Peker’in videolarındaki iddialar ihbar sayılır mı? – Baro başkanları yanıtladı: “İddialar hakkında soruşturma başlatmak savcıların görevi, şimdiye dek bu adımın atılmaması siyasal iklime ve yargı bağımsızlığındaki sorunlara bağlı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in yayınladığı videolarda mevcut ve önceki dönemlerin içişleri bakanlarını da içeren iddiaları ihbar sayılır mı, savcıların görevi nedir? İstanbul ve Batman baro başkanları Av. Mehmet Durakoğlu ve Av. Erkan Şenses Medyascope için yorumladı. İzmir Barosu ise suç duyurusunda bulunurken iddiaların odağındaki İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da görevden alınması gerektiğine işaret etti.

Suç örgütü lideri Sedat Peker, YouTube üzerinden yayınladığı videolarında gazeteci cinayetlerinden uyuşturucu ticaretine şu an görev yapan ve önceki bazı içişleri bakanlarının da adını andığı bazı iddialar öne sürüyor. Savcılar, ilki 2 Mayıs’ta yayımlanan videolarda adı geçen kişilere dair şimdiye dek duyurulan bir adım atmadı. İstanbul ve Batman baro başkanları Av. Mehmet Durakoğlu ve Av. Erkan Şenses ile iddiaların ihbar kabul edilip edilmeyeceğini, atılabilecek adımları konuştuk.

Her iki baro başkanı da savcıların iddialar karşısında soruşturma başlatma görevi olduğunu belirtirken şimdiye dek bu adımın atılmamasını siyasal iklime ve yargının bağımsızlığındaki sorunlara bağlı olduğunu anlattı.

İzmir Barosu ise videolar üzerine suç duyurusunda bulundu.

Durakoğlu: Savcıların görevini yerine getirmesi gerekiyor

İstanbul Barosu Başkanı Avukat Mehmet Durakoğlu söz konusu iddiaların kim tarafından öne sürülürse sürülsün, bu iddiaları öne süren kişinin kimliği ne olursa olsun çok ciddi olduğunu belirtti.

“Bu nedenle de zaten Ceza Muhakemesi Kanunu’na (CMK) göre savcıların re’sen harekete geçmek ve bunları soruşturma yetkileri var. Bu yetkinin kullanılması mutlaktır, mutlaka kutlanılması gerekiyor çünkü çok ciddi iddialar. Yetkinin kullanılmaması ise zaten ihmali ifade eder. Mutlaka bu sözlerin soruşturulması gerekiyor bunda bir tereddüt yok.”

Durakoğlu şimdiye dek savcılar tarafından adım atılmamasını ise şöyle yorumladı:

“Şimdiye kadar herhangi adımın atılmamış olması özellikle de iktidar cenahına yüklenen suçlamalarla ilgili, bu nedenle de içinde bulunduğumuz konum Türkiye’de yargının içinde bulunduğu fotoğrafın çekilmesi gibi bir sonuç doğuruyor. Yargı bağımsız olmadığı için, savcılar yeterli güvence içinde bulunmadıkları için böyle bir adımı atmakta çekiniyorlar. Bu adımın atılması için de talimat bekleniyor. Bu talimata gerek yok, CMK çok açık biçimde savcılara bu yetkiyi, yetki ile birlikte bu görevi veriyor. Bu görevin yerine getirilmesi gerekiyor.”

Şenses: Soruşturma açmamaları görevi ihmaldir

Batman Barosu Başkanı Erkan Şenses de videolarda suç ikrarı ve ihbarı olacak birçok iddianın yer aldığını belirterek cumhuriyet savcılarının soruşturma başlatması gerektiğini söyledi:

“Cumhuriyet savcılarının Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK)  160. maddesine göre başka herhangi bir şikayet ve ihbar olmaksızın bu ikrarı ve ihbarları, bir suçun işlendiği izlenimi veren hal olarak kabul edip soruşturma başlatması gerekiyor.”

Şenses, videolardaki iddialara dair soruşturma açılmasının önünde ise engel olmadığını şöyle anlattı:

“Bizim sistemde cumhuriyet savcıları 7-24 esasına göre çalışır. Hafta sonu da gece yarısı da soruşturma açabilir ki bunu uygulamada da görüyoruz. Bir pazar günü Diyarbakır’da yapılan toplantıya aynı gün savcının soruşturma açtığı haberini alabiliyoruz. Bunun önünde bir engel yok. Peker’in açıklamalarına karşı yargının şimdiye sesiz kalması manidar bir durum. Yargının siyasetle arasında bağımlı bir ilişki söz konusu. Bu siyasal iklimde yargıdan, siyasi irade olmadan soruşturma açmasını beklemek de naiflik olur. Ancak ben yine de cumhuriyet savcılığının hâlâ soruşturma açmasını bekleyenlerdenim. Bu durum bir görev gereğidir, aslında bunu yapmamaları görevi ihmal suçunu düzenliyor.

Dolayısıyla Türkiye’de ‘temiz eller’ sürecini başlaması için yargının bu iddialar karşısında harekete geçmesi ve siyasi iradenin de yargıya bu noktada alan açması gerekiyor. İddialar çok ciddi ve soyut iddialar gibi de durmuyor. Bu iddiaların araştırılıp üzerine gidilmesi gerekiyor, ucu kime dokunursa dokunsun bunun araştırılması gerekiyor.”

“İddialar çok vahim, üzerine gidecek bir yargısal iklimin oluşmasın diliyorum” diyen Şenses, toplumun da talebini dile getirmesi gerektiğini belirtti:

“Bu noktada toplumun da beklentiyi ve talebini daha güçlü bir sesle dile getirmesi gerekiyor. Maalesef şu anki toplumun sessizliği 1997 yılında ‘sürekli aydınlık için bir dakika karanlık’ eylemlerinden hatırladığımız o reaksiyonu toplum göstermiyor, bu da dikkat çekici bir durum. Toplumun hem yargıdan hem siyasi iradeden daha talepkâr olması gerekiyor.”

Konuyla ilgili İzmir Barosu suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı. Şenses, vatandaşların da suç duyurusunda bulunabileceğini anlattı:

“Suç duyurusunda bulunmak için suçtan zarar gören şartı yoktur. Suçtan zarar görenin suç duyurusu şikayet dilekçesi, suçtan zarar görmeyenin dilekçesi ihbar dilekçesi olarak işleme konur. İkisi hakkında da cumhuriyet savcısının gereğini yapması lazım. Suçtan zarar görenler müşteki olarak, suçtan zarar görmeyenler ihbar eden olarak dilekçe verebilir.”

İzmir Barosu’ndan suç duyurusu

İzmir Barosu, “Siyaset ve Mafya Arasındaki Kirli İlişkilerin Aydınlatılması ve Faillerin Cezalandırılması İstemiyle Suç Duyurusunda Bulunuldu” başlığıyla yayımladığı açıklama ile Peker’in videolarda belirttiği hususlarla ilgili olarak, Sedat Peker, Süleyman Soylu, Mehmet Ağar, Tolga Ağar, Erkam Yıldırım ve videolar incelenip gerekli araştırmalar yapıldığında savcılıkça tespit edilecek diğer kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduklarını duyurdu.

İzmir Barosu Başkanlığı, “soruşturmanın selameti açısından, söz konusu iddiaların odağında bulunan Süleyman Soylu’nun amir sıfatıyla soruşturmayı sürdürecek kişilerin üstü konumunda bulunması sebebiyle derhal İçişleri Bakanlığı görevinden alınması ve soruşturmanın hızla başlaması gerektiğini” belirtti. Açıklama şöyle devam etti:

“Türkiye Cumhuriyeti, söz konusu süreci etkin ve etkili bir soruşturma yürüterek çözmek zorundadır. Aksi durum; hukukun tamamen ortadan kalktığı, güçlü olanın, illegal işlere bulaşanın sözünün tek geçer akçe kabul edildiği bir ülke gerçeği ile toplumu baş başa bırakacaktır. Bunun kabulü asla mümkün değildir.

İzmir Barosu, ülkesine, yurttaşlarına ve meslektaşlarına karşı sahip olduğu tarihsel sorumluluk nedeniyle, yürütme ve yasamanın temsilcileri ile bunların yakınlarının organize suç örgütü liderleriyle geliştirdikleri hukuk dışı ilişkiler ağının açığa çıkması, iddia edilen uyuşturucu ticareti, cinayet, tecavüz, yağma ve diğer benzeri suçların ivedilikle soruşturulması için söz konusu başvuruyu yapmış bulunmaktadır.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus