Hukuk dernekleri ve barolar, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün tartışmaya neden olan “ses ve görüntü” genelgesine dava açmaya devam ediyor: “Toplum nezdinde infial yaratacak bir konu”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avukat Hakları Grubu-Ankara, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün kamusal alanda görevlerini yapan kolluk kuvvetlerinin ses ve görüntü kaydını alanların engellenmesini istediği genelgesine karşı Danıştay’da dava açtı. Başvuruda, genelgenin yürütmesinin durdurulması ve iptali istendi.

Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş’ın imzasıyla yayımlanan genelgede, “özel hayatın gizliliği ve kişisel veri ihlali” vurgusu yer alırken eylemler sırasında polislerin görüntülerini ya da seslerini kaydeden kişilerin engellenmesine ve haklarında adli işlem yapılmasına karar verildiği belirtildi.

Avukat Hakları Grubu-Ankara (AHG-A), Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) çok tartışılan ses ve görüntü kaydı ile ilgili genelgesinin iptali için Danıştay’a yürütmeyi durdurma ve iptal davası açtı. AHG-A’nın başvurusunda, uluslararası sözleşmeler ve kanunlarla teminat altına alınmış temel hak ve özgürlüklerin genelge ile ortadan kaldırılmaya çalışıldığı gerekçesiyle söz konusu genelgenin iptal edilmesi gerektiği belirtildi.

“Toplum nezdinde infial yaratacak bir konu”

Dilekçede, karar “toplum nezdinde infial yaratacak bir konu” olarak ifade edilirken, genelgenin ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve haberleşme özgürlüğüne müdahale niteliğinde olduğu belirtilerek kanuni dayanağının bulunmadığı belirtildi. AHG-A adına davacı Av. Kemal Ulusoy, EGM’nin genelgesiyle anayasaya aykırı işlemlerin yapılmak istendiğini belirterek, “Anayasa tanımadan, genelgelerle ‘Her istediğimi yapabilirim’ düşüncesi çok tehlikeli. Milyonlarca insanı ilgilendiren, temel hak ve özgürlüklere doğrudan etki eden bu genelge bir an önce iptal edilmelidir” dedi.

İptal davasını açan Av. Faruk Çayır da genelgede gerekçe olarak gösterilen, emniyet personelinin özel hayatının gizliliği ile genelgeye kılıf uydurulmaya çalışıldığını belirterek şunları söyledi: “Şeffaf olan bir kurumun böyle genelgelere ihtiyacı olmamalı. Ses ve görüntü paylaşımının bu denli hızlı yayıldığı ve insan hakkı ihlallerinde önemli kanıtlar oluşturduğu günümüzde, ‘orantılı güç’ uyguladığını iddia edenlerin belli ki bir çekinceleri var. Bu çekincelerini 1 Mayıs eylemlerindeki tutumlarıyla da kanıtlamış oldular, basın emekçilerinin görüntü almalarına karşı yapılanlar ortadaydı. AHG-A olarak bu hukuksuzluğa karşı sessiz kalmadık ve iptal davamızı açtık. İnanıyoruz ki bu kadar hukuksuzluğa bir tanesi daha eklenmeyecektir.”

Diyarbakır Barosu
AHG-A’dan sonra Diyarbakır Barosu da EGM’nin adli ve idari kolluğun görevlerini ifa ederken, ses ve görüntü kaydı yapan kişileri engellemelerini içeren genelgesinin iptali için Danıştay’a dava açtı.

Diyarbakır Barosu’ndan yapılan açıklamada, EGM’nin 27 Nisan 2021 tarihinde 2021/19 sayılı genelgesi ile adli ve idari kolluğun görevlerini ifa ederken, ses ve görüntü kaydı yapan kişileri engellemeleri, kanuni şartları oluştuğunda adli işlem yapmaları gerektiğinin belirtildiği hatırlatıldı.

Açıklamada, “Kamu hizmeti sunan, kamu düzenini korumak ve sağlamak amacıyla, yasal düzenleme kapsamında görevleri gereği bazı yetkileri bulunan kamu personelinin, temel hak ve hürriyetleri ihlal edici keyfi ve suç teşkil edebilecek davranışlarının önüne geçilmesi demokratik hukuk devleti açısından elzemdir. Görev ve sorumlulukları iç hukuk normlarıyla şekillenen kolluk personellerinin görevlerini icra ederken şeffaf ve denetime açık olması, keyfi davranışların önüne geçmesi açısından önem arz etmektedir” denildi.

Ankara Barosu

Ankara Barosu da genelgeyi yargıya taşıdığını şöyle duyurdu: “Baromuz tarafından, kamusal olaylarda kolluğa ses kaydı ve görüntü alınmasını engelleme emri veren ve bu kapsamda, bireylerin temel hak ve özgürlüklerine müdahale içeren, Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesinin, yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açılmıştır.”

Genelgeyi paylaşan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi tarafından yapılan açıklamada ise “Personeliniz görevini ifa ederken işkence yaparsa kayıt da alınır, delil de toplanır. Çünkü tekrarla, işkence yapmak görev sınırlarınızda değil, suçtur!” denildi. ÇHD genelgeyi, “1 Mayıs öncesi personeli garantiye alma genelgesi” olarak tanımladı.

Ordu Barosu

Ordu Barosu da konuyla ilgili benzer bir açıklama yayımladı. Açıklamada şöyle denildi:

“Baromuz tarafından, kamusal olaylarda kolluğa ses kaydı ve görüntü alınmasını engelleme emri veren ve bu kapsamda, temel hak ve özgürlükler ile anayasa ve kanunlara aykırı olan Emniyet Genel Müdürlüğü genelgesinin, yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle dava açılmıştır.”

Ne olmuştu?

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün (EGM) yayımladığı genelge ile toplumsal olaylarda cep telefonuyla ses ve görüntü alınması yasaklanmış ve yasak, “özel hayatın gizliliği ve kişisel veri ihlali” ile gerekçelendirilmişti.

“Yanlış değerlendirmelere sebebiyet vermekte”

Emniyet Genel Müdürü Mehmet Aktaş imzalı genelgede şu ifadeler öne çıktı:

“Tüm vatandaşlarımız açısından özel hayatın gizliliği ve kişisel veri ihlalinin söz konusu olduğu bu durumlarla, genel kolluk personelimiz de sıklıkla karşılaşmaktadır. Bazen görevin yapılmasını engelleyecek boyuta ulaşan bu ihlaller, zaman zaman personelimizin veya vatandaşlarımızın kişilik haklarına veya güvenliğine zarar verir şekilde çeşitli dijital platformlarda yayımlanmaktadır.

Yayımlanan bu tür görüntüler olayı her zaman tüm yönleriyle yansıtmayabilmektedir. Bu durum personelimizi etkilediği kadar, teşkilatımız açısından da kamuoyunda yanlış değerlendirmelere sebebiyet vermektedir.

Personelimizin görevini ifa ederken bu tür ses ve görüntü alınmasına tevessül edecek davranışlara fırsat vermemeleri, eylemin veya durumun niteliğine göre kayıt yapan kişileri engellemeleri, kanuni şartlar oluştuğunda adli işlem yapmaları gerektiği hususlarında tüm personelin bilgilendirilmesini önemle rica ederim.”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu: ”Emniyet genelgesi anayasaya aykırı değil”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu katıldığı bir televizyon programında, güvenlik güçlerinin görüntülenmesinin yasaklanmasıyla ilgili, “Emniyet genelgesi anayasaya aykırı değil” dedi. Soylu, şöyle konuştu:

“Anayasanın 20. maddesi çok açık. Herkesin kendine ait bir fikri olabilir ama bu tip tartışmalar üzerinden siyasal konumumuza göre bir değerlendirme yaparsak biraz doğruyu bulmakta zorlanırız düşüncesindeyim. Bizim yaptığımız her şeye ‘Bunlar zaten yanlış yapıyorlar, anayasayı ihlal ediyorlar, hukuku ihlal ediyorlar’ bakışını düzeltme imkanımız söz konusu değildir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu var. Biz bu kuruldan görüş almadan, değerlendirme almadan, bu konularda hiçbir adım atmayız. Burada iki ayağı var. Birisi kişisel verileri koruma ikincisi de anayasanın 20. maddesindeki özel hayatın gizliliği esasını ortaya koyar. Anayasaya aykırılık kesinlikle söz konusu değil. Genelge İçişleri Bakanlığı’nın değil, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün genelgesidir. Bu basın özgürlüğünü engellemez. Basın çekme özgürlüğüne sahiptir ve çeker. Sayın Kılıçdaroğlu siyasi olarak ‘Bu demokrasiye aykırıdır’ diyebilir ama Sayın Kılıçdaroğlu burada bir ölçü koyabilecek bir kişi değildir. Bunun demokrasiye aykırı olup olmadığının yerleri vardır. Orada Danıştay vardır, diğer tarafta Kişisel Verileri Koruma Kurulu vardır. Güvenlik özgürlük için vardır. Kişinin hürriyetinden başka hiçbir denge söz konusu değildir. Burada ne anayasa ne de demokrasi ihlali vardır.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus