim, ne değişecek etrafımız kırmızıyken?”

“Aşı olmamak hem kendimize hem de etrafımızdakilere büyük haksızlık”

Aşıya tereddütlü yaklaşılmasına anlam veremediğini söyleyen Tabip Odası Başkanı Dr. Erensoy, “Aşı gerçekten çok kıymetli, çıkış yolu olarak en temel kurtarıcımız. Aşı olmamak hem kendimize hem de etrafımızdakilere büyük haksızlık. Aşının çeşitliliği de avantaj. Mesela bizler, sağlık çalışanları Pfizer-BioNTech’e göre koruyuculuğu çok daha düşük olan Sinovac aşısını olduk. Çünkü biliyorduk ki her şekilde hastalığa yakalanmaktan çok daha iyidir aşı olmak” dedi.

“Sağlık çalışanları yılmış durumda”

Sağlık çalışanlarının salgından yıldığını vurgulayan Dr. Erensoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Birçok yerde esnek çalışma varken sağlık çalışanları esnek çalışmayı bırakın, ciddi eforlarla bir yıldır çalışmak zorundalar. Sağlık çalışanları yılmış durumda. Hiçbir nefes alma noktası yaratılamadı onlara, dönem dönem izinleri yasaklandı. Sağlık çalışanlarıyla da empati kurulmalı. Gerçekten sağlık çalışanlarının sizinle ilgilenecek, ilgi gösterecek kapasiteleri azaldı artık çünkü kendileri ve aileleriyle ilgilenemiyorlar. Halleri böyleyken başka bir insana nasıl şifa verebilsinler? Sağlık Bakanlığı da sağlık çalışanlarını destekleyecek hiçbir girişimde bulunmadı, sayıları artırılmadı, aynı sayıyla bu yükü taşımak zorunda bırakıldılar, bir maddi destekte bile bulunulmadı. Canlarını dişlerine takarak mücadele vermeye devam ediyorlar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus