Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu için adalet talebi – Çiftin kızı Emine Büyüknohutçu: “Dosyamız kapatılmaya çalışılıyor, yeterli araştırma yapılmadı, takipsizlik kararını reddediyoruz, oraya yeni ağaçlar dikmek istiyoruz”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Emine Büyüknohutçu, anne ve babası Aysin-Ali Ulvi Büyüknohutçu çiftinin çevre mücadelesini ve onlar için sürdürdükleri adalet mücadelesini Medyascope’a anlattı.

Yaşam savunucuları Aysin ve Ali Ulvi Büyüknohutçu, 9 Mayıs 2017’de Antalya-Finike’de taşocaklarına karşı doğayı savunma mücadelesi verirlerken evlerinde öldürüldü. Cinayeti “para için işlediğini” söyleyen kişi cezaevinde ölü bulundu. Bu kişinin eşi beraat etti, dosya Yargıtay’da. Azmettiriciler ile ilgili suç duyurusunda ise takipsizlik kararı verildi.

Çiftin çocuklarından Emine Büyüknohutçu, “Ali Ulvi ve Aysin Büyüknohutçu cinayetinin azmettiricisi yargılansın!” talebiyle Adalet Bakanlığı’na sunulmak üzere bir imza kampanyası başlattı.

Emine Büyüknohutçu ile Aysin-Ali Ulvi Büyüknohutçu çiftinin çevre mücadelesini ve onlar için sürdürdükleri adalet mücadelesini konuştuk.

“Kendilerini mücadelenin içinde buldular”

Emine Büyüknohutçu, çiftin Finike-Kızılcık Yaylası’na yerleşmelerini “’Çevre mücadelesi vereceğiz’ diye gitmediler oraya. Emekli oldular ve emeklilik hayatlarını huzur içinde yaşayabilecekleri, organik bir hayata geçiş yapmak istedikleri için gittikleri bir yerdi” diye anlattı. Zaman içinde organik yaşamaya gittikleri bir yerde inorganik yaşadıklarını ve bunun sebebinin de taşocakları olduğunu fark ettiklerinde kendilerini bir mücadelenin içinde bulduklarını söyledi:

Taşocakları bölgedeki astım hastalığı vakalarının artmasına sebep oluyor. Atıklarıyla, o bölgenin içme sularının kirlenmesine yol açıyor, dolayısıyla bölgede hem insan sağlığı hem hayvan sağlığı hem de tarım ve hayvancılık etkilenmiş oluyor. Her şey bir yana sadece o bölgede yetişen bazı endemik türler var. Bunların da yok olmalarına sebep oluyor. Sadece o bölgede yetişen katran ve sedir ağaçları var. Bunlar, birçok canlıya da ev sahipliği yapan ağaçlar. Bu habitatın yok olması topyekûn bir ekolojik tahribata yol açıyor. Habitat yok olunca orada yaşayan birçok hayvan ve bitki yok olmuş oluyor. Esas dikkatlerini çeken nokta buydu. Başlangıç noktaları oradaki doğa katliamıydı. Bunun devamında zaman içinde sağlık, hayvancılık ve tarım izledi. Altı yıllık bir mücadeleden bahsediyoruz, medyaya yansıyan kısmı son bir senesi oldu çünkü kazanılan davalar, kapatma kararları son bir senede medyaya yansıdı. Dolayısıyla kendilerini bu mücadelenin içinde buldular, bulmak istediler, iyi ki de buldular.”

Çift, bu mücadeleleri sonucu bir mermer ocağı için kapatma kararı aldırdı. Söz konusu mermer ocağını işleten firma çifte karşı açtığı 100 bin liralık tazminat davasını da kaybetti. İmza metninde bu dava ile ilgili “Kazanılan dava dosyası bölgedeki diğer tüm taşocaklarının da kapatılması için emsal teşkil eden bir dosya haline geldi” ifadeleri yer alıyor.

“Dosyamızın kapatılmasını istemiyoruz”

Kampanyada dava sürecine dair paylaşılan bilgilere göre, cinayetlerin ardından tutuklanan Ali Yamuç isimli kişi, cezaevinden yazdığı bir mektupla azmettiricisinin ismini açıklayarak, kendisine bu cinayetleri işlemesi için teklif edilen paranın kalan kısmını eşine teslim etmelerini söyledi ve “İpleriniz cebinizde” dedi. Bir hafta sonra, katil Ali Yamuç’un eşi, cinayete iştirak suçuyla tutuklandı. Üzerinde bulunan, Ali Yamuç’un adıyla yazılmış ve yine onun tarafından imzalanmış mektupta şunlar yazıyordu: “Bana vaat ettiğiniz ödemeyi yapın. ‘Öldür, paranı hemen vereceğiz’ diye vaatlerde bulunup, neyi bekliyorsunuz? 10 gün içinde param gelmez ise görüşürüz. İpleriniz cebinizde, haberiniz olsun.”

Ali Yamuç cezaevinde ölü bulundu, intihar olduğu söylendi. Eşi, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesi’nde “cinayete yardım etmek” suçundan yargılandığı davada beraat etti. Mahkeme aynı zamanda, dosyadaki bir tanığa dayanarak, Ali Yamuç’un olay gününden önce görüştüğü iddia edilen siyah cipli bir kişiyle görüşmesinden yola çıkarak azmettiriciler hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi. Buna dayanarak soruşturmanın derinleştirilmesi için Finike Cumhuriyet Savcılığı’na ihbarda bulunuldu ancak takipsizlik kararı verildi.

Emine Büyüknohutçu, adalet kampanyası başlatmaya neden ihtiyaç duyduklarını şöyle anlattı:

“Dava dosyasında açıklanan birçok isim var. Mektuplar, ifadeler, itiraflar var. Her birinde ortak olan isimler var. Fakat bu isimlerin dokümanlar arasında çok net ve belge niteliği taşıyacak ifadelerine rastlamadık. Bu sebeple ismi açıklanan, mektuplarda ismi geçen, ‘Bana vaat ettiğiniz rakamları ödeyin yoksa ipleriniz cebinizde’ denilen isimlerin aslında daha hakkı verilerek araştırılması için başlattığımız bir kampanya.

Nisan ayının sonlarına doğru bu isimlerle ilgili bir takipsizlik kararı verildi ve dosyamız kapatılmaya çalışılıyor. Biz de dosyamızın kapatılmasını istemiyoruz. Yeteri kadar araştırma yapılmadı, takipsizlik kararını reddediyoruz. Bu reddimizi de destekleyecek şekilde bir imza kampanyası başlattık.”

“Cinayetin işlendiği ev, taşocakları sebebiyle yok olmak üzere”

Emine Büyüknohutçu, cinayetten sonra anne ve babasının yaşadığı yerde çevre mücadelesinin devam etmediğini, tahribatın ise artarak sürdüğünü anlattı:

“Sadece o bölge için konuşuyorum, bu ülkede çok ciddi emek veren, bunun için yaşayan yaşam savunucularını tenzih ederek konuşuyorum, o bölgede babamız ve annemizin verdiği mücadeleye devam eden kimse yok. Oradaki taşocakları da artarak ve hızlanarak yeni taşocakları açarak çalışmaya devam ediyor. Hatta bizim bölgedeki evimiz aşağıya kayıyor sayelerinde. İzinsiz birçok kesim yapıldığı için, bölgede çok ciddi erozyona sebep olan taşocaklarından birini, evimizin çok yakınına açtılar. Oradaki taşlar patlatma yöntemleriyle çıkarılıp erozyona sebep olduğu için cinayetin işlendiği ev topyekûn yok olmak üzere.”

“Hukuk mücadelesini hakkıyla verip, yeni ağaçlar dikebiliriz”

Ailesi, yaşam savunucuları ve ekoloji örgütlerinin bir arada olduğunu belirterek, adalet süreci için “Umutluyuz, bu davayı çözeceğimize inanıyoruz” diyen Büyüknohutçu, kampanyaya destek çağrısı yaptı:

“İnanıyoruz, bu işi çözeceğiz. Dört sene geçti, gönül ister ki bir an önce çözülsün. Cinayet davası bir an önce çözülsün, dosya derinleştirilsin, azmettiriciler yargılansın ve adalete teslim edilsinler. Biz yeni ağaçlar dikmeye başlayalım istiyoruz. Şu an bir hukuk mücadelesi veriyoruz dolayısıyla önce hukuk mücadelesini hakkıyla yerine getirip, ardından yeni ağaçlar dikebiliriz diye düşünüyorum.

Kampanyamıza destek olunması çok önemli, imzaları Adalet Bakanlığı’na taşıyacağız. Kampanyaya imza verilmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması için paylaşılması bizim için çok önemli. Sadece bizim için değil, bu bir kamu davası. Bu cezasızlıkların son bulabilmesi adına, bu ülkede yaşam savunucularının daha rahat bir şekilde doğayı ve çevreyi daha iyi koruyabilmeleri ve haksızlıkların, cezasızlıkların son bulması adına, o kampanya ve bu dava çok önemli bir dava.”

·         İmza kampanyasına buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus