Kobani davasının ikinci duruşması bugün yapıldı – Selahattin Demirtaş: “Duruşmanın Temmuz 2023’e bırakılmasını istiyorum, bugünkü koşullarda siz bağımsız yargı yapamazsınız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da aralarında bulunduğu 28’i tutuklu 108 kişinin yargılandığı Kobani davasının ikinci duruşması, bugün (18 Mayıs) Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Daha önce 3 Mayıs günü yapılmasına karar verilen duruşma tarihi, “tam kapanma” tedbirlerinden dolayı bugüne ertelenmişti. Bugün yapılan ikinci duruşmada eski Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve Sebahat Tuncel’in savunmaları dinlendi. İlk duruşmada da reddi hâkim talebinde bulunan Demirtaş mahkeme heyetine, “Bu dava Kobani davası değil, HDP’ye dönük kumpas ve siyasi intikam davasıdır. Duruşmanın Temmuz 2023’e bırakılmasını istiyorum, bugünkü koşulda siz bağımsız yargı yapamazsınız” diyerek seslendi. Duruşmayı HDP milletvekilleri ve Parti Meclisi (PM) üyelerinin yanı sıra Emek Partisi (EMEP), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve bazı kadın örgütleri de takip etti. Duruşma 20 Mayıs Perşembe gününe ertelendi. Bugünkü duruşmada öne çıkanlar şöyle:

Demirtaş: “Günün birinde Kobani davası da açılacak ve gerçek sorumlular, katliam yapan ve yaptıranlar ortaya çıkacaktır”

Duruşmada ilk savunma yapan isim Selahattin Demirtaş oldu. Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlanan Demirtaş sözlerine başlarken reddi hâkim talebini tekrarladı ve “Türkiye’nin barışı, demokrasisi ve özgürlüğü için fedakârlık yapmış siyasetçilerin sanık sandalyesinde oturmasından üzüntü duyuyorum. Bu dava Kobani davası değil, HDP’ye dönük kumpas ve siyasi intikam davasıdır. Günün birinde Kobani davası da açılacak ve gerçek sorumlular, katliam yapan ve yaptıranlar ortaya çıkacaktır ama herkes emin olsun o zaman sanık sandalyesinde biz olmayacağız” dedi.

“Erdoğan daha AİHM kararı açıklanmadan 40 gün önce ‘Bizim yargımız gereğini yapacak’ dedi”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 22 Aralık 2020’de, Edirne Cezaevi’nde 4 Kasım 2016’dan bu yana tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ifade, özgürlük ve güvenlik, serbest seçim haklarının ihlal edildiğine hükmetmiş ve derhal serbest bırakılması gerektiğine karar vermişti. Bu konunun da reddi hâkim taleplerinin nedenlerinden biri olduğunu vurgulayan Demirtaş, “AİHM kararı 12 Kasım’da imzaya çıktı, 22 Aralık’ta açıklandı. AİHM kararını 40 gün sonra açıkladı ama kararı birileri duymuş olacak. AİHM’deki Türk yargıcın abisi AKP MKYK üyesidir. Kararın açıklanmasına 20 gün varken Erdoğan ve Bahçeli bana dair sert açıklamalar yaptı. Erdoğan daha AİHM kararı açıklanmadan 40 gün önce ‘Bizim yargımız gereğini yapacak’ dedi. Siz iddianame elinize ulaştığından beri bu talimatı uyguluyorsunuz” diye konuştu.

“Bizi suçlamadan önce sizin aklanmanız gerekir”

Reddi hâkim taleplerini yineyen Demirtaş şöyle devam etti:

“Mahkeme heyeti sadece korsan çeviri yapmakla yetinmemiş çeviride sahtecilik yapmış. AİHM kararını aleyhime kullanabilmek için hile yapmış, AİHM kararındaki en kritik cümle tutanağa yanlış geçmiş. Bu ağır bir suçtur ve belgelerle kesinleşmiştir Anayasayı Erdoğan da Soylu da heyetiniz de tartışamaz. MYK toplantımızın ardından atılan tweeti suç sayamazsınız. Anayasaya, hukukun üstünlüğüne bağlı olmayan bir mahkeme bizi yargılayamaz. Bizi suçlamadan önce sizin aklanmanız gerekir. Benimle ilgili verilen AİHM kararını tanımayan mahkemeniz, tensip tutanağında başka AİHM kararlarına atıf yapmış. Dosyada Demirtaş kararı yok. Şaka gibisiniz.”

“Tarihte ilk defa bir parti, AKP-MHP, başka bir partiyi, HDP’yi yargılamaya çalışıyor”

Davanın esasına ilişkin eleştirilerini sürdüren Demirtaş “Siyasi saikle tutuklamak yanlış yorumla olmaz, kasten işlenebilir ve suçtur. Kasten siyasi yaşama, seçimlere müdahale ediyorsunuz. Hâlâ bu suçu devam ettiriyorsunuz. Bakın beş dakika daha geçti hâlâ devam ettiriyorsunuz. Bu iddianame ‘Hiçbir şey olmamışsa bile mutlaka bir şey olmuştur’ iddianamesi. İsnat edilen suçların hiçbiri şahıslar ile ilişkilendirilmemiş. Tarihte ilk defa bir parti, AKP-MHP, başka bir partiyi, HDP’yi yargılamaya çalışıyor. En faşist dönemlerde bile bir parti hâkim cüppesi ile salona girmemiştir. Biz halkın iradesini bu kumpas davasında ezdirmeyeceğiz” diye konuştu.

“Duruşmanın Temmuz 2023’e bırakılmasını istiyorum, bugünkü koşulda siz bağımsız yargı yapamazsınız”

Demirtaş savunmasını şu sözlerle sonlandırdı:

“Cumhurbaşkanının seçim kampanyası boyunca benimle ilgili yaptığı açıklamaların tamamı yalan. Emniyet ve savcılık o yalanlarım altını doldurmaya çalışıyor. ‘Erdoğan’ı yalancı çıkaracak halimiz yok ya uydururuz bir şeyler’ yargılaması. Siz bizi yargılayamazsınız. Suç işlediği kesinleşmiş yargıçlar heyeti bizi suç iddiası ile yargılayamaz. Çekilmenizi istiyorum. Onurunuzu koruyun. Duruşmanın Temmuz 2023’e bırakılmasını istiyorum, bugünkü koşulda siz bağımsız yargı yapamazsınız. Çekilin ve ara kararı alın. ‘Bugünkü Türkiye koşullarında siyasi otoriteden bağımsız yargılama yapma imkanı kalmadığından benim ortaya koyduğum delillerde heyetin taraflı olduğu kesinleşmişken, bu yargılamayı gerçekleştirecek tarafsız mahkeme bulunmadığından Demirtaş hariç herkesin tahliyesine’ deyin, ben de sizi alkışlayayım.”

Figen Yüksekdağ: “Yitirilen canların ölümünü kullanmanın dışında hiçbir şey yapmadınız”

Demirtaş’ın ardından Figen Yüksekdağ’ın savunması başladı. Yüksekdağ da reddi hâkim taleplerinin nedenlerini anlatarak şöyle konuştu: “Bir adil yargılama davası ile karşı karşıya değiliz. Reddi hâkim talebimizin temel gerekçesi budur. Burada gerçekler çarpıtılıyor. Çarpıtılan gerçekler üzerinden bu süreç yürütülemez. Bizler yitirdiğiniz canlarımızın, yoldaşlarımızın katili olmakla yargılanırken diğer taraftan bu siyasi iktidarın bakanı teşhir olmuş mafya ilişkilerine dair en ufak bir soruşturmaya uğramıyor. Yitirilen canların ölümünü kullanmanın dışında hiçbir şey yapmadınız. Biz bugün dediğimizi altı yıl önce de söyledik. Bağımsız mekanizmaların bu suçları araştırması gerekiyor. Yargı, iktidarın dublörüne dönüşmüş. İktidar diyor ki yargıya ‘Arabaya sen çarpacaksın’. Biz bu davada asla yargılanan olmayacağız. Halkımız, haklarımız ve hakikat için duruşumuzu koruyacağız. Heyetiniz de iktidarın dublörü olma rolünü reddetmelidir.”

Sebahat Tuncel: “Siz egemen sınıfın temsilcisisiniz biz halkın temsilcisiyiz, bırakın bizi halk yargılasın”

Duruşmada son olarak Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) ilk eş genel başkanı Sebahat Tuncel’in savunması dinlendi. Mahkeme salonunda hazır bulunan Tuncel ise savunmasında şunları söyledi: “6 Nisan’daki mahkemede bir kez daha erkek devlet ve erkek yargının ne olduğunu gördük. Bir erkeklik gösterisi ile karşı karşıya kaldık. Sözümüzü kesme, iktidarı kullanarak eşbaşkanlarımızın sesini kesme yaklaşımı bir güç gösterisidir. Niye buradayız? Kürt kadınları, Türkiye devrimci hareketi, HDP’nin çok kimlikleri neden burada? Çünkü totaliter bir rejim kuruluyor. Totaliter rejimler bir yalan, iki şiddet üzerinden inşa edilir. Faşizmin inşasına izin vermeyeceğiz. Bizi mücadelemizden vazgeçiremezsiniz. Biz sözlerimizin doğru olduğunu biliyoruz. Bedelini ödemek gerekirse öderiz. Siz egemen sınıfın temsilcisisiniz biz halkın temsilcisiyiz, bırakın bizi halk yargılasın. Kendim için tahliye talep etmiyorum.”

Bir sonraki duruşma 20 Mayıs’ta yapılacak

Kobani davasının üçüncü duruşması 20 Mayıs Perşembe günü saat 09.30’da, Sincan Cezaevi Kampüsü  Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus