Medya ombudsmanı Faruk Bildirici yazdı: Kanada’daki İslamafobik cinayet ve medyamızdaki düşmanlaştırma

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medya ombudsmanı Faruk Bildirici, kişisel blogunda yayımladığı yazısında, Kanada’daki Müslüman bir aileden dört kişinin öldürülmesinin Türkiye medyasına yansımasını ele aldı. Medyada olaya ilişin düşmanlaştırıcı dil kullanıldığını belirten Bildirici, aynı medyanın, binlerce insanın protestosunu görmediğini yazdı.

Kanada’nın Ontario eyaletinde 6 Haziran’da bir minibüs şoförü, aracını kaldırımda yürüyen Pakistanlı ailenin üzerine sürmüş ve dört kişiyi öldürmüştü.

Batı ülkelerinde meydana gelen saldırı haberlerinin, Türkiye medyasına yansıma biçiminin hep aynı olduğunu belirten Bildirici, “Medyanın büyük bölümünde saldırı haberi geniş verilirken, o ülkedeki insanların ve yöneticilerin saldırıya verdiği barışçı tepkilerle ilgili gelişmeler ya küçük haber olabiliyor ya da tamamen görmezden geliniyor” dedi. Bildirici, şöyle devam etti:

“Kanada’daki katliam sonrası oradaki tepkileri ve Müslümanlar’ın sahiplenilmesini, barışçı dalgayı Türkiye’ye yansıtmak bu bakımdan önemliydi. Her ne kadar Batı ülkelerinde Müslümanlar’a karşı saldırılar olsa ve hatta bu saldırılarda son yıllarda belirgin bir artış yaşansa bile toplumun büyük bölümünün bu saldırıları sahiplenmediği gösterilebilirdi. Böylece Batı’ya karşı dostluk duygularının gelişmesine katkıda bulunulabilirdi.

Hele ki İslam adına hareket ettiğini savunan teröristlerin o ülkelerdeki saldırılarının arttığına da tanık oluyoruz. Kabul etmek gerekir ki Hıristiyan dünyasında yükselen İslamofobinin karşısında İslam dünyasında da yükselen bir Batı karşıtlığı var. İki taraftaki düşmanlık birbirini besliyor, güçlendiriyor; saldırganlıklara zemin hazırlıyor.

Batı ülkelerinde Müslümanlar’a yönelik saldırıları bütün toplumun sahiplenmediğini, hatta çoğunluğun karşı çıktığını haberlere yansıtmak bu bakımdan çok önemli. Kanada’da binlerce insanın, öldürülen Müslüman ailenin ardından gözyaşı dökmesi, protesto yürüyüşü düzenlemesi tam da Batı’nın dost yüzünün gösterilmesine vesile olabilirdi.

Biz gazetecilerin hedefi, düşmanlıkların ve çatışmaların ortadan kaldırılmasını sağlamak olmalı.  Bu da ancak ‘barış gazeteciliği’ ile mümkün.”

Faruk Bildirici’nin yazısının tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus