CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: “Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti için artık bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuştu. Koronavirüsle mücadele kapsamında alınan üç haftalık tam kapanma kararına değinen Kılıçdaroğlu, “Üç hafta tam kapanmaya gidiyorlar. Ama yeterli mi? Gündelikçiler var, nasıl geçinecekler? Bir sosyal programı Erdoğan’ın açıklamasını bekliyoruz. Doğru, insanların hayatı her şeyin üzerindedir ama o insanların beslenmeye, yaşamaya ihtiyacı var” dedi. CHP lideri, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını “soykırım” olarak tanımlamasına ilişkin ise CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Bu Türkiye açısından çok büyük bir talihsizlik. Bugüne kadar pek çok iktidar geldi gitti ama hiçbir ABD Başkanı 1915 olaylarını bir soykırım olarak tanımlamadı” diye konuştu.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“Bugüne kadar pek çok iktidar geldi gitti ama hiçbir ABD Başkanı 1915 olaylarını soykırım olarak tanımlamadı”

ABD Başkanı Joe Biden’ın 1915 olaylarını soykırım olarak tanımlamasının Türkiye’nin yönetilememesinin bir sonucu olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “22 Nisan’da bu işin siyasetçilerin değil tarihçilerin görevi olması gerektiğini anlattım. Parti sözcümüz aynı şekilde bizim söylediklerimize vurgu yaptı. Biden açıklama yaptı ve soykırım sözcüğünü iki kez kullandı. Öncelikle şunu ifade edeyim, bu Türkiye açısından büyük bir talihsizlik. Bugüne kadar pek çok iktidar geldi gitti ama hiçbir Amerikan başkanı 1915 olaylarını soykırım olarak tanımlamadı. 1915 olayları acıdır, gerekirse incelenmelidir. Bunu politikacılar değil tarihçiler yapmalı. Türkiye bu konuda her zaman hazır olduğunu ifade etti. ‘Arşivlerimizi açıyoruz, tarihçiler gelsin baksınlar’ dedi. Kini ve öfkeyi siyaset malzemesi yaptığınız takdirde gelecek kuşaklara kini ve öfkeyi taşırsınız” dedi.

“Beceriksiz bir yönetimin Türkiye’yi getirdiği noktadır bu”

1915 olaylarının Biden tarafından “soykırım” olarak adlandırılmasına ilişkin CHP lideri şunları söyledi:

19 Mayıs 1985 tarihinde New York Times ve Washington Post gazeteleri görülseydi ve o gazeteler Biden’ın önüne konulsaydı belki bu açıklama hiç olmayacaktı. Amerika’nın ve dünyanın önemli tarihçileri 1915 olaylarının soykırım olarak görülmeyeceğini ilan ediyorlardı bütün dünyaya. Beceriksiz bir yönetimin Türkiye’yi getirdiği noktadır bu. Erdoğan tam üç gün sustu. Erdoğan’ın trolleri “Ey Kılıçdaroğlu ne diyeceksin?” diye sosyal medyada bekliyorlardı. Erdoğan bir dünya lideri, Erdoğan bir aslan. Erdoğan bir kükreyecek ki herkes duyacak bu kükremeyi. Erdoğan konuştu, bırakın aslanı, kedi gibi bir miyavlama sesi geldi.”

“Türkiye yönetilmiyor, savruluyor, Türkiye’nin kuruluşundan bu yana 1915 olaylarını Amerika’daki hiçbir başkan soykırım olarak tanımlamazken neden şimdi tanımladı”

Kendi ülkesinin çıkarlarını savunmaktan aciz olan bir kişiyle karşı karşıyayız. ‘Acaba biraz sert konuşursam başıma bir şeyler gelir mi?’ Türkiye yönetilmiyor, savruluyor. Türkiye’nin kuruluşundan bu yana 1915 olaylarını Amerika’daki hiçbir başkan soykırım olarak tanımlamazken neden şimdi tanımladı? Bu soru önemli. Asıl sorulması gereken soru bu. Biden’a kızmanın bir âlemi yok. O kendi iç politikasının gereğini yapıyor.

“Siz günlük söylemler geliştirirseniz, oy kaygısıyla hareket ederseniz Türkiye’yi bu noktaya getirmiş olursunuz”

Türkiye’nin dış politikasını eleştiren CHP lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin dış politikada eksen kayması yaşadığını ve bu eksen kaymasının Türkiye’nin başını belaya soktuğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, “Ortadoğu politikasında ülkelerin iç işlerine karıştık. Böylece Ortadoğu’daki devletlerin içişlerine karışmama ilkesini terk ettik. İran-Irak savaşı sekiz yıl sürdü; Türkiye tarafsızlığını sağladı. Siz günlük söylemler geliştirirseniz, oy kaygısıyla hareket ederseniz Türkiye’yi bu noktaya getirmiş olursunuz. Dış politika sıradan bir politika değildir. Dış politika ile iç politika çok farklıdır. Kavga edebiliriz, farklı görüşlerimiz olabilir ama üç gün sonra barışırız. Dış politikada yaptığınız bir hata toplumların belleğinde yerleşir ve kalır. En tipik örneği Cezayir’dir, Birleşmiş Milletler’de biz ret oyu verdik. Aradan yıllar geçti, Özal Cezayir’e gittiğinde halktan özür diledi. Bunlar dünyadan bihaberler” diye konuştu.

“İhvan endeksli dış politikayı Türkiye’ye getirdi”

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “Erdoğan’ın ‘şahsım’ hükümeti, ‘Ben Türkiye Cumhuriyeti devletini aile şirketi gibi yöneteceğim’ diyor. 83 milyonu yok sayıyor, partileri yok sayıyor. Bu bizi nereye taşıdı? İhvan endeksli dış politikayı Türkiye’ye getirdi. Mazlumlara, İslam dünyasına örnek olan, milli kurtuluş savaşı veren biziz, dış politikanı İhvan endeksli yapıyorsun. Dışişleri Bakanlığı’nın bürokratlarını aşağıladılar. Dışişleri Bakanlığı bürokrasisini tamamen devre dışı bıraktılar.”

“Öyle bir noktaya geldik ki şahsım hükümeti döneminde Lozan’a göre silahtan arındırılması gereken Ege adaları silahlandırıldı”

Yunanistan ile ilişkileri de değerlendiren CHP lideri, “Öyle bir noktaya geldik ki, şahsım hükümeti döneminde Lozan’a göre silahtan arındırılması gereken Ege adaları silahlandırıldı. Adamlar orduyu teftiş ediyor. Yunanistan Dışişleri Bakanı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne meydan okuyor. Düne kadar kimsenin yüreği yetmezdi. Benim ağrıma gidiyor. Bunlar devleti yönetemiyorlar. AK Parti’ye ve MHP’ye geçmişte oy veren kardeşlerime seslenmek istiyorum. Bu dediklerimin içinde ‘Şu cümle yanlış’ diyorsan özür dileyeceğim. Bu ülke 84 milyonun ülkesidir, hepimizin sahip çıkması lazım. Sıradan bir ülke değil, tarihsel derinliği olan bir ülkedir. Birileri gelip, ‘Ben istediğim gibi yönetirim’ diyorsa ‘dur’ demek senin hakkın” diye konuştu.

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Merkez Bankası’nda kendisine ait 1 doları bile yok”

CHP lideri Kılıçdaroğlu, 128 milyar dolar tartışmasını da şu sözlerle sürdürdü:

Biz bir pankart astık. 128 milyar dolar nerede?” diye. 128 milyar dolar sorusunun anlamı nedir biliyor musunuz? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Merkez Bankası’nda kendisine ait 1 doları bile yok demektir. Kime verdiniz? Herkes bağırıp çağırıyor, herkes Türkiye aleyhine konuşuyor ve Erdoğan sesini kesmiş oturuyor. Biz ‘128 milyar dolar nerede?’ derken Türkiye’nin itibarını savunuyoruz. 128 milyar dolar kime peşkeş çekildi? Kime sattın? Malı kim götürdü? Niye cevap yok, sizin babanızın parası mı? O para 83 milyonun parası. Yok ettiniz o paraları. O nedenle Yunanistan Dışişleri Bakanı, Türkiye’de Türkiye Cumhuriyeti’ni eleştirme gücünü buluyor.

“Ekonomide öyle bir noktaya geldik ki, dünyanın en yüksek faiziyle borçlanan ülkeyiz”

Merkez Bankası’nın şu anki döviz rezervi eksi 60 milyar dolar. Başkalarından borç aldığı, swapla aldığı 60 milyar dolar var ama 1 doları kendisinin değil. 128 milyar dolar el değiştirdi ama kime gitti bu para? Ama sandıkta hesabını soracağız. Bunlar ne biçim milliyetçi? Kendi ülkesinde, kendi vatandaşından dolarla borçlanıyor. Kendi ülkesinde neden Türkiye, kendi vatandaşından dolarla borçlanır? Türk Lirası yok mu? Ekonomide öyle bir noktaya geldik ki dünyanın en yüksek faiziyle borçlanan ülkeyiz. Tam bir sömürü çarkı. 83 milyonu Londra’daki bir avuç tefeciye mahkûm ettiler.”

“Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti için artık bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir”

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sonlandırdı: “Vaşington’a büyükelçi gönderdiler, üç aydır Dışişleri’nin yetim çocuğu gibi ortalıkta dolaşıyor. Güven mektubunu verebilmiş değil. Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti Devleti için artık bir milli güvenlik sorunu haline gelmiştir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus