Fluid Dynamics sergisi sanatseverlerle buluştu – Küratör Özge Yılmaz: “Hem doğadaki hem de kent ve sanal mekanlardaki iletişime odaklandım”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Küratörlüğünü Özge Yılmaz‘ın üstlendiği, Alper Aydın, Emine Boyner Kürşat, Didem Erbaş, Sibel Horada, Berka Beste Kopuz, Yelta Köm, Deniz Tortum ve Gülhatun Yıldırım‘ın eserlerinin yer aldığı “Fluid Dynamics” sergisi, İstanbul Beyoğlu’ndaki Versus Art Project’te açıldı. 

8 Nisan-8 Mayıs 2021 tarihleri arasında ziyarete açık olan “Fluid Dynamics” sergisini küratör Özge Yılmaz, Medyacope’a anlattı.

“Akışkanlık” kavramına, bu kavramın birey-mekan ilişkisi içinde doğa, kent ve sanal mekanlar üzerindeki yansımalarına ve yaşamın içindeki akışkanlık vurgusuna odaklanan sergide, Gülhatun Yıldırım‘ın “Submerge”, Sibel Horada’nın “Akış”, “İsimsiz”, “Zincir” ve “Untitled”,  Yelta Köm’ün “Olasıksal Zeminler”, Emine Boyner Kürşat’ın “İstiridye” ve “Köklenen”, Alper Aydın’ın “Yol”, “Yol 1”, “Yol 2” ve “Yol 3”, Deniz Tortum’un “Selyatağı” ve Deniz Tortum’un Klavdia Zemlianova ile birlikte hazırladığı “Duygusal Bilim”, Berka Beste Kopuz’un “İzi Sürülemeyen” ve Didem Erbaş’ın “Mesafenin Mavisi” eserleri yer alıyor. 

Serginin ismini, hareket halindeki sıvı, gaz ve plazmaların davranışlarını inceleyen “Akışkanlar dinamiği”nden aldığını söyleyen küratör Özge Yılmaz,Sergiyle ilgili çalışırken benim çıkış noktam ilk başta suydu. Ama sadece suyla ilgili bir sergi yapmak hem sınırlayıcı hem de tek katmanlı olacaktı. Dolayısıyla akışkanlık kavramına odaklandım” diye konuştu.  

Sergide, resim, yerleştirme, video, ses yerleştirme, seramik ve fotoğraf gibi farklı alanlardan eserler olduğunu dile getiren Yılmaz, “Akışkanlık kavramı üzerine düşünürken hem doğadaki hem de bireyin mimari, kent ve sanal mekanlardaki iletişimine odaklanmayı seçtim. Bu bağlamda sergiyi küratöryel bir aks üzerine inşa ettim. Bu aks, bu doğrunun ucu açık bırakılmış diyebilirim” dedi.

Bahsettiği doğrunun dört ayrı durağı olduğunu söyleyen Yılmaz, “Dört duraktan ilki magmaya ve lava, ikinci durak doğadaki suya ve doğanın içindeki akışkanlığa, üçüncü durak mimari, kent yaşamı ve kent hayatındaki akışkanlığa odaklanıyor. Bu küratöryel aksın dördüncü durağı ise  sanal mekanları ve bireyin onlarla ilişkisini ele alıyor” diye devam etti. 

Sanatseverleri sergide akışanlığa ve alışkanlığa dair birbirinden farklı soruların beklediğini belirten Özge Yılmaz, “Sekiz sanatçıyla birlikte akışkanlık ve buna dair soruları farklı malzemelerle ve bağlantılarla ele almaya çalıştık” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus