Koronavirüs yoğun bakım servislerinde son durum – Prof. Dr. İsmail Cinel: “Virüs yeni silah geliştirdi, hastalar daha fazla organ tahribiyle geliyor, çocuk hastalar artıyor”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sağlık Bakanlığı’nın dün (18 Nisan) açıkladığı verilere göre son 24 saatte 55 bin 802 kişiye koronavirüs teşhisi kondu, 318 kişi hayatını kaybetti. Erişkin yoğun bakım doluluk oranı ise yüzde 68,8’e çıktı. Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, Medyascope canlı yayınında Zeynep Timurlenk Pozut’un sorularını yanıtladı. İstanbul’un “Türkiye’nin Vuhan’ı” haline geldiğini aktaran Cinel, yoğun bakımlarda çocuk, genç ve orta yaş grubundaki hastaların sayısının arttığını söyledi.

Son beş haftadır yeni koronavirüs yoğun bakım servisleri açmak durumunda kaldıklarını belirten Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, ağır hasta sayısının bir ay öncesine göre iki kat arttığını aktardı. Cinel, şunları söyledi:

“Bizim koronavirüs hastalarımız var ve yoğun bakım gereksinimi duyan, koronavirüs olmayan hastalarımız var. Bu hastaların hepsine bakmamız gerekiyor. Son beş haftadır yeni yeni koronavirüs yoğun bakımları açıyoruz, 10 yoğun bakım varsa bir tanesi koronavirüs hastaları, diğerleri normal hastalar içindi ancak şimdi bunu altıya yediye çıkardık. Yoğun bakım doluluk oranı yüzde 75’ler demek, yüzde 100 doluluk demektir. Kasım ayında yaşadığımız yükselişin ardından ağır hasta sayımız 500’lere kadar inmişti. 18 Mart’a geldiğimizde bu sayı bin 503’tü. Şu anda 18 Mart ile 18 Nisan’ı kıyasladığımız zaman üç bin 275 oldu. Yani iki kattan fazla artış var. Bu, yoğun bakıma üç dört kat yansıyor. İstanbul Türkiye’nin Vuhan’ı konumunda. Özellikle İstanbul’da sağlık altyapımız çok iyi, o nedenle şu an için bir sorun görünmüyor. Ama sağlık üst yapısı dediğimiz yoğun bakım bir ekip işi ve o ekipler gerçekten artık zorlanıyorlar. Bu yukarıya doğru gidiş trendinin bir yerden dönmesi gerekiyor. O döndükten sonra -vaka sayıları için söylüyorum, bulaş oranları yeni İngiltere mutantı nedeniyle çok yüksek- yoğun bakıma bunun yansıması 10-15 gün sonra olacak. Yani bu hafta alınan tedbirlerin etkilerini iki hafta sonra görmeye başlamamız gerekiyor. Eğer göremezsek, vaka sayılarındaki yukarıya gidiş devam ederse bu yoğun bakımlar için daha zor bir durum olur. Bu durumda, ivedi bir şekilde ek tedbirlere gereksinim duyacağımız açık.”

“Hastaların yoğun bakıma ulaşma süresi sekiz saate çıktı”

Yoğun bakım servislerine erişim süresinin özellikle son 15 gündür uzadığını aktaran Cinel, “Yoğun bakım doluluk oranları yer yer, yöre yöre değişiklik gösterir. Burada kriter hastaların yoğun bakıma ulaşma zamanıdır. Bu zaman son 15 gündür yavaş yavaş uzuyor. İhtiyaç var ve bir iki saatte ulaştınız, tamam. Ama ihtiyacınız varken sekiz saatte yoğun bakıma ulaşabiliyorsanız artık bu süre uzamış demektir ve altın saatlerinizde yoğun bakıma ulaşamamanız söz konusu oluyordur. Bizim dikkatimizi çekmesi gereken nokta budur” dedi.

“Virüs artık çocukları da etkiliyor. Genç yaştaki hastalarda organları daha çok tahrip ediyor ve yoğun bakımda yatış süresi uzuyor”

Virüsün artık çocukları da etkilemeye başladığını, bu nedenle çocuklardan bulaş oranının da yükseldiğini söyleyen Cinel, virüsün ikincil enfeksiyonlarla daha çok organ tahribatı yaptığını belirterek şunları söyledi:

“Daha genç hastalarımız yoğun bakımlara düşüyor. Virüs daha önce yaşlıları daha çok etkiliyordu ama şu anda yeni geliştirdiği silahlarla çocuk hastaları da etkiliyor. Çok ağır geçirmeyebiliyorlar ama onların popülasyonu da artıyor. Çocukları etkilemesi çocuklardan bulaş oranının arttığını gösteriyor ve bu da otomatikman ileri yaş grubunun vaka sayısının artmasına da yol açıyor. Hepsi iç içe konular. Eğer bir de daha genç yaştaysanız, bu virüs organları daha çok tahrip ediyor ve yatış süreniz uzuyor yoğun bakımda. Şu anda virüs, yoğun bakıma düşen her yaş grubunda daha fazla organ tahribatı yapabilme gücü geliştirdi. Hastalar daha tahrip olmuş organlarla geliyor. Bu, ya yoğun bakımda daha uzun yatmak ya da daha erken ölüm demek. Yoğun bakımda daha fazla yattığı sürece hastanın, sekonder enfeksiyon ve yeni sepsis ataklarına yani başka mikroplarla septik şok ataklarına girme potansiyeli çok yükseldi. O yüzden bizim ölüm oranlarımız da geçen sene bu zamanlara göre yüksek, bu da sekonder enfeksiyonların sonucu. Biz bununla boğuşuyoruz yoğun bakımlarda. Yoğun bakımda çalışan doktor ve hemşirelerin moral desteğine ihtiyacı var. Ben durum ciddi, herkes bir adım geri çekilsin diye anlatmaya çalışıyorum bu yüzden.”

“Yoğun bakım doluluk ve ölüm oranları bir hafta daha artış gösterecek”

Yoğun bakım doluluk oranlarındaki artışın yaklaşık bir hafta daha süreceğini belirten Prof. Dr. Cinel, tedbirlerin vaka sayılarına yansıması halinde bu bir haftalık süreçten sonra doluluk oranlarının düşüş eğilime geçeceğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Toplumda şu anda hâkim olan İngiltere varyantı var ve biz 65 yaş üzerini aşıladık, servislerdeki yaş ortalamamız 78’lerden 60’lara geldi. Artık yoğun bakımlarda 38 yaşında hasta da var, 45-50 yaşında da var. Bu virüsü ağır geçirenler dilimine yani yüzde 10-15’lik dilime girdiğiniz anda kritik hasta konumundasınız ve yoğun bakıma düşüyorsunuz. Yoğun bakımda kalma süresi de artıyor ve böylece yoğun bakımlarda devridaim yavaşlıyor. Doluluk oranlarımız bundan sonra da artacak. Ağır hasta ve vefat sayısının bir hafta daha artacağı açık. Eğer tedbirlerin vaka sayılarına yansımasını görürsek bu hafta içinde, bundan 10 gün sonra yoğun bakım doluluk oranları da düşecek ve yoğun bakıma ulaşma süresi kısalmaya başlayacak. Şu anda riskli dönemdeyiz, herkes bir adım geri çekilmeli, acil olmadıkça hastanelere gitmemeli. Hastanelerin yükünü koronavirüs olmayan hastalar bakımından azaltırsak bu, moral desteği de olacak. Herkes taşın altına elini koymalı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus