UEFA Şampiyonlar Ligi finaline doğru – “Karanlıktan doğar aydınlıklar”: Manchester City’nin hikâyesi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Birleşik Arap Emirlikleri’nin en zengin isimlerinden Şeyh Mansour’un (Mansur bin Zaid el-Nehyan) 2008 yılında kulübü satın almasının ardından geçmiş yıllarındaki başarısızlıklarının acısını çıkarmaya başlayan mavi-beyazlı kulüp, Pep Guardiola önderliğinde Avrupa’nın en büyüğü olmanın hayallerini kuruyor. 29 Mayıs Cumartesi günü UEFA Şampiyonlar Ligi finalinde Chelsea ile kozlarını paylaşacak Manchester City’nin 2008 yılından sonra yaşadığı devrimi, Medyascope‘tan Kubilayhan Kavrazlı derledi.

Mansur bin Zaid el-Nehyan

Manchester City’nin yükselişi, 2008 yılında başladı

1880 yılında West Gorton olarak kurulan 1894 yılında ise ismini Manchester City olarak güncelleyen kulüp, son 12 yıllık döneme kadar İngiliz futbolunun arka plana atılan değerlerinden bir tanesiydi. Tarihinin altın dönemlerini 1960’lı yılların sonu ve 1970’li yılların başında yaşayan Manchester City, uzun yıllar boyunca şehrinin diğer temsilcisi Manchester United‘ın gölgesinde kalmaktan asla kurtulamadı. Ancak mavi-beyazlı renklere gönül vermiş taraftarlar, ezeli rakiplerinin şampiyonluk kutlamalarını uzaktan izlemenin burukluğunu 2008 yılı itibarıyla unutmaya başladı. Abu Dhabi United Group’un sahibi Şeyh Mansour‘un (Mansur bin Zaid el-Nehyan) bu yıl içerisinde Manchester City’yi 210 milyon sterlin (243,6 milyon euro) karşılığında satın alması, hem kulübün büyümesine hem de futbol dünyasının kabuk değiştirmesine değişmesine neden oldu. 

Robinho

Robinho transferi, futbol dünyasını etkiledi

23 Eylül 2008 tarihinde Manchester City’yi satın alan Şeyh Mansour, kulübün Abu Dhabi United Group‘a devredilmesinden önce de taraftarların gönlünü kazanmak için uğraştı. Manchester City’nin üç sezon içinde ilk dört sırada yer alacağının garantisini veren genç milyarder, ilk hamlesini ise 1 Eylül 2008 tarihinde sansasyonel bir transfer ile gerçekleştirdi. Dönemin en büyük yıldızlarından Robinho, 2008-2009 sezonu yaz transfer döneminin son gününde Manchester City’ye imza attı. Mavi-beyazlı kulüp, bu transfer için Real Madrid’e 40 milyon euro ödeyerek futbol tarihinin en pahalı yedinci bonservis bedelini kasasından çıkardı. Öte yandan sezon öncesinde kadrosuna kattığı Shaun Wright-Phillips, Jo, Pablo Zabaleta ve Vincent Kompany gibi isimlere toplamda 101 milyon euro harcayan Manchester City’de Şeyh Mansour, başkanlık görevine ise Khaldoon Al Mubarak‘i getirdi. Öte yandan Şeyh Mansour ve Al Mubarak ikilisi, yıldız transferlerin yanı sıra Manchester City’nin tesisleşme konusunda da öncü kulüplerden olması için büyük yatırımlar yapmaya başlayacaklarını açıkladı. ‘‘Yıldızlar takımı için değil, gelecek bir yapının temellerini inşa ediyoruz” diyen Şeyh Mansour, bu sözlerini ise 2014 yılında gerçeğe dönüştürecek ve Avrupa futbolunun en görkemli yapılarından olan Manchester City Futbol Akademisi’ni açacaktı.

Manchester City’nin 2014 yılında açılışını yaptığı futbol tesislerine bu bağlantıyı kullanarak ulaşabilirsiniz:

Roberto Mancini

Roberto Mancini, Manchester City’de

Manchester City yönetimi, 2008-2009 sezonu öncesinde yapılan yıldız transferlere rağmen teknik direktör Mark Hughes ile yola devam etme kararı aldı fakat bu karar, mavi-beyazlı ekibin bir sezonunu daha kaybetmesine neden oldu. Ancak sezonu 10. sırada tamamlayan Manchester City’de Khaldoon Al Mubarak, Mark Hughes’a bir şans daha vermeyi tercih etti. Yaz transfer döneminde kadroya katılan Emmanuel Adebayor, Carlos Tevez, Joleon Lescott, Roque Santa Cruz ve Gareth Barry gibi yıldız isimler ile yeni sezona merhaba diyen Manchester City, ligin ilk 16 haftasında aldığı sekiz beraberlik ile zirve yarışından oldukça uzak kaldı. Tottenham deplasmanında alınan 3-0’lık mağlubiyet ise Mark Hughes’un sonunu hazırladı. Mavi-beyazlı yönetimin, kadrodaki yıldız isimlerin saygı duyacağı bir isme ihtiyacı vardı ve bu isim, Inter ile İtalya Serie-A’da üst üste üç sezon şampiyonluğa ulaşan Roberto Mancini‘den başkası değildi. 19 Aralık 2009 tarihinde mavi-beyazlı renklere imza atan Mancini, Sunderland karşısında ilk maçına çıktı. Manchester City’de Roberto Mancini döneminde yaşanacak heyecanların ilk sinyali de bu karşılaşmada verildi. İtalyan teknik direktörün öğrencileri, Sunderland karşısında 2-0 öne geçmesine rağmen mücadeleyi 4-3’lük skor ile kazanabilmişti. Mancini’nin yolun ortasında devraldığı Manchester City ise sezonu beşinci sırada tamamlayarak gelecek sezonlar için umut vermeyi başarmıştı.

Roberto Mancini ve Carlos Tevez

Seneler sonra gelen ilk kupa

Şeyh Mansour’un 1996 ile 2008 yılları arasında Nike’ta çalışan Garry Cook‘u yönetime dahil etmesi, Manchester City’nin transfer pazarında elini daha da güçlendirdi. Roberto Mancini’nin istekleri doğrultusunda kadrosunu Jerome Boateng, Yaya Toure, David Silva, Aleksandar Kolarov, Mario Balotelli ve James Milner gibi yıldız futbolcular ile güçlendiren mavi-beyazlı ekip, bu transferlere 146 milyon euroluk bir kaynak ayırdı. Sezonu “en az bir kupa” kazanma hedefiyle açan Manchester City, ligin ilk altı haftasında “Big Six” takımlarından Liverpool ve Chelsea’yi mağlup ederken Tottenham deplasmanından da bir puan almayı başardı. Ancak bu harika başlangıç, ligin ilerleyen dönemlerinde istikrarlı hale gelemedi. Devre arası transfer döneminde de Edin Dzeko‘yu 37 milyon euroya Wolfsburg’dan transfer eden mavi-beyazlı ekip, üçüncü sırada yer alarak şampiyonluğu dokuz puan farkla şehrin diğer temsilcisi Manchester United’a kaptırdı. Ancak uzun yıllar sonra ilk üç sırada kendine yer bulan Manchester City, sezon başındaki hedefini FA Cup‘ı kazanarak gerçekleştirdi. Finalde Stoke City ile karşılaşan Mancini’nin ekibi, mücadeleyi Yaya Toure’nin attığı gol ile kazanarak taraftarlarına kupa sevinci yaşattı.

Roberto Mancini, 44 yıllık şampiyonluk hasretini sona erdirdi

FA Cup’ı kazanmasının ardından 44 yıllık İngiltere Premier Ligi şampiyonluğu hasretine de son vermek isteyen Manchester City, yaz transfer döneminde Sergio Agüero’yu 40 milyon euro karşılığında Atletico Madrid’den transfer etti. Arjantinli yıldız, bu transfer bedelinin altında ezilmeyeceğini sezona fırtına gibi bir başlangıç yaparak herkese gösterdi. Henüz ilk maçında Swansea City’ye iki gol atan Agüero, takımının maçı 4-0 kazanmasını sağladı. Sezonun tamamı ise Manchester şehrinin uzun süre hafızalardan silinmeyecek rekabetine sahne oldu. Sezonun son maçı öncesinde her iki ekip, 86 puan toplamıştı. Aynı saatte başlayan iki karşılaşmada Manchester United, Sunderland deplasmanındayken Manchester City ise Queens Park Rangers’ı konuk etti.. İlk haber Sunderland’den geldi. Alex Ferguson’un öğrencileri, Sunderland’i Wayne Rooney’nin golü ile 1-0 mağlup etmişti. Manchester City, bu maçın tamamlandığını öğrendiğinde dakika 90’dı ve Queens Park Rangers önünde 2-1’lik skor ile mağluptu. Şampiyon olabilmek için mutlak galibiyet ile sahadan ayrılmak zorunda olan Manchester City’de önce 90+2’nci dakikada sahneye Edin Dzeko çıktı. Manchester City’nin makûs tarihini değiştirecek ve 44 yıldır hasretini çektiği İngiltere Premier Lig’i şampiyonluğunu kazandıracak golü ise Sergio Kun Agüero atacaktı. 90+4’üncü dakikada Mario Balotelli’nin pasında top ile buluşan Agüero, futbol tarihinin en ikonik gollerinden birini kaydederek taraftarlarını sevinç gözyaşlarına boğdu.

Kun Agüero’nun Queens Park Rangers’a attığı unutulmaz gole bu bağlantıyı kullanarak ulaşabilirsiniz:

Khaldoon Al Mubarak ve Roberto Mancini 

Avrupa’daki başarısızlıklar, Roberto Mancini’nin başını yaktı

2011-2012 sezonunda 44 senelik şampiyonluk hasretine son veren Manchester City, sezonu Chelsea karşısında alınan FA Community Shield kupası ile açtı. Önceki yıllara göre transfer harcamalarını kısan yönetim ise kadroya yalnızca Maicon ve Javi García takviyeleri yapmakla yetindi. Öte yandan UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Real Madrid, Borussia Dortmund ve Ajax ile eşleşen Manchester City, grubuna galibiyet bile alamayarak veda etti ve Roberto Mancini’nin geleceği, böylece sorgulanmaya başlandı. İtalyan teknik direktör ile bir türlü Avrupa’da istediği başarılara ulaşamayan mavi-beyazlı ekip, İngiltere Premier Ligi’ni de ezeli rakibi Manchester United’ın 11 puan gerisinde tamamladı. Yaşanan başarısız süreci yakından takip eden Khaldoon Al Mubarak ise Roberto Mancini’nin sözleşmesini feshetme kararı aldı. Manchester City Başkanı Al Mubarak yedi milyon sterlinlik fesih bedeli ile yolların ayrıldığı Mancini’ye şu sözler ile veda etti: ”Roberto’nun yaptıkları ortada. Taraftarın sevgi ve saygısını kazandı. Söz verdiği şeyleri yerine getirdi. Kulübün 44 yıllık şampiyonluk hasretini giderdi. Şahsım ve kulübüm adına göstermiş olduğu emeklerden dolayı ona teşekkür ediyorum.” 

Manuel Pellegrini

Manuel Pellegrini, ilk senesinde şampiyonluk yaşadı

Roberto Mancini’den boşalan teknik direktörlük koltuğuna Manuel Pellegrini‘yi getiren Manchester City, 2013-2014 sezonu öncesi kadrosunu Fernandinho, Stevan Jovetic, Alvaro Negredo, Jesus Navas ve Martin Demichelis gibi isimler ile güçlendirdi. 40 milyon euroya mal olan Fernandinho ise ilerleyen dönemlerde kulübün efsane isimlerinden bir tanesi olacaktı. Sezona hem ligde hem de UEFA Şampiyonlar Ligi’nde başarı hedefi ile başlayan mavi-beyazlı ekip, İngiltere Premier Ligi’nde mükemmel bir performansın altına imza attı. Ligde 86 puan toplayan Manchester City, Liverpool’un yalnızca iki puan önünde şampiyonluğa uzanmayı başardı. Sezona ise Manchester temsilcisinin istatistikleri damga vurdu. Ligde oynanan 38 maçta 102 gol atarak kulüp tarihine geçen Manuel Pellegrini’nin öğrencileri, kalesinde ise sadece 37 gole izin verdi. Ancak Manchester City’nin ligdeki başarılı performansı, bir kez daha Avrupa’daki mücadelesine yansımadı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Bayern Münih, Viktoria Plzen ve CSKA Moskova’nın olduğu gruptan Almaya temsilcisinin arkasında çıkmayı başaran kulüp, son 16 turunda Barcelona’ya her iki maçta da yenilerek elenmekten kurtulamadı.

Barcelona, Manchester City’nin kâbusu oldu

Manchester City, son senelerde yaşadığı şampiyonlukların ardından gözünü UEFA Şampiyonlar Ligi’ne çevirdi. Manuel Pellegrini’nin savunma hattına ısrarla takviye istemesi sonucu yönetim, Porto’nun Fransız stoperi Eliaquim Mangala‘yı 45 milyon euroluk bonservis bedeli ile transfer etti. Öte yandan mavi-beyazlı ekibin Avrupa macerası, geçen sezonun adeta bir yansıması gibiydi. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde bir kez daha Bayern Münih ve CSKA Moskova ile aynı grupta yer alan Manchester City, geçen sezon olduğu gibi grubunu Bayern Münih’in arkasında bitirerek son 16 turuna kaldı. Geçen sezon yaşananlar İngiltere temsilcisinin son 16 turunda da peşini bırakmadı. Bu turda Barcelona ile kozlarını paylaşan Manchester City, aynı kaderin bir benzerini yaşayarak rakibini her iki maçta da mağlup oldu ve turnuvaya veda etti. Premier Lig’deki şampiyonluk ise Chelsea’ye kaptırılmıştı.

Kevin De Bruyne

Kevin De Bruyne, Manchester City’de

Sergio Agüero, David Silva, Edin Dzeko, Fernandinho ve Yaya Toure’li yıldızlar topluluğunun bir kez daha Avrupa’da başarısız olması, Manchester City yönetiminin transferde kesenin ağzını iyice açmasına neden oldu. Mavi-beyazlı ekip, 2015-2016 yaz transfer döneminde Kevin De Bruyne, Raheem Sterling ve Nicolas Otamendi gibi isimlere toplamda 207 milyon euro ödeyerek kadrosunu çok daha güçlendirdi. Manuel Pellegrini, bu takviyeler ile hem İngiltere Premier Ligi’ne hem de UEFA Şampiyonlar Ligi’ne hazırlandı. Şilili teknik direktörün önünde fazla seçeneği yoktu. Taraftarların Avrupa’daki başarı beklentisine artık karşılık verilmek zorundaydı. Manchester City, bu amaç doğrultusunda odağını UEFA Şampiyonlar Ligi’ne çevirdi ve İngiltere Premier Lig’de son yılların en kötü performansına imza atarak sezonu Leicester City’nin 15 puan gerisinde dördüncü sırada noktaladı. Ancak Pellegrini, 2015-2016 sezonunda takımı ile birlikte Avrupa’da tarih yazmayı başardı. Juventus, Sevilla ve Borussia Mönchengladbach’ın olduğu gruptan lider çıkan Manchester City, sırası ile Dinamo Kiev ve Paris Saint-Germain’i eleyerek adını yarı finale yazdırdı. İngiltere temsilcisinin yarı finaldeki rakibi ise organizasyonun açık ara en başarılı kulübü Real Madrid’ti. İspanyol devine karşı sahasında oynadığı ilk maçtan 0-0 beraberlik ile ayrılan Manchester City, Santiago Bernabeu Stadyumu’ndaki mücadelede ise Fernando’nun kendi kalesine atığı gol ile 1-0 mağlup oldu ve böylece finale yükselmeyi başaramadı. Öte yandan Manchester City, 1 Şubat 2016 tarihinde dünyanın en iyi teknik direktörü olarak gösterilen Pep Guardiola’yı üç yıllığına renklerine bağlayarak gelecek yılların temellerini atmaya başlamıştı.

Manchester City’nin Real Madrid’e 1-0 mağlup olarak elendiği UEFA Şampiyonlar Ligi yarı final ikinci maçının özet görüntülerine bu bağlantıyı kullanarak ulaşabilirsiniz:

Pep Guardiola

Pep Guardiola, İngiltere kariyerine kötü başladı

Barcelona ve Bayern Münih’te başarıdan başarıya koşan Pep Guardiola, sezonun sona ermesi ile birlikte Manchester City’nin teknik direktörlük koltuğuna oturdu. Guardiola’nın oyun felsefesine göre takımdaki her futbolcunun ayakları iyi olmalı ve kadro bu sisteme göre şekillendirilmeliydi. İspanyol teknik direktör, bu amaç doğrultusunda kadrosunun güçlendirilmesini yönetimden talep etti. Manchester City yönetimi ise Guardiola’nın isteklerini asla geri çevirmeyerek John Stones, Leroy Sane ve İlkay Gündoğan gibi isimleri toplamda 183 milyon euroluk bonservis bedelleri ile kadrosuna katarak transfer sezonunu kapattı. Özellikle savunma oyuncusu John Stones’a ödenen 55,6 milyon euroluk bonservis bedeli, o dönem için bir savunma oyuncusuna ödenen en yüksek bonservis bedeli olarak kayıtlara geçti. Ancak lige fırtına gibi bir giriş yapan Manchester City için sezon felakete dönüştü. Antonio Conte’nin Chelsea’sinin 93 puan ile şampiyon olarak noktaladığı ligde mavi-beyazlı ekip, 78 puan ile üçüncü olabilmişti. Öte yandan Guardiola, taraftarlarına Avrupa’da da büyük bir hüsran yaşattı. Barcelona, Borussia Mönchengladbach ve Celtic’in bulunduğu grubu ikinci sırada noktalayan Manchester City, son 16 turunda Monaco gibi kendisinden görece zayıf bir ekip ile eşleşti. Sahasında oynadığı maçı 3-2 geriye düşmesine rağmen 5-3’lük skor ile kazanan İngiltere temsilcisi, Fransa’da oynanan maçta büyük bir sürprize imza atarak rakibine 3-1 yenildi ve turnuvaya son 16 turunda veda etti.

Ligde şampiyonluk, Avrupa’da hüsran

İlk sezonunda beklenmedik bir şekilde başarısız olan Pep Guardiola, kulübü ile geçireceği ikinci sezon öncesi takımın özellikle savunma hattını komple değiştirdi. Şeyh Mansour önderliğinde yaz transfer dönemini gözü dönmüş şekilde geçiren Manchester City, Monaco’dan Benjamin Mendy‘yi 57,50 milyon, Kyle Walker‘ı Tottenham’dan 52,70 milyon, Bernardo Silva‘yı yine Monaco’dan 50 milyon, Ederson‘u Benfica’dan 40 milyon ve Danilo‘yu Real Madrid’ten 30 milyon euroya kadrosuna kattı. Devre arasında ise kadroya 65 milyon euro ödenerek Athletic Bilbao’nun stoperi Aymeric Laporte takviyesi yapıldı. Yapılan akılalmaz transferlerden inanılmaz bir verim alan Pep Guardiola, 2017-2018 sezonunu 100 puan toplayarak zirvede tamamladı. İngiltere kariyerinin ilk şampiyonluğuna uzanan İspanyol teknik direktör, sezon boyunca hem 106 gol atan hem de yalnızca 27 gol yiyen bir takım yarattı. Ancak Premier Lig’deki bu harika performans, bir kez daha Avrupa’ya yansımadı. Shakhtar Donetsk, Napoli ve Feyenoord ile mücadele ettiği grup aşamalarını zirvede noktalayan Manchester City, son 16 turunda ise Basel’i eleyerek çeyrek finalde Liverpool’un rakibi oldu. Ancak herkesin mutlak favori gösterdiği Guardiola’nın ekibi, Jürgen Klopp‘un öğrencilerine karşı her iki maçta da sahadan yenilgi ile ayrılarak Avrupa’ya veda etti.

Liverpool’un deplasmanda Manchester City’yi 2-1 yenerek elediği UEFA Şampiyonlar Ligi çeyrek final ikinci mücadelesinin özet görüntülerine bu bağlantıyı kullanarak ulaşabilirsiniz:

Manchester City’de Tottenham’a elenmek travma yarattı

Kulübe imza atmasının ardından iki sene boyunca takımın iskeletini oluşturan Pep Guardiola, İngiltere Premier Lig’deki başarısını henüz Avrupa’ya taşıyamamanın sıkıntısını yaşıyordu. 2018-2019 yaz transfer döneminde Riyad Mahrez‘i Leicester City’den 67,80 milyon euroya transfer eden Manchester City’de Guardiola, ligini domine etmeye devam etti. Sezon boyunca Liverpool ile başa baş bir rekabetin içerisine giren mavi-beyazlı ekip, son düzlükte aldığı galibiyetlerin neticesinde Liverpool’un yalnızca bir puan önünde şampiyon oldu. 97 puan toplamasına rağmen şampiyon olamayan Jürgen Klopp’un öğrencileri, 2018-2019 sezonunda ise özlemini kurdukları şampiyonluğa çok rahat ulaşacaktı. Ancak Manchester City’nin UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki çeyrek final kâbusu, 2018-2019 sezonunda da devam etti. Rahat bir şekilde çeyrek finale kadar yükselen mavi-beyazlı ekip, bu turda bir diğer İngiltere temsilcisi Tottenham ile eşleşti. Tottenham karşısına mutlak favori şekilde çıkan Manchester City, deplasmanda oynadığı ilk maçı 1-0 kaybetti. Etihad Stadyumu’nda oynanan mücadele ise uzun yıllar unutulmayacaktı. Mücadelenin henüz 10. dakikasında rakibi önünde 2-1 geriye düşen Manchester City, önemli bir geri dönüşe imza atarak skoru 4-2’ye getirdi. Karşılaşmanın bu skor ile tamamlanması durumunda yarı finale yükselecek ev sahibi, dakikalar 73’ü gösterdiğinde Fernando Llorente’nin golüne engel olamadı. 90+5. dakika ise futbol literatüründe eşi benzeri olmayan anlara sahne oldu. Raheem Sterling ile 90+5. dakikada golü bularak sevinçten çılgına dönen Manchester City taraftarları, atılan golün VAR tarafından ofsayt gerekçesi ile geçersiz sayılmasının ardından adeta yıkıldı. Pep Guardiola’nın ekibi, maçı 4-3 kazanmasına rağmen bir kez daha UEFA Şampiyonlar Ligi’ne çeyrek finalde veda etti.

2019-2020 sezonunda üst üste başarısızlıklar yaşandı

Tottenham’a elenmenin şokunu üzerinden atmaya çalışan Manchester City, 2019-2020 sezonu öncesi Juventus’tan Joao Cancelo‘yu 65 milyon, Rodri‘yi ise Atletico Madrid’den 62,70 milyon euro ödeyerek kadrosuna kattı. İngiltere Premier Lig’de sezon boyunca Liverpool’un oldukça gerisinde kalan ve şampiyonluğu Kırmızı Anka Kuşları’na kaptıran mavi-beyazlı ekip, koronavirüs salgının gölgesi altında oynanan sezonun ikinci yarısında sadece UEFA Şampiyonlar Ligi’ne odaklandı. Kadro kalitesi olarak kendisinden zayıf takımların olduğu grubu yenilgi almadan tamamlayan Manchester City, son 16 turunda da Real Madrid’i her iki maçta da 2-1’lik skor ile mağlup ederek çeyrek finale yükseldi. Koronavirüs salgını nedeniyle Portekiz’in Lizbon kentinde tek maç üzerinden oynanacak çeyrek finalde Olimpik Lyon ile eşleşen Guardiola’nın takımı, sahada neredeyse varlık gösteremeyerek rakibine 3-1 mağlup oldu ve turnuvaya son iki sezonda olduğu gibi çeyrek finalde veda etti. Manchester City’de Pep Guardiola’nın geleceği de Avrupa’daki başarısızlıkların ardından tartışma konusu olmaya başlamıştı.

Manchester City, tarihinde ilk kez UEFA Şampiyonlar Ligi’nde finalist

Manchester City, UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki başarısızlığın sebebi olarak görülen savunma hattına takviyeler yaparak 2020-2021 sezonuna girdi. Benfica’dan Ruben Dias‘ı 68 milyon, Nathan Ake‘i ise Bournemouth’tan 45,30 milyon euroya kadrosuna katan mavi-beyazlı ekip, kulüp tarihin en başarılı sezonunu yaşamayı başardı. Özellikle Ruben Dias’ın savunmayı toparlaması ile İngiltere Premier Ligi’nde yalnızca 32 gol yiyen Manchester City, ligin bitimine üç hafta kala şampiyonluğunu ilan etti. Ancak taraftarların gözü, UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki başarılardaydı. Bu durumun bilincinde olan Pep Guardiola ve öğrencileri, Porto, Olympiakos ve Marsilya ile mücadele ettikleri grubu yenilgi almayarak lider noktaladı. Borussia Mönchengladbach engelini de rahat geçen mavi-beyazlı ekip, kâbusu olarak gördüğü çeyrek final ayağında Borussia Dortmund ile eşleşti. Bu sefer Manchester City’nin durmaya hiç niyeti yoktu. İngiltere temsilcisi, Borussia Dortmund’u her iki maçta da mağlup etmeyi başararak 2015-2016 sezonundan sonra ilk kez yarı finale yükseldi. Yarı finalde geçen sezonun finalisti Paris Saint-Germain (PSG) karşı mücadele veren Manchester City, bu engeli de geçmeyi başardı ve tarihinde ilk kez UEFA Şampiyonlar Ligi’nde finale yükseldi. Guardiola ve ekibinin finaldeki rakibi ise yarı finalde Real Madrid’i eleyen Chelsea oldu. İki İngiliz kulübünün karşılaşacağı UEFA Şampiyonlar Ligi finali, 29 Mayıs Cumartesi günü Portekiz’in Porto şehrinde oynanacak.

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde bu sezon oynadığı 12 maçta 11 galibiyet ve bir beraberlik alan Pep Guardiola’nın Manchester City’si, Chelsea karşısında namağlup şekilde şampiyon olmanın yollarını arayacak.

https://twitter.com/trtspor/status/1389690345672384514?s=20

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus