“Depresyon, güvensizlik, iştah kaybı, travma ve korku”: İsrail ile Filistin arasında yaşanan çatışmaların yükünü çocuklar taşıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İsrail ile Filistin arasında son yılların en şiddetli çatışmalarından biri yaşanıyor. İsrail’in Gazze Şeridi’ne 10 Mayıs’tan bu yana düzenlediği hava saldırılarında en az 64 çocuk hayatını kaybetti, yüzlerce çocuk yaralandı. Şüphesiz ki bu yaşanan çatışmanın yükünü en ağır şekilde çocuklar çekiyor. 

Bir fotoğrafta altı yaşındaki Suzy Eshkuntana’nın, saçları moloz tozuyla keçeleşmiş, pembe eşofmanının altından çıplak ayakları gözüküyor ve kafasına aldığı bir darbeden ötürü gözünün üzerinden aşağıya doğru kanlar damlıyor. Ancak her şeye rağmen Suzy Eshkuntana hayata tutundu. Suzy, İsrail’in hava saldırıları ile evlerinin isabet alınmasından yedi saat sonra enkazdan kurtarıldı. Dört kardeşi ve annesi ise saldırılar sonucunda hayatını kaybetti. 

İsrail ile Filistin arasında yaşanan bu çatışma, küçük kızın ilk savaş deneyimi ancak Gazze’nin tarihi bu deneyimin son olmayacağını gösteriyor. Suzy, Gazze Şeridi’ndeki Shifa hastanesinde tedavi görüyor ve “ağır travma ve şok” içinde. Suzy Eshkuntana, hastaneye yatırıldığı ilk gün yemek yemeyi reddediyor ve kimseyle göz teması kurmuyor.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava saldırılarında en az 64 çocuk öldü ve yüzlercesi yaralandı. İsrail’in, Hamas yetkililerinin hedef alındığını belirttiği hava saldırısında, Shati mülteci kampındaki sekiz çocuk uyurken hayatını kaybetti. 

Binlerce aile ise Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yönetilen okullara sığınmak için evlerinden kaçtı. Saldırılar sonucu yüzlerce aile evlerini tamamen kaybetti. İsrail’in hava saldırıları sonucunda bir zamanlar çocukların oyun oynadığı, yemek yediği, ödevlerini yaptığı ve uyuduğu yer olan evler bir moloz yığını haline dönüştü.  

 

Gazze’de patlamaların korkunç sesinden ve yaşadığınız her dakikanın son dakikanız olabileceği korkusundan kaçmak mümkün değil. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), hafta sonu yaptığı açıklamada, bölgede yaşanan şiddetin boyutlarının çok büyük olduğunu söyledi ve “Şiddetin yükünü çocuklar taşıyor” dedi. 

Nispeten daha küçük yaştaki çocuklar için bu çatışma, yaşadıkları dördüncü savaş. 13 yaşının altındaki bütün çocuklar, tüm hayatlarını İsrail ablukası altında, denizlerde devriye gezen savaş gemileri, havadaki askeri uçaklar ve insansız hava araçları ile geçirdi.  

2008 ve 2009 yıllarında İsrail ile Hamas arasındaki çatışma üç hafta sürdü, yaklaşık 300’ü çocuk olmak üzere bin 400 Filistinli hayatını kaybetti. Bir sonraki çatışma ise 2012 yılında yaşandı ve bir hafta süren çatışmalar sonucunda BM’ye göre 33’ü çocuk 174 Filistinli yaşamını yitirdi. 

Sadece Filistinli değil, İsrailli çocuklar da çatışmaların kurbanı oldu. Son çatışmalarda Gazze’den atılan iki roket sonucunda iki çocuk hayatını kaybetti. 

Gazze’de 2012 yılında yaşanan çatışmanın ardından UNICEF tarafından yapılan araştırmada, çocukların yüzde 91’inin çatışmalardan etkilendiği belirtildi. Çocukların yüzde 94’ü ebeveynleri ile yattığını, yüzde 85’i iştahlarını kaybettiklerini, yüzde 82’si kızgın ve öfkeli olduğunu, yüzde 97’si kendini güvende hissetmediğini, yüzde 38’i suçluğu hissettiğini, yüzde 47’si tırnaklarını ısırdığını ve yüzde 76’sı kendisini sürekli hasta hissettiğini belirtti. Yüzde 82’si ise sürekli ölüm korkusu duymaktaydı.

Norveç Mülteci Konseyi (NRC) gibi Gazze’de çalışmalarını sürdüren sivil toplum kuruluşları, daha önceki çatışmalarda travma geçirenlerin bir kısmının korku ve kaygıları ile başa çıkmalarına yardım ediyor. NRC Genel Sekreteri Jan Egeland, yaşları beş ile 15 arasındaki çocukların “evlerindeyken ve güvende olduklarını düşünürken” hayatlarını kaybettiğini söyledi ve İsrail’i bu çılgınlığı durdurmaya davet etti.

Egeland, “Çocuklar korunmalıdır. Evleri hedef alınmamalıdır. Okulları hedef alınmamalıdır. Bu çocukları ve ailelerini bağışlayın ve onları bombalamayı bırakın” dedi.


Gazze Toplum Ruh Sağlığı Programı’nda psikolog olan Hasan Zeyada da “Travma geçirmiş bir nesilden bahsediyoruz. Dünyayı koca bir tehlike olarak algılayacaklar ve çok fazla hayal kırıklığı yaşayacaklar. İntikam arzusu da peşlerini bırakmayacak. İsrail her zaman yeni bir düşman nesil yaratma sürecinde” diye konuştu.  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus