TTB’den okulların kapalı olmasına ilişkin açıklama – Halk sağlığı uzmanı Tomris Cesuroğlu: “Çocukların zihinsel, sosyal ve bedensel gelişimlerinde dönüşü olmayan kayıplar yaşanmakta, devletin görevini yapmasını ve okulları açmasını talep ediyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türk Tabipleri Birliği (TTB), tam kapanma bittikten sonra okulların açılmasını istedi. Halk sağlığı uzmanı Tomris Cesuroğlu’nun yaptığı TTB açıklamasında, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında ilkokulları en uzun süre kapatan ülke olduğuna dikkat çekildi. Cesuroğlu, okulların 17 Mayıs ‘tan itibaren eğitime başlaması gerektiğini belirterek bu süreçte bütün öğretmenlerin aşılanmasını talep etti. Toplantıya Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER), Türk Toraks Derneği, Türkiye Milli Pediatri Derneği ve Türkiye Psikiyatri Derneği’nden temsilciler de katıldı.

Halk sağlığı uzmanı Tomris Cesuroğlu, salgın nedeniyle iktidar tarafından okul ve üniversitelerin kapısına kilit vurulduğunu söyledi. Cesuroğlu, şöyle konuştu: “Dünyada alışveriş merkezlerini, restoranları, fabrikaları ve işyerlerini açık tutarken okulları kapatan başka bir devlet bulunmamaktadır. Türkiye, OECD ülkeleri arasında ilkokulları en uzun süre kapatan ülke olmuştur. Nisan ayında Türkiye, dünyada en çok koronavirüs vakasının görüldüğü ülke olmuş ancak yayılımı önlemek için etkili önlem almak yerine hükümet, çocuk ve gençleri salgına kurban etmiştir.”

“Okullar salgında, yayılmanın ana merkezi değildir”

Okulların bir yıldan uzun süredir kapalı olduğunu ve bu nedenle çocukların yaşadığı bilişsel, duygusal ve fiziksel kayıpların telafisinin olmadığını belirten Cesuroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Daha fazla kaybı engellemek için Ramazan Bayramı’ndan sonra ilk olarak okul öncesi eğitim kurumları, ilkokullar, köy ile belde okulları ve özel eğitim merkezleri açılmalıdır. Ülkemizde okulların kapalı tutulmasına ilişkin bir veri ne yazık ki bulunmamaktadır. Ancak tüm dünyada toplanan veri ve bilgilerin ülkemiz bağlamında değerlendirilmesi bize şunu göstermektedir, ‘Çocuklar koronavirüs nedeniyle tehlikede değillerdir.’ İngiliz varyantının çocukları daha fazla etkilediği ya da çocuklarda daha ağır hastalık yaptığı yönündeki söylentiler araştırmalarla çürütülmüştür. Okul öncesi ve ilkokul öğrencileri koronavirüsten en az etkilenen ve bulaştıran grup olarak devam etmektedir. Bulaştırmaları da yetişkinlere yakın olarak aynıdır. Okullar salgında, yayılmanın ana merkezi değildir. Yayılımlar toplumun bir yansımasıdır.”

“Çocukların zihinsel, sosyal ve bedensel gelişimlerinde dönüşü olmayan kayıplar yaşanıyor”

Çocukların daha az bulaştırıcı olduğunu, koronavirüs geçiren çocukların hastalığı okullardan değil çoğunlukla birlikte yaşadığı yetişkinlerden ve kalabalık ortamlardan aldığının ortaya çıktığını söyleyen Cesuroğlu, “Okulların kapanması koronavirüs yayılımını azaltmamaktadır. Çocukların zihinsel, sosyal ve bedensel gelişimlerinde dönüşü olmayan kayıplar yaşanmaktadır. Okulların kapatılmasının ciddi toplumsal zararları vardır. Uzaktan eğitim başarıyla yapılsa dahi erken yaşlarda uzaktan eğitim, örgün eğitimin yerini alamaz. Uzaktan eğitime erişimi olmayan oldukça fazla çocuk da var. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Eğitim Bilişim Ağı (EBA) ile farklı kaynaklara göre, iki ya da altı milyon çocuk ve genç bir yıldır eğitimden kopmuştur. Özellikle kırsal kesimde yaşayan, anadili Türkçe olmayan ve düşük sosyoekonomik düzeyde olan ailelerin çocukları ile özel eğitim alan çocukların kayıpları en fazla olmaktadır” dedi.

“Çocuk istismarı artmakta ve tespiti azalmaktadır”

Evde kalmanın risklerine dikkat çeken Cesuroğlu, taleplerini şöyle sıraladı: “Çocuklar ağır ihmal, istismar, artan açlık, işçi olarak çalıştırılma, erken yaşta evlendirilme, örgün eğitimden kopma ile karşılaşmaktadır. Çocuk istismarı artmakta ve tespiti de buna bağlı olarak azalmaktadır. Kız çocuklarında okullaşma kazanımlarımız kaybedilmektedir. TTB olarak, öğretmenlerin aşılanmasının en kısa sürede tamamlanmasını, okulların açık olduğu dönemdeki eksik ve yanlış uygulamaların Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı koordinasyonu içinde düzeltilmesini talep ediyoruz. Okullarda bulaş azdır ve çocuklar hâlâ koronavirüs için düşük risk grubundadır. Okullar, son kapanan ve ilk açılan yerler olmalıdır. Kapanma sürecinde dahi temel prensip ilkokulların daima açık tutulmaya çalışılmasıdır.

“Devletin görevini yapmasını ve okulları açmasını talep ediyoruz”

Okulların diğer yerlere göre güvenli olmasına rağmen önemli görülmediği için açılmadığı kanaatindeyiz. Bütün bu bilgiler ışığı altında, okul öncesi eğitim ve rehabilitasyon sunan kurumlar, 17 Mayıs 2021 itibarıyla ivedilikle eğitime başlamalıdır. Salgın kontrolü için çocuklardan daha fazla fedakârlık istenmemelidir. Devletin görevini yapmasını ve bütün önlemleri alarak öncelikle okul öncesi eğitim kurumlarını, ilkokulları, köy ile belde okullarını ve eğitim merkezlerini, ikinci olarak ortaokulu, üçüncü olarak ise liseleri açmasını ve açık tutmasını talep ediyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus